HÜCRE (TDK)


1 . İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
2 . Küçük oda.
3 . Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda: "Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi."- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Hücre kelimesi baş harfi H son harfi E olan bir kelime. Başında H sonunda E olan kelimenin birinci harfi H , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi C , dördüncü harfi R , beşinci harfi E . Başı H sonu E olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYNI Nedir?


1 - Başkası değil, yine o....
2 - Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
3 - Bir değerde, eşit, özdeş, tıpkı, °müsavi.
4 - Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan, eşit.

BAKIM Nedir?


1 . Bakma işi.
2 . Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek: "Bahçe bakım ister."- .
3 . Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

BİRLİ Nedir?


1 . Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.
2 . isim İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya pul, as.

BOYLU Nedir?


1 . Boyu olan.
2 . Boyu benzerlerinden uzun olan: "Sahneye birbirinden enli ve boylu dört taze birbiri ardınca girdi."- H. E. Adıvar.

BOYUNCA Nedir?


1 . Boyu veya uzunluğu kadar: "Plaj boyunca hem yürüyor hem konuşuyorduk."- S. F. Abasıyanık.
2 . Süresince: "Ömrüm boyunca şiirle, edebiyatla, felsefe ile hiç alışverişim olmadı."- H. Taner.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

ÇALIŞAN Nedir?

Bir iş kolunda, bir kurumda görevli olan kimse.

ÇEKİ Nedir?


1 . Tartı.
2 . 225,97
8 kg olan, odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan ağırlık ölçü birimi.
3 . mecaz Üzüntü, sıkıntı.
4 . halk ağzında Kadınların başlarına bağladıkları örtü.

ÇEKİRDEK Nedir?


1 . Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum: "Kayısı çekirdeği. Zeytin çekirdeği. Karpuz çekirdeği."- .
2 . Yenmek için satılan kabak veya ayçiçeği tohumu: "Şimdi bir sinemada kabak çekirdeği yiyorlar."- S. F. Abasıyanık.
3 . Ağaçlarda soyulmayan bölüm.
4 . biyoloji Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik: "İnsan kanındaki alyuvarlar, çekirdeği olmayan hücrelerdir."- .
5 . fizik Atom çekirdeği.
6 . eskimiş Kuyumculukta kullanılan ve
5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü.
7 . sıfat, mecaz Bir şeyin temelini oluşturan: "Çekirdek kadro."- .

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

GİZLİ Nedir?


1 . Görünmez, belli olmaz bir durumda olan, edimsel karşıtı: "Gizli kapı. Gizli çekmece."- .
2 . Başkalarından saklanan, duyurulmayan, saklı kalan, mahrem, mestur, nihan: "İki komutan arasında o gün gizli bir anlaşma yapıldığı söylentisi çıkmıştı."- H. Taner.
3 . Niteliği anlaşılmayan, bilinmeyen: "Gizli kuvvetler."- .
4 . zarf Saklı olarak, saklayarak: "Mektubu senden gizli posta kutusuna attım."- M. Yesari.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

GÖZE Nedir?


1 . Hücre.
2 . halk ağzında Su kaynağı.

HÜCRE Nedir?


1 . İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birliği, göze.
2 . Küçük oda.
3 . Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda: "Sonunda hücresine götürdüler de boylu boyunca uzanabildi."- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

HÜKÜMLÜ Nedir?

Ceza hükmü verilmiş, hüküm giymiş, mahkûm.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İNAN Nedir?


1 . İnanmak işi.
2 . Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme: "... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı."- R. E. Ünaydın.
3 . Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

İNANÇ Nedir?


1 . Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma: "Otuz yıl boyu, Türk tiyatrosunun, Türk oyunları ile kalkınacağına inancını bir gün yitirmedi."- H. Taner.
2 . Birine duyulan güven, inanma duygusu.
3 . İnanılan şey, görüş, öğreti: "Kendi getirdikleri inançtan başka her şeye kapalıdır zevkleri."- N. Ataç.
4 . din b. (***) Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat: "Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir."- Anayasa.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

ORGAN Nedir?


1 . Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv: "Bütün iç organlarım burkulur gibi oldu."- N. Cumalı.
2 . mecaz Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş: "Devlet organları."- .

ORGANİZMA Nedir?


1 . Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet.
2 . Herhangi bir canlı varlık.

ÖRGÜ Nedir?


1 . Örme işi veya biçimi.
2 . Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey: "İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz."- F. R. Atay.
3 . Örülmüş saç bölüğü, belik: "Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarışın bir köylü kızı bana sordu."- R. H. Karay.
4 . Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi.
5 . İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ.
6 . Yapı: "Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
7 . Her türlü eylem ve olaydan oluşan akış: "Yaşamın örgüsü içinde gereğinden bile çok çalışkanım."- N. Meriç.
8 . sıfat Örülerek yapılan, örme: "Örgü bir giysi."- .
9 . anatomi Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.
10 . tiyatro Konunun ana çizgisi, oyunun işlenişi veya çatısı.

PROTOPLAZMA Nedir?

Yapı bakımından çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yan sıvı, saydam ve canlı hücrenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer.

SİYASİ Nedir?


1 . Siyasetle ilgili, siyasal, politik: "Siyasi işlere karışmamanı tavsiye ederim."- P. Safa.
2 . isim Siyasetçi, politikacı.

TOPLU Nedir?


1 . Topu olan: "Toplu tabanca."- .
2 . Hepsi bir arada bulunan, toplanmış: "Yol, toplu yaşamanın doğurduğu bir gereksinmeyi karşılamak için yapılır."- N. Cumalı.
3 . Birlikte yapılan, kombine.
4 . Düzenlenmiş, dağınık olmayan: "Toplu bir oda."- .
5 . Topunu, tamamını, bütününü içine alan: "Toplu bir bakış."- .
6 . Vücutça dolgun.

TOPLULUK Nedir?


1 . Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet: "Bu müşterek duygu ve anlayış birçok zevkleri birleştirir ve bir topluluk meydana getirirdi."- A. Ş. Hisar.
2 . Aynı yerde bulunan insan kalabalığı.
3 . Vücudun dolgun olma durumu.
4 . Sanatçı grubu.
5 . müzik Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl: "Çok sayıda amatör topluluk sahneledi Nalınlar'ı."- N. Cumalı.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

TUTUK Nedir?


1 . Akıcı, rahat konuşamayan.
2 . Eski işlevini göremez duruma gelmiş: "Geçen gün beni dövdüler. Boynum, omuzlarım hâlâ tutuk."- A. İlhan.
3 . Kısılmış, tutulmuş, kesik: "Ağır ağır ve tahtalar arasında boğulan tutuk akislerle yükseliyordu."- P. Safa.
4 . hukuk Tutuklu.
5 . Kapalı, tıkalı.
6 . Sıkıntılı: "Bu tutuk hava içinde saat ona doğru Meclisin zili uzun uzun çaldı."- R. E. Ünaydın.
7 . mecaz Durgun, çekingen, sıkılgan: "Bu babadan geçme derviş huyum, hoşgörüm yüzünden tutuk oluşumu anlamıyorlar."- N. Meriç.

TUTUKLU Nedir?

Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf: "Girip çıkan resmîler, siviller, elleri bağlı ya da çözük tutuklular..."- Ç. Altan.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YALNIZ Nedir?


1 . Yanında başkaları bulunmayan: "Sokaktaki yalnız çocuk."- .
2 . zarf (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak: "Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . zarf (ya'lnız) Yalnızca: "Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı."- F. R. Atay.
4 . bağlaç Ama: "Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."- .
5 . isim, ruh bilimi Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

C E H R Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Hücre,

4 Harfli Kelimeler

Cerh,

3 Harfli Kelimeler

Cer, Her, Hür, Üre,

2 Harfli Kelimeler

Ce, Eh, Er, He, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.