GİDİŞ (TDK)


1 . Gitme işi: "Böyle birdenbire gidişine şaştım."- .
2 . Gitme biçimi, tempo: "Bu gidişle ancak akşama varırız."- .
3 . mecaz Tutum, durum, davranış: "Âdettir, genç kızlar girdikleri ailenin terbiyesine, gidişine ayak uydururlar."- S. F. Abasıyanık.

Gidiş kelimesi baş harfi G son harfi Ş olan bir kelime. Başında G sonunda Ş olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi İ , üçüncü harfi D , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Ş . Başı G sonu Ş olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AİLE Nedir?


1 . Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
2 . toplum bilimi Karı, koca ve çocuklardan oluşan topluluk: "En büyük cevizin altını kalabalıkça bir aile kaplamıştı."- O. C. Kaygılı.
3 . Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü: "Bizim ailenin Mısır'la olan münasebetini bilirsiniz, belki..."- H. Taner.
4 . Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
5 . halk ağzında Eş, karı.
6 . Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
7 . Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu.

AKŞAM Nedir?


1 - Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri.
2 - Gece.
3 - Geceden önceki vakit, ikindi, gün sonu, tün, öğleden sonra.
4 - Havanın kararması, karanlık.

ANCAK Nedir?


1 . "Yalnızca" anlamında, sınırlama anlatan bir söz: "Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi."- O. C. Kaygılı.
2 . "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz.
3 . En erken: "Sinema ancak saat yarımda bitmişti."- P. Safa.
4 . bağlaç "Lakin, ama, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz: "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır."- N. Araz.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

BİÇİM Nedir?

Biçme işi: "Buğday biçim zamanı."- . biçim (II) isim
1 . Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkal: "İtalya elçiliği bugüne değin ilk biçimini korumuştur."- S. Birsel.
2 . Yakışık alan şekil, uygun şekil: "Söylediklerimden çok, söyleyiş biçimi etkili oluyor kalabalığın üstünde."- A. İlhan.
3 . Herhangi bir şeyin benzeri.
4 . Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.
5 . Tarz: "İngiliz biçimi ceketler, sıcak iklimler için yapılmış kısa pantolonlar."- F. R. Atay.
6 . bilişim Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.
7 . bilişim Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.
8 . edebiyat Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil: "Gazel, mesnevi, rubai, sone birer şiir biçimidir."- .

BİRDENBİRE Nedir?

Ansızın: "Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi."- S. F. Abasıyanık.

DAVRANIŞ Nedir?


1 . Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket: "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!"- N. Cumalı.
2 . felsefe Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
3 . ruh bilimi Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GENÇ Nedir?


1 . Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı: "Genç kızı bir gece pencerede görmüştü."- H. Taner.
2 . Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan): "Genç ağaç. Genç at."- .
3 . Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç.
4 . Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.
5 . mecaz Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan: "Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı, genç Türkiye mutluydu."- B. Felek.

GİDİ Nedir?


1 . Azarlama sözü: "Seni gidi seni!"- .
2 . Bir şeye duyulan özlem ve isteği belirtmek için kullanılan bir söz: "Hey gidi günler hey! Hey gidi gençlik hey!"- .
3 . sıfat, halk ağzında Ahlaksız, pezevenk.

GİDİŞ Nedir?


1 . Gitme işi: "Böyle birdenbire gidişine şaştım."- .
2 . Gitme biçimi, tempo: "Bu gidişle ancak akşama varırız."- .
3 . mecaz Tutum, durum, davranış: "Âdettir, genç kızlar girdikleri ailenin terbiyesine, gidişine ayak uydururlar."- S. F. Abasıyanık.

GİRDİ Nedir?

Bir üretimde yararlanılan para, gereç ve iş gücü, çıktı karşıtı: "Devlet işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır."- Anayasa.

GİTME Nedir?

Gitmek işi.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

TEMPO Nedir?


1 . Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızlarını belirtmek için kullanılan kelime, vuruş: "Bu melodinin temposu çok ağır, biraz daha hızlı çalınmalı."- .
2 . mecaz Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz: "Maiyetindekiler onun çalışma temposuna yetişemezlerdi."- H. Taner.
3 . spor Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.

TERBİ Nedir?


1 - Dördün.
2 - Dörtleme.

TERBİYE Nedir?


1 . Eğitim: "Hepsi de karşılıklı bir iyilik ve bir terbiyeden istifade etmekteydiler."- A. Ş. Hisar.
2 . Görgü.
3 . Bazı yemeklerin suyunu türlü yollarla koyulaştırma.
4 . Eti, pişirmeden önce çeşitli baharatlar, yağ, salça vb. şeyler içinde bir süre bekletme.
5 . Hayvanı alıştırma: "Sessiz sinema filminde bir yabani atın terbiye sahnesi gösteriliyordu."- F. R. Atay.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

TUTUM Nedir?


1 . Tutulan yol, davranış: "Anlayışsızlıklarınız ve yanlış tutumlarınız yüzünden beni inatçı sanıyorsunuz."- T. Buğra.
2 . Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

UYDU Nedir?


1 . Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk: "Ay, yerin uydusudur."- .
2 . Türlü amaçlarla yerden fırlatılan ve genellikle kapalı bir yörünge çizerek yer çevresinde dolanan araç.
3 . sıfat, mecaz İşlerini ve davranışlarını daha güçlü birinin isteğine uyduran (devlet, kurum, kimse).

UYDURU Nedir?

Düşsel kişileri, olayları anlatan roman ve öykülere verilen ad.

D G İ İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Gidiş,

4 Harfli Kelimeler

Dişi, Gidi,

3 Harfli Kelimeler

Diş, Şii,

2 Harfli Kelimeler

İş,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.