GEVŞEKLİK (TDK)


1 . Gevşek olma durumu.
2 . mecaz İlgisiz, kayıtsız davranış: "O yıllarda, hiç dayaksız çocuk okutmak, hocanın gevşekliğini gösterirdi."- M. Ş. Esendal.
3 . mecaz Uyuşukluk, kesiklik, rehavet: "Bütün vücudunda, damarlarında, kemiklerinin oynak yerlerinde, etlerinde bir sızı, bir gevşeklik..."- P. Safa.

Gevşeklik kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi E , üçüncü harfi V , dördüncü harfi Ş , beşinci harfi E , altıncı harfi K , yedinci harfi L , sekizinci harfi İ , dokuzuncu harfi K . Başı G sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DAMA Nedir?

Karelere ayrılmış zemin üzerinde on altı taşla iki kişi arasında oynanan oyun: "Gürültüsüz oyun isterseniz gelin damaya."- M. A. Ersoy.

DAMAR Nedir?


1 . Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal: "Alnında ve şakaklarında şişen damarlar ağrıyordu."- P. Safa.
2 . Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi.
3 . Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı: "Zengin bir altın damarı."- .
4 . mecaz Soy, yaradılış.
5 . mecaz Huy, mizaç: "Cimrilik damarı. Şairlik damarı."- .
6 . bitki bilimi İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru.
7 . hayvan bilimi Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ.

DAVRANIŞ Nedir?


1 . Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket: "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!"- N. Cumalı.
2 . felsefe Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
3 . ruh bilimi Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü.

DAYAK Nedir?

Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GEVŞEK Nedir?


1 . Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan: "Bizim dost, gevşek kravatıyla, çözük yakasını şöyle bir okşadı."- Ç. Altan.
2 . mecaz Cansız, hareketsiz, iradesiz.
3 . zarf, mecaz İlgisiz, kayıtsız bir biçimde: "Bu konuda gevşek davranırsanız periler diyarına akla gelmeyecek sevimsiz bir yoldan gitmek de var."- B. R. Eyuboğlu.

GEVŞEKLİK Nedir?


1 . Gevşek olma durumu.
2 . mecaz İlgisiz, kayıtsız davranış: "O yıllarda, hiç dayaksız çocuk okutmak, hocanın gevşekliğini gösterirdi."- M. Ş. Esendal.
3 . mecaz Uyuşukluk, kesiklik, rehavet: "Bütün vücudunda, damarlarında, kemiklerinin oynak yerlerinde, etlerinde bir sızı, bir gevşeklik..."- P. Safa.

GÖSTERİ Nedir?


1 . İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun: "Uçakların uçuş gösterileri."- .
2 . Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
3 . Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi: "Sinematekte film gösterileri başladı."- .
4 . Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri, şov.
5 . Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılan sunum, demonstrasyon, demo.
6 . Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

HOCA Nedir?


1 . Müslümanlıkta din görevlisi.
2 . Öğretmen: "Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim."- F. R. Atay.
3 . mecaz Akıl öğreten, öğüt veren kimse.
4 . eskimiş Medresede öğrenim gören sarıklı, cübbeli din adamı.

İLGİ Nedir?


1 . İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
2 . kimya Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
3 . ruh bilimi Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
4 . ruh bilimi Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma.

İLGİSİZ Nedir?

İlgisi olmayan veya ilgilenmeyen, kayıtsız, aldırmaz, alakasız, lakayıt, bigâne.

KAYITSIZ Nedir?


1 . Kaydı yapılmamış, deftere veya yazıya geçirilmemiş olan.
2 . Aldırmaz, ilgisiz, umursamaz, lakayıt: "Sert, çabuk unutan kayıtsız bir asker durumu alacaktı."- H. E. Adıvar.
3 . mecaz Bir şarta bağlı olmayan.

KEMİK Nedir?


1 . İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı: "Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı."- P. Safa.
2 . sıfat Bu sert organdan yapılmış: "Kemik tarak."- .

KESİKLİ Nedir?


1 . Kesikleri olan.
2 . fizik Aralıklarla süren, duraklamalar yapan (elektrik akımı): "Kesikli akım."- .

KESİKLİK Nedir?


1 . Kesik olma durumu.
2 . Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OKUTMA Nedir?

Okutmak işi: "Ertesi gün, onu okutmaya başlayacağını, adam edeceğini müjdeledi."- H. E. Adıvar.

OKUTMAK Nedir?


1 . Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak: "Babamın beni büyük kentte okutacak parası olmadığı için öğretmen olmuştum."- N. Meriç.
2 . (nsz) Okuma işini yaptırmak: "Kumandan paşaya bu akşam şiir okutmak istiyoruz."- F. R. Atay.
3 . (nsz) Ders vermek, bir konu üzerinde yetiştirmek: "Lisede İngilizce okutuyor."- .
4 . argo Satarak elinden çıkarmak: "Bana iki sandık çay verdi. Bunları al okut! dedi."- S. F. Abasıyanık.

OYNAK Nedir?


1 . Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli: "Boğaz'ın oynak ve çırpıntılı sularına açıldı mı korkuya benzer bir ürperti geçirilir."- S. Ayverdi.
2 . Hareket, canlılık veren: "Zeybek oynak bir müziktir."- .
3 . Değişken, kararsız: "Altın fiyatları oynak."- .
4 . Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız): "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu."- R. N. Güntekin.
5 . anatomi Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem): "Bütün vücudunda, damarlarında, kemiklerinin oynak yerlerinde, etlerinde bir sızı, bir gevşeklik..."- P. Safa.

REHA Nedir?

Kurtuluş, kurtulma.

REHAVET Nedir?

Vücutta görülen gevşeklik, ağırlık, tembellik.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SIZI Nedir?


1 . Hafif ve ince ağrı: "Eli yarama dokunur dokunmaz bütün sızılarım birden diniverecek."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Ruhsal acı, ızdırap: "Depremlerin acısını sızısını belirtmek de adı sanı bilinmez köylü şairlere düşer."- B. R. Eyuboğlu.

UYUŞUK Nedir?


1 . Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş: "Terli, sıcak, uyuşuk vücudu, yatağın çukuruna yapışmış, kımıldayamıyor bile."- P. Safa.
2 . mecaz Gevşek, tembel, sünepe, uyuntu.

UYUŞUKLUK Nedir?

Uyuşuk olma durumu: "Öyle bir uyuşukluk içindeydim ki kalkıp gidemiyordum."- S. F. Abasıyanık.

E E G K K L V İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Gevşeklik,

7 Harfli Kelimeler

Eşeklik,

6 Harfli Kelimeler

Gevşek, Şevkli,

5 Harfli Kelimeler

Eşlek, Eşlik, Evlek, Evlik, Geliş, Geviş, İşlek, İşlev, Kelek, Keleş, Kelik, Keşik, Keşke, Keşki, Kevel, Klişe, Şekel, Şekil, Şelek, Vekil,

4 Harfli Kelimeler

Ekli, Ekşi, Elek, Elik, Eşek, Eşik, Eşli, Evli, Gele, Gişe, İlke, İşve, Keke, Kele, Kile, Klik, Leke, Şevk, Şike, Şile, Şive, Veli,

3 Harfli Kelimeler

Ege, Eke, Elk, İle, İlk, Kek, Kel, Keş, Kik, Kil, Leş, Lig, Şek, Şev,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Eş, Ev, Ge, İl, İş, Ke, Ki, Le, Şe, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.