GELENEKÇİLİK (TDK)

Toplumsal kurumları ve inançları daha çok geçmişten süregeldikleri için benimseyen, saygın tutan, destekleyen, yeni kültür ögelerine daha az değer veren tutum veya öğreti, ananecilik.

Gelenekçilik kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E , beşinci harfi N , altıncı harfi E , yedinci harfi K , sekizinci harfi Ç , dokuzuncu harfi İ , onuncu harfi L , onbirinci harfi İ , onikinci harfi K . Başı G sonu K olan 12 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANANE Nedir?

Gelenek: "Böyle ufak kasabalarda öteden beri aristokratik bir anane vardı."- E. E. Talu.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DESTE Nedir?


1 . Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam: "Destenin en itibarlı kâğıtları, bilindiği gibi beyler yani aslar oluyor."- H. Taner.
2 . Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri, kabza.
3 . matematik Aynı cinsten onluk bir küme.
4 . spor Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri.

DESTEK Nedir?


1 . Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda.
2 . Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil: "Şamdan, sehpa, sacayak birer destektir."- .
3 . ekonomi Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi.
4 . askerlik Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma.
5 . fizik Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru.
6 . mecaz Maddi ve manevi yardımcı, dayanak: "Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta."- O. Hançerlioğlu.

GEÇMİŞ Nedir?


1 . Geçme işini yapmış.
2 . Zaman bakımından geride kalmış: "Bu eski sesler içinde geçmiş zamanlar uyuyor, uyanıyor, geriniyor, yaşıyor gibidir."- A. Ş. Hisar.
3 . Çürümeye yüz tutmuş.
4 . isim Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi: "Onlar bu davranışlarıyla geçmişte sadece huzursuzluk yarattı."- N. Cumalı.
5 . isim Arkada kalan hayat, mazi: "Perde perde örtülü olan eski bir geçmişten kulaklarına garip bir fısıltı gelmişti."- O. C. Kaygılı.
6 . isim Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları: "Senin de yedi göbek geçmişine rahmet okusun ha?"- M. Ş. Esendal.

İNAN Nedir?


1 . İnanmak işi.
2 . Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme: "... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı."- R. E. Ünaydın.
3 . Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

İNANÇ Nedir?


1 . Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma: "Otuz yıl boyu, Türk tiyatrosunun, Türk oyunları ile kalkınacağına inancını bir gün yitirmedi."- H. Taner.
2 . Birine duyulan güven, inanma duygusu.
3 . İnanılan şey, görüş, öğreti: "Kendi getirdikleri inançtan başka her şeye kapalıdır zevkleri."- N. Ataç.
4 . din b. (***) Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat: "Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir."- Anayasa.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KURUM Nedir?

Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is: "Vapur dumanı ve baca kurumuyla kapkara olan saçlarımla yastığı kirletmek istemiyordum."- Halikarnas Balıkçısı. kurum (II) isim, hukuk Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese: "Türk Dil Kurumu."- . Birleşik Sözler eğitim kurumu http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=eğitim kurumu&EskiSoz=kurum&GeriDon=2 kamu kurumu http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=kamu kurumu&EskiSoz=kurum&GeriDon=2 kurum (III) isim Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür: "Sokakta bir sadrazam kurumu ile yürür."- H. E. Adıvar.

KÜLTÜR Nedir?


1 . Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin: "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir."- E. İ. Benice.
2 . Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü: "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir."- S. Birsel.
3 . Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.
4 . Bireyin kazandığı bilgi: "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."- .
5 . Tarım.
6 . biyoloji Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

ÖĞRETİ Nedir?


1 . Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin.
2 . Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin: "Öğretisini başkalarına iletebilmekten umudunu kestiği anlar bile oluyordu."- H. Taner.
3 . Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek.
4 . Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü.

SAYGIN Nedir?

Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber: "A. Ş. Hisar, Türk romanında saygın yerini haklı olarak almıştır."- H. Taner.

SÜRE Nedir?

Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, °müddet: Uzun bir iyileşme süresinden sonra askere gitmiş .

TOPLUMSAL Nedir?


1 . Toplumu ilgilendiren.
2 . Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşeri, sosyal: "Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir."- S. İleri.

TUTUM Nedir?


1 . Tutulan yol, davranış: "Anlayışsızlıklarınız ve yanlış tutumlarınız yüzünden beni inatçı sanıyorsunuz."- T. Buğra.
2 . Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

VERE Nedir?

Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YENİ Nedir?


1 . Kullanılmamış olan, eski karşıtı: "Yeni giysi. Yeni ayakkabı."- .
2 . Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan: "Yeni haber. Yeni moda."- .
3 . En son edinilen: "Yeni eve taşındık."- .
4 . İşe henüz başlamış: "Yeni öğrenci. Yeni asker."- .
5 . O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan: "Yeni bir buluş. Yeni bir düşünce."- .
6 . Tanınmayan, bilinmeyen: "Yeni imzalara rastlıyoruz."- .
7 . Daha öncekilerden farklı olan: "Yeni ihtiyaçlarımız var."- .
8 . zarf Biraz önce, çok zaman geçmeden: "Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı."- Ç. Altan.

E E E G K K L L N Ç İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

Gelenekçilik,

9 Harfli Kelimeler

Elekçilik, Geçkinlik, Gelenekçi, Gelenekli,

8 Harfli Kelimeler

Çengelli, Çengilik, Gelinlik, Genellik,

7 Harfli Kelimeler

Çekinik, Çelikli, Çenekli, Çilekli, Ekinlik, Elçekli, Elçilik, Eleklik, Engelli, Enlilik, Geçenek, Gelenek, Gençlik, İlençli, İlgeçli, İneklik, Keçilik, Leçelik, Nikelli,

6 Harfli Kelimeler

Çelenk, Çeneli, Çengel, Çileli, Ekenek, Elekçi, Geçeli, Geçkin, Geleni, Genlik, Gineli, İçelli, İlginç, İlinek, İnekçi, Keçeli, Kellik, Kengel, Klikçi, Klinik, Lekeli,

5 Harfli Kelimeler

Çekek, Çekel, Çekik, Çelek, Çelen, Çelgi, Çelik, Çenek, Çengi, Çilek, Çilli, Çinli, Ekili, Elçek, Elgin, Ellik, Engel, Geçek, Geçen, Gelen, Gelin, Genel, İçkin, İçlik, İlenç, İlgeç, İlkel, İlkin, Kekeç, Kelek, Kelik, Kelle, Kelli, Killi, Kinik, Kinli, Leçek, Liken, Nikel,

4 Harfli Kelimeler

Çeki, Çene, Çenk, Çile, Çine, Çini, Ekin, Ekli, Elçi, Elek, Elik, Elli, Enek, Enik, Enli, Geçe, Gele, Genç, Gene, Gine, İçel, İçin, İçki, İçli, İken, İlçe, İlgi, İliç, İlik, İlke, İlle, İneç, İnek, İnik, Keçe, Keçi, Keke, Kele, Kene, Kile,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Çil, Ege, Eke, Elk, Geç, Gen, İki, İle, İlk, İnç, İni, Kek, Kel, Kik, Kil, Kin, Lig,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, El, En, Ge, İç, İl, İn, Ke, Ki, Le, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.