GERÇEKLEŞMEK (TDK)

Gerçek olmak, gerçek durumuna gelmek, meydana gelmek, tahakkuk etmek.

Gerçekleşmek kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi Ç , beşinci harfi E , altıncı harfi K , yedinci harfi L , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi Ş , onuncu harfi M , onbirinci harfi E , onikinci harfi K . Başı G sonu K olan 12 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

MEYDAN Nedir?


1 . Alan, saha: "Yüz binlerce asker sokakları, meydanları, kırları dolduruyordu."- Ö. Seyfettin.
2 . Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri: "Şehir kapılarının önündeki meydanlarda davul zurna çalınıyor, cirit, bar oynanıyordu."- A. H. Tanpınar.
3 . Bulunulan yer ve çevresi, ortalık: "Kileri kilitlemezdi, paraları meydanda dururdu."- Ö. Seyfettin.
4 . Fırsat, imkân veya vakit.
5 . Mevlevi tekkelerinde ayin yapılan yer.

TAHAKKUK Nedir?

Gerçekleşme.

E E E E G K K L M R Ç Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

Gerçekleşmek,

11 Harfli Kelimeler

Gerçeklemek, Gerçekleşme,

10 Harfli Kelimeler

Erkekleşme, Geçerlemek, Gerçekleme, Keçeleşmek, Şekerlemek,

9 Harfli Kelimeler

Çekelemek, Geçerleme, Keçelemek, Keçeleşme, Şekerleme,

8 Harfli Kelimeler

Çekeleme, Ekleşmek, Eşelemek, Gerekmek, Keçeleme, Kekeleme, Keşlemek,

7 Harfli Kelimeler

Çekerek, Eklemek, Ekleşme, Erkekçe, Eşeleme, Eşlemek, Gemerek, Gerekçe, Gerekme, Kekleme, Keşleme,

6 Harfli Kelimeler

Çekmek, Çelmek, Çemrek, Çerkeş, Ekleme, Elemek, Elemge, Eşekçe, Eşelek, Eşleme, Geçmek, Geleme, Gelmek, Gerçek, Germek, Grekçe, Kekeme, Keleme, Kemere, Leşker, Meleke,

5 Harfli Kelimeler

Çekek, Çekel, Çekem, Çeker, Çekme, Çelek, Çelme, Çerge, Çeşme, Eklem, Ekler, Ekmek, Elçek, Eleme, Elmek, Erkeç, Erkek, Ermek, Eşlek, Eşlem, Eşmek, Geçek, Geçer, Geçme, Gelme, Gemre, Gereç, Gerek, Germe, Kekeç, Kekre, Kelek, Kelem, Keler, Keleş, Kemer, Kemre, Kerem, Keşke, Leçek,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emeç, Emek, Emel, Erek, Erke, Erme, Eşek, Eşme, Geçe, Gele, Grek, Keçe, Keke, Kele, Keme, Kere, Krem, Kreş, Leçe, Leke, Meke, Meşe, Meşk, Reel, Şerç,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Ege, Eke, Elk, Erg, Erk, Geç, Gem, Kek, Kel, Kem, Ker, Keş, Leş, Meç, Şek, Şem, Şer,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, El, Em, Er, Eş, Ge, Ke, Le, Me, Re, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.