Sonunda gu olan 18 kelime var. GU ile biten kelimeler listesini inceleyerek aradığınız kelimeleri bulabilirsiniz. Türkçe araştırmalarınızda, scrabble oyununda bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Ayrıca İçinde gu olan kelimeler listesine ya da başında gu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

DOĞURGU, SONURGU

5 Harfli Kelimeler

BULGU, BURGU, DOLGU, DOYGU, DURGU, DUYGU, KURGU, SORGU, SUNGU, VURGU, YABGU, YUVGU, ZORGU

4 Harfli Kelimeler

OLGU, SAGU

3 Harfli Kelimeler

AGU


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DOĞURGU

  1. [isim] Ortaya çıkan sonuç
    • "Doğudaki göç ve bunun doğurguları toplantıda tartışıldı."

SONURGU

  1. [isim] Bir başlangıcın, bir olgunun, bir ilginin renkli ve zorunlu görülen sonucu, vargısı

DUYGU

  1. [isim] Duyularla algılama, his
    • "Bitkilerde duygu var mı?"
    • "Bu çeşit mülahazalar bizde ancak bir isyan duygusu uyandırabilirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim
    • "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir." (Burhan Felek)
  3. Önsezi
    • "Yolunuzu değiştirmeniz lazım geldiğini de sezecek kadar bir duygum vardır." (Aka Gündüz)
  4. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği
  5. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik
    • "Bütün bu hatıraların yerini bir tek duygu, fena bir duygu, fenayım, fena oluyorum, çok fenayım duygusu kapladı." (Peyami Safa)

DURGU

  1. [isim] Olmakta olan bir şeyin birdenbire durarak kesilmesi, sekte
  2. Bir müzik eserinde, bitiş etkisi yapan armonik zincirlemeler bütünü

ZORGU

  1. [isim] Kişinin eğilimi ve isteğine uymayan iş ve davranışlara zorlanması veya bu özellikteki davranışları göstermesi

KURGU

  1. [isim] Bir şeyin zembereğini kurmak için kullanılan araç, anahtar
  2. Zembereğin kurulmuş olma durumu
    • "Saatin kurgusu bitmiş."
  3. Bir bütün oluşturmak için parçaları takıp birleştirme işi, montaj
    • "Demir fabrikasının kurgusu bitti, işletmeye açıldı."
  4. Bir işe hazırlamak için yapılan telkin
    • "Bankacılardan birkaçının kurgularıyla Belediye başkanlığına adaylığını koymuştu." (Memduh Şevket Esendal)
  5. Çatı
  6. Uygulamaya geçmeyen yalnız bilmek ve açıklamak amacını güden düşünce, kuramsal araştırma, spekülasyon
  7. Bir filmin değişik süre ve yerlerde çekilen bölümlerini, bir anlam ve uyum bütünlüğü sağlayarak birleştirme, montaj

DOYGU

  1. [isim] Yaşamayı sağlayacak besin, rızık

SUNGU

  1. [isim] Bir büyüğe sunulan armağan
  2. Bir tanrıya veya tapınağa yapılan bağış

SORGU

  1. [isim] Sorma işi
    • "Soracakları varmış yıllardır sorarlar / Anlaşılan bu sorgu daha yıllarca sürecek." (Atilla İlhan)
    • "Hayalimde polislerin beni karakola sürüklediklerini ve sıkı bir sorguya çektiklerini görüyordum." (Halide Edip Adıvar)
  2. Ceza muhakemeleri usul kanununa göre, sanığın araştırma konusu olayla ilgili olarak yargıç karşısındaki beyanı, istintak

DOLGU

  1. [isim] Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde
    • "Diş dolgusu."
  2. Toprak doldurma işlemi
  3. Bu işlemin sonucu
  4. Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme

BURGU

  1. [isim] Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet
    • "Yeşil gözlerini iki burgu gibi gözlerime batırdı." (Halide Edip Adıvar)
  2. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon
  3. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet
  4. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal

YUVGU

  1. [isim] Toprak damlı evlerin üstündeki killi toprağı sert bir katman durumuna getirmek için dam üzerinde yuvarlanan, silindir biçimindeki ağır taş, yuvak

VURGU

  1. [isim] Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan

BULGU

  1. [isim] Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey
  2. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice
    • "Banka bu gibi bulguları işletmek için para veren bir kurumdur."
  3. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın belirlenmesine yarayan olgu veya olay, belirgi, araz, semptom

YABGU

  1. [isim] Orta Asya'da kurulan ilk Türk devletlerinde kağandan sonra gelen en üst düzeydeki yöneticinin unvanı

OLGU

  1. [isim] Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa
    • "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz." (Orhan Hançerlioğlu)
  2. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey
  3. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş

SAGU

  1. [isim] Ağıt

AGU

  1. [ünlem] Süt çocuklarının neşelendikleri zaman çıkardıkları ses

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü