GEVŞEMEK (TDK)


1 . Sertlik ve gerginliği bozulmak: "Kar kalkmış, hava açmış, ayaz gevşemişti."- A. Gündüz.
2 . Çözülmek: "Boynuna dolanan kolları gevşedi."- .
3 . mecaz Yumuşamak, yatışmak, sakinleşmek: "Poker lafını işitmesin, eli ayağı gevşiyor."- A. İlhan.
4 . argo Sevmek, hoşlanmak.
5 . ekonomi Para piyasasında değer yitirmek.

Gevşemek kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi E , üçüncü harfi V , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi E , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı G sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

AYAZ Nedir?


1 . Duru, sakin havada çıkan kuru soğuk: "Sürüp gider en sert ayazlarda bile / Bir tatlı sıcak kış vakti."- B. Necatigil.
2 . Çok soğuk hava.

BOZULMAK Nedir?


1 . Bozma işine konu olmak: "Pazarlık bozulur, nişan bozulur, makine bozulur, mal bozulur."- B. Felek.
2 . Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek: "Et bozulmuş."- .
3 . Dağılmak, bozguna uğramak: "Hudutta bozulan ordu iki günden beri Serez'den geçiyordu."- Ö. Seyfettin.
4 . Taşıt arızalanmak.
5 . mecaz İyi ve değerli niteliğini yitirmek.
6 . mecaz Bir şeye kızmak, içerlemek: "Karısının bu ikinci ihtarı ile biraz bozulan adam salıncaktan atladı."- O. C. Kaygılı.
7 . mecaz Sağlığını yitirip zayıflamak.

ÇÖZÜLME Nedir?


1 . Çözülmek işi.
2 . askerlik Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması.
3 . dil bilgisi Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi.
4 . ruh bilimi Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu: "Bütün bu değişmelerin başıboş bırakılması, bir anarşi, bir çözülme hâline gelmesi güzel değildir."- O. S. Orhon.

ÇÖZÜLMEK Nedir?


1 . Çözme işine konu olmak: "Alaca bir karanlık sarmadayken her yeri / Atlarımız çözüldü girdik handan içeri."- F. N. Çamlıbel.
2 . Gevşeyip yumuşamak, erimeye başlamak.
3 . mecaz Birliğini, beraberliğini yitirmek, dağılmak, parçalanmak.
4 . mecaz Gevşemek, güçsüz kalmak: "Acı haberi duyunca eli ayağı çözülmüş."- .
5 . mecaz Dağılmak, çökmek: "Yunan cephesinin çözülüp Anadolu'dan çekilmesiyle yine sulh elde edilmez."- Y. K. Beyatlı.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DOLAN Nedir?

yalan dolan.

EKONOMİ Nedir?


1 . İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat: "Almanya akılalmaz bir çabuklukla yeniden kalkındı, ekonomisini çelikleştirdi, parasını altın yaptı."- T. Buğra.
2 . Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat.
3 . Tutum.

GERGİ Nedir?


1 . Perde.
2 . İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç.

GERGİN Nedir?


1 . Gerilmiş durumda olan: "Gergin tel. Gergin kiriş."- .
2 . Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt): "Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı."- P. Safa.
3 . mecaz Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki): "Arkadaşımın kocasıyla arası gergin."- .
4 . mecaz Huzursuz, sinirli: "Dudaklarında gergin, cali bir tebessümle ilerledi."- P. Safa.

GÜNDÜZ Nedir?


1 . Günün sabahtan akşama kadar süren aydınlık bölümü.
2 . zarf Gündüz vaktinde: "Gündüz çalışmalı, gece uyumalı."- .

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

HOŞLANMA Nedir?

Hoşlanmak işi.

HOŞLANMAK Nedir?

Hoşuna gitmek, hoş bulmak, hazzetmek, sevmek: "Bilirsiniz ki ben, politika işlerinden hiç hoşlanmam."- B. Felek.

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

İŞİTME Nedir?


1 . İşitmek işi.
2 . Duyma, sema (II): "İnsanoğlunun işitme gücü saniyede üç bin titreşimden öteye eremez."- H. Taner.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

PİYASA Nedir?


1 . Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar: "Şimdi de pazar, piyasa yerlerinde, mahalle dolaylarında tanır, sayarlar."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme: "Kahvenin önünden dört beş kere daha geçer, akşam piyasasını yapardım."- S. F. Abasıyanık.
3 . Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat: "Sonbaharda, yakında açılacak tütün piyasasının haberleriyle ümitlenir, tasalanır, yüzleri bir gün gülerse beş gün kederli kalırdı."- N. Cumalı.
4 . ekonomi Arz ve talebin karşılaştığı alan.
5 . Ortalık: "Bunlardan bir kısmı bugün piyasada alaturka çalgıcılığın en ileri gelenlerindendir."- O. C. Kaygılı.

SAKİ Nedir?

(İçkili toplantılarda) İçki dağıtan kimse.

SAKİN Nedir?


1 - Durgun, dingin: Sakin bir deniz .
2 - Sessiz.
3 - Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen.
4 - Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış ya da geçmiş.
5 - Bir yerde oturan.
6 - (Bir yerde) Oturan kimse, °sekene.

SAKİNLEŞME Nedir?

Sakinleşmek işi.

SAKİNLEŞMEK Nedir?


1 . Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak: "Bazı dalgalı gecelerin sabahları, metle yükselmiş ve şimdi sakinleşmiş suyun kenarında kedi leşleri bulurdum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Sıkıntısı veya heyecanı geçmek.

SERTLİK Nedir?


1 . Sert, katı olma durumu: "Derinin altında bir sertlik hissettim."- .
2 . mecaz Sert, kırıcı, katı davranış, şiddet, husumet: "Fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.
3 . jeoloji Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

SEVME Nedir?

Sevmek işi.

SEVMEK Nedir?


1 - Sevgi ve bağlılık duymak.
2 - Birine sevgiyle bağlanmak, gönül vermek.
3 - Çok hoşlanmak.
4 - Okşamak.
5 - Yerini, koşullarını uygun bulmak.

YATI Nedir?

Gidilen yerde geceyi geçirme: "Yatıya bekleriz."- .

YATIŞ Nedir?

Yatma işi.

YATIŞMA Nedir?

Yatışmak işi.

YATIŞMAK Nedir?


1 . Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek: "Vapurun gürültüsü büsbütün yatıştı."- R. H. Karay.
2 . Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek: "Nasılsın yavrum, uyuduktan sonra biraz sinirlerin yatıştı mı?"- S. M. Alus.
3 . Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak: "Kargaşa yatıştı."- .
4 . Yan yana, kucak kucağa yatmak: "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız."- İ. Sağır.

YİTİRME Nedir?

Yitirmek işi.

YİTİRMEK Nedir?


1 . Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek: "Kalemimi yitirdim."- .
2 . Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek.
3 . Ölüm sonucu kaybetmek.
4 . Yanlış yola girmek, kaybolmak: "Ormanda yolunu yitirenler, yollarını yine şaşırmamak için nereden yürümeye başlamışlarsa oraya dönerler."- Halikarnas Balıkçısı.

YUMUŞ Nedir?

İş, hizmet buyruğu.

YUMUŞAMA Nedir?


1 . Yumuşamak işi: "Yüzünde belli belirsiz bir yumuşama vardı."- Y. Z. Ortaç.
2 . Dünyada soğuk savaş döneminden sonra stratejik silahların geliştirilmesiyle başlayan siyasal gerginliğin ortadan kaldırılması siyaseti, detant.
3 . dil bilgisi Ötümsüz ünsüzlerin ötümlü ünsüz veya sızıcı ünsüz oluşu: "Ekmek-e > ekmeğe, kabak-a > kabağa, yurt-a > yurda, borç-a > borca, dip-e > dibe."- .

YUMUŞAMAK Nedir?


1 . Sertliği kalmamak, yumuşak duruma gelmek.
2 . mecaz Öfkesi, kızgınlığı, inadı geçmek: "Kurt hoca şimdi yumuşamış, el pençe divan duruyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . dil bilgisi Sert ünsüz, yumuşak ünsüz durumuna gelmek.

E E E G K M V Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Gevşemek,

7 Harfli Kelimeler

Gevşeme,

6 Harfli Kelimeler

Gevmek, Gevşek,

5 Harfli Kelimeler

Eşmek, Gevme,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Emek, Eşek, Eşme, Keme, Meke, Meşe, Meşk, Şevk,

3 Harfli Kelimeler

Ege, Eke, Gem, Kem, Keş, Şek, Şem, Şev,

2 Harfli Kelimeler

Ek, Em, Eş, Ev, Ge, Ke, Me, Şe, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.