GELİŞMEK (TDK)


1 . Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak: "Çalı süpürgeleri bir türlü ağaç hâline gelemeden ama ağacı taklit edercesine gelişir."- S. F. Abasıyanık.
2 . İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek: "Dünyanın gelişmiş, gelişmemiş ülkelerini tek tek geziyorum."- H. Taner.
3 . halk ağzında Şişmanlamak.

Gelişmek kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Ş , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı G sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AĞAÇ Nedir?


1 . Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.
2 . sıfat Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan: "Ağaç tekne."- .
3 . Direk.

BULMAK Nedir?


1 - Arayarak ya da aramadan bir şeyle, bir kimseyle karşılaşmak; bir şeyi elde etmek.
2 - Yitirilen bir şeyi yeniden ele geçirmek.
3 - Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, °keşfetmek.
4 - İlk kez yeni bir şey yaratmak, ºicat etmek.
5 - İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak.
6 - Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak.
7 - Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.
8 - Seçmek, uygun saymak.
9 - Sağlamak, ºtemin etmek.
10 - (Kabahat, suç, kusur için) Yüklemek. 1
1 - Erişmek. 1
2 - Cezaya uğramak. 1
3 - Anımsamak, hatırlamak.

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

EDER Nedir?

Fiyat, paha, değer: "Bu kitabın ederi ne kadar?"- .

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GELE Nedir?

Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar: "Yine gele attın."- .

GELEME Nedir?

İki yıl sürülmeyen, boş tarla.

GELİŞ Nedir?

Gelme işi: "Keklik gibi taştan taşa sekerek / Gerdan açıp gelişini sevdiğim."- Ruhsati.

GELİŞMEMİŞ Nedir?

Gelişmesi tamamlanmamış ya da gelişmesi körelmiş.

GELİŞMİŞ Nedir?

Gelişme gösteren.

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

GENİŞLEME Nedir?

Genişlemek işi.

GENİŞLEMEK Nedir?


1 . Geniş duruma gelmek, büyümek.
2 . Bollaşmak.
3 . Rahat bir duruma gelmek, açılmak, ferahlamak: "Ahali dar parmaklıklardan kurtulur kurtulmaz, yelpaze gibi açılıp genişleyerek dağılıyorlardı."- P. Safa.
4 . mecaz Yaygın duruma gelmek: "Ünü, ölümünden sonra daha da genişlemişti."- .

GEZİ Nedir?


1 . Ülkeler veya şehirler arasında yapılan uzun yolculuk, seyahat.
2 . Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılan yolculuk.
3 . Gezilip hava alınacak yer.
4 . Gezinti yeri: "İnönü gezisi. Taksim gezisi."- .

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

İLERLEME Nedir?


1 . İlerlemek işi.
2 . Terfi, terakki: "Hâkim ve savcıların ... meslekte ilerlemeleri ... kanunla düzenlenir."- Anayasa.
3 . felsefe Daha iyi, daha yetkin, daha değerli, daha yüksek bir duruma doğru basamak basamak oluşan gelişme, terakki.

İLERLEMEK Nedir?


1 . Bulunduğu yerden daha ileriye gitmek, yol almak: "Vapur durmadan düdük çalarak ilerliyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Vakit geçmek: "Mevsimin ilerlemiş olmasına karşın hâlâ direnen bir iki gelincik ve papatya..."- O. Rifat.
3 . Daha güçlü, daha etkili duruma gelmek: "Ahbaplık ilerledi. Hastalık ilerledi."- .
4 . Daha iyi, daha yüksek bir düzeye, aşamaya erişmek, gelişmek, terakki etmek.

İNKİŞAF Nedir?


1 . Gelişme, gelişim: "Kocam, hadiselerin inkişafını beklemek lazımdır diyor."- H. E. Adıvar.
2 . matematik Açınım.

OLGU Nedir?


1 . Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa: "Bilim yoluyla olguları kavrayıp sıralayabiliriz."- O. Hançerlioğlu.
2 . Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.
3 . edebiyat Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş.

OLGUN Nedir?


1 - (Meyveler için) Yenecek duruma gelmiş.
2 - (İnsanlar için) Bilgi, görgü ve höşgörüsü gelişmiş, °kâmil.

OLGUNLAŞMA Nedir?

Olgunlaşmak işi: "Çocuğun gelişmesi bir ölçüde olgunlaşma, bir ölçüde öğrenme yoluyla olur."- .

OLGUNLAŞMAK Nedir?


1 . Meyve olgun duruma gelmek.
2 . İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak: "O zamanlar hepsi de daha gençti, bugün yaşlandılar, elbette daha olgunlaştılar."- N. Ataç.

SÜPÜRGE Nedir?


1 . Süpürme işinde kullanılan araç: "Hasta bakıcının elinden süpürgeyi kaparak ut gibi çalmaya başlamış."- R. N. Güntekin.
2 . Elektrik süpürgesi.

ŞİŞMAN Nedir?

Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham: "Şişman odacı sahanlıkta bir daha gözüktü."- E. E. Talu.

ŞİŞMANLAMA Nedir?

Şişmanlamak işi.

ŞİŞMANLAMAK Nedir?

Şişman duruma gelmek: "Sizi biraz şişmanlamış buldum."- H. E. Adıvar.

TAKLİT Nedir?


1 . Belli bir örneğe benzemeye veya benzetmeye çalışma.
2 . Birinin davranışlarını, konuşmasını tekrarlayarak eğlenme: "Hele taklitleri? -Kadın taklidi, Arap taklidi hepsini birbirinden güzel yapıyordu."- Y. Z. Ortaç.
3 . Benzetilerek yapılmış şey, imitasyon.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TÜRLÜ Nedir?


1 . Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif.
2 . isim Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

ÜLKE Nedir?


1 . Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket: "Artık vatan toprağı, Rumeli'deki hudutlarından Anadolu'daki hudutlarına kadar yekpare bir ülke olmuştur."- Y. K. Beyatlı.
2 . Devlet: "Vicdan hürriyetine riayet eden tek ülke Osmanlı İmparatorluğu idi."- F. R. Atay.
3 . Herhangi bir özelliği yönünden düşünülen bölge: "Dünyanın gelişmiş, gelişmemiş ülkelerini tek tek geziyorum."- H. Taner.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

YETİŞME Nedir?

Yetişmek işi.

YETİŞMEK Nedir?


1 . Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak: "Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti."- Ö. Seyfettin.
2 . Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak: "Bu giysi yarına yetişmeli."- .
3 . Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak: "Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi."- A. Ş. Hisar.
4 . Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak: "Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
5 . Değmek, uzanıp dokunabilmek: "Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez."- .
6 . Vakit bulmak, yapabilmek: "Ben bu kadar işe yetişemem."- .
7 . (nsz) Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek: "Bu para yetişir. Bu yemek hepimize yetişir."- .
8 . Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak: "Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm."- P. Safa.
9 . (nsz) Üremek, büyümek, olmak: "Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti."- S. F. Abasıyanık.
10 . (-de) Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek: "İşte bu kadronun içinde yetişecektim ben."- Y. Z. Ortaç. 1
1 . İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. 1
2 . Yardım etmek, yardımına koşmak: "Tam o sırada talih imdadıma yetişti."- R. H. Karay.

E E G K L M İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Gelişmek,

7 Harfli Kelimeler

Eşilmek, Gelişme, İşlemek, Meşelik,

6 Harfli Kelimeler

Ekilme, Ekşime, Emekli, Eşilme, Gelmek, Gemlik, İşemek, İşleme, Kelime, Melike,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Elmek, Emlik, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, Geliş, Gelme, İlmek, İmlek, İşeme, İşlek, İşlem, Kelem, Keleş, Klişe, Melek, Meleş, Melik, Şekel, Şekil, Şelek, Şilem,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Ekme, Ekşi, Elek, Elem, Elik, Elim, Emek, Emel, Emik, Emiş, Eşek, Eşik, Eşli, Eşme, Gele, Gemi, Gişe, İlke, İlme, İmge, Kele, Keme, Kile, Leke, Lime, Meke, Meşe, Meşk, Şike, Şile,

3 Harfli Kelimeler

Ege, Eke, Elk, Gem, İle, İlk, Kel, Kem, Keş, Kil, Kim, Leş, Lig, Lim, Mil, Şek, Şem,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Eş, Ge, İl, İm, İş, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.