GEÇİNMEK (TDK)


1 . Yaşamak için gerekeni sağlamak: "Muharrem artık yalnız balıkçılıkla geçiniyordu."- S. F. Abasıyanık.
2 . (-le) Uzlaşmak, anlaşmak: "Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin."- .
3 . mecaz Taslamak: "Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil."- N. Ataç.
4 . (-den), mecaz Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak: "... sen altmış para verip bir paket tütün almaz, herkesin tabakasından geçinirsin."- M. Ş. Esendal.
5 . halk ağzında Ölmek.

Geçinmek kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi E , üçüncü harfi Ç , dördüncü harfi İ , beşinci harfi N , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı G sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

ALTMIŞ Nedir?


1 . Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 60, LX rakamlarının adı.
3 . sıfat Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.

ANLAŞMA Nedir?


1 . Anlaşmak işi.
2 . Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon: "Kültür anlaşması."- .
3 . Sözleşme.

ANLAŞMAK Nedir?


1 . Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak: "Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir."- Anayasa.
2 . (-le) Sözleşmek, sözleşme imzalamak.

ARTIK Nedir?


1 . Bir şey harcandıktan sonra artan bölümü: "Kumaş artığı."- .
2 . Kalan veya artan bölüm: "Yemek artığı."- .
3 . sıfat İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan.
4 . sıfat Daha çok, daha fazla.
5 . zarf (a'rtık) Bundan böyle, sonra, daha, yeter: "Artık onlar en lüks gazino ve barlara gidiyorlar, gecelerini oralarda geçiriyorlardı."- T. Buğra.
6 . müzik Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.

ATAÇ Nedir?

Atalardan gelen, ata ile ilgili olan.

BALIK Nedir?

Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı.

BALIKÇI Nedir?

Balık tutan veya satan kimse: "Çevredeki balıkçılar görmüşler, bizi kurtardılar."- A. Ş. Hisar.

BALIKÇIL Nedir?


1 . Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea).
2 . sıfat Balıkla beslenen, balık yiyen.

BALIKÇILIK Nedir?

Balık tutma, avlama, üretme veya satma işi: "Muharrem artık yalnız balıkçılıkla geçiniyordu."- S. F. Abasıyanık.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

ÇOCUK Nedir?


1 . Küçük yaştaki oğlan veya kız: "Çocuğun bir sütninesi vardı."- R. H. Karay.
2 . Soy bakımından oğul veya kız, evlat: "Anası olacak bir kadın çocuğu omuzundan yakalamış."- B. R. Eyuboğlu.
3 . Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak: "Çocuk köşeyi dönerken ana arkasından su içmeye gitti."- B. R. Eyuboğlu.
4 . Genç erkek.
5 . mecaz Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi.
6 . mecaz Büyüklere yakışmayacak biçimde düşüncesizce davranan kimse: "Otuz yaşında ama hâlâ çocuk."- .
7 . mecaz Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse.

DEĞİL Nedir?

Cümle içinde art arda kullanılan iki veya daha çok özneyi, tümleci, yüklemi, aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan veya yüklemin olumsuz çekimini sağlayan kelime: "Bu direniş çetin değil, haşin değil, yürek burkucuydu."- T. Buğra.

ESEN Nedir?

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

GEÇİNMEK Nedir?


1 . Yaşamak için gerekeni sağlamak: "Muharrem artık yalnız balıkçılıkla geçiniyordu."- S. F. Abasıyanık.
2 . (-le) Uzlaşmak, anlaşmak: "Aman çocuklar, birbirinizle iyi geçinin."- .
3 . mecaz Taslamak: "Şiir güç ya, şair olmak, şair geçinmek o kadar değil."- N. Ataç.
4 . (-den), mecaz Kendi gereksinimlerini başkalarından sağlamak: "... sen altmış para verip bir paket tütün almaz, herkesin tabakasından geçinirsin."- M. Ş. Esendal.
5 . halk ağzında Ölmek.

GEREK Nedir?


1 . İcap: "... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir."- Anayasa.
2 . sıfat Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım: "Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni."- Yunus Emre.

GEREKSİNİM Nedir?

Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

HERK Nedir?

Sürüldükten sonra bir yıl dinlendirilen, nadasa bırakılan tarla.

HERKES Nedir?

İnsanların bütünü: "Neylersin ölüm herkesin başında / Uyudun uyanmadın olacak."- C. S. Tarancı.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ÖLME Nedir?

Ölmek durumu, fevt, kabız, uful: "O kafile her vatandaşın maddi ve manevi hak, selamet ve saadeti için ölmeye gidiyordu."- H. E. Adıvar.

ÖLMEK Nedir?


1 - Yaşamaz olmak, yaşamı sona ermek, can vermek.
2 - (Bitki için) Solmak: Bu çiçekler dayanmaz, çabuk ölür.
3 - Kimi nedenlerle çok sıkıntı ya da acı çekmek.
4 - Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak.

PAKET Nedir?


1 - İçinde bir ya da birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak hazırlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne.
2 - Yiyecek, ilaç gibi şeylerin kâğıda sarılarak ya da bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş belli bir miktarı.
3 - Genellikle soyut herhangi bir şey için o konuda alınmış kararların önerilerin tümü.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

ŞAİR Nedir?


1 - Ozan.
2 - Geniş bir hayali olan, duyarlı, duygulu kimse.

TABA Nedir?


1 . Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi.
2 . sıfat Bu renkte olan.

TABAK Nedir?


1 . Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap: "Kadın masaya tabak, kaşık koyuyor."- A. Gündüz.
2 . sıfat Bu kabın alacağı miktarda olan.

TABAKA Nedir?


1 . Katman: "Madenin üzerindeki kalın toprak tabakası kaldırılıyor."- .
2 . Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt.
3 . Derece.
4 . toplum bilimi Katman: "Bu insan nehrinin en aşağı tabakası, ipsiz takımıdır."- S. Birsel.

TASLAMA Nedir?

Taslamak eylemi.

TASLAMAK Nedir?


1 - Kendinde olmayan bir değeri varmış gibi göstermek.
2 - (Taşçılıkta) Bir taşın kaba bölümlerini, çıkıntılarını almak.
3 - Gözetlemek, gizlice izlemek.

TÜTÜN Nedir?


1 . Patlıcangillerden, birleşiminde nikotin bulunan, otsu bir bitki (Nicotiana tabacum).
2 . bitki bilimi Bu bitkinin kurutulup kıyılarak sigara biçiminde veya pipoyla içilen yaprağı: "Elinin tersiyle yeleğine düşen tütün küllerini silkti."- M. Ş. Esendal.
3 . halk ağzında Duman: "Tütün kokuyorsun diye beni iter."- H. E. Adıvar.

UZLAŞMA Nedir?

Uzlaşmak durumu, uyuşma II, uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, konsensüs: "Yoksa mutlu bir şansla bir uzlaşma olacak, bu da yumuşak bir tasfiyeye imkân bırakacak mıydı?"- T. Buğra.

UZLAŞMAK Nedir?

Aralarındaki düşünce veya çıkar ayrılığını, karşılıklı ödünlerle kaldırarak uyuşmak, karşılıklı anlaşmak ve mutabık kalmak, antant kalmak: "O vakit politika ile mücerret ilmi birbiriyle gayet kolay uzlaşır şeyler sanıyordum."- R. N. Güntekin.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

YALNIZ Nedir?


1 . Yanında başkaları bulunmayan: "Sokaktaki yalnız çocuk."- .
2 . zarf (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak: "Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . zarf (ya'lnız) Yalnızca: "Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı."- F. R. Atay.
4 . bağlaç Ama: "Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."- .
5 . isim, ruh bilimi Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

YAŞAMAK Nedir?


1 - Canlılığını, hayatını sürdürmek; sağ olmak.
2 - Varlığını sürdürmek.
3 - Oturmak, eğleşmek.
4 - Geçinmek.
5 - Herhangi bir durumda bulunmak ya da olmak.
6 - Sürmek, °devam etmek.
7 - Varlıklı, endişesiz, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek.
8 - Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak.
9 - Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek.

E E G K M N Ç İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Geçinmek,

7 Harfli Kelimeler

Çekinme, Geçinme,

6 Harfli Kelimeler

Emekçi, Geçkin, Geçmek,

5 Harfli Kelimeler

Çekem, Çekim, Çekme, Çemen, Çenek, Çengi, Çimek, Çimen, Geçek, Geçen, Geçim, Geçme, İçmek, İnmek, Nemçe,

4 Harfli Kelimeler

Çeki, Çene, Çenk, Çine, Ekim, Ekin, Ekme, Emeç, Emek, Emen, Emik, Emin, Enek, Enik, Geçe, Gemi, Genç, Gene, Gine, İçme, İken, İmge, İneç, İnek, İnme, Keçe, Keçi, Keme, Kene, Meke, Meni, Mine, Mink,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Çim, Ege, Eke, Geç, Gem, Gen, İnç, Kem, Kim, Kin, Meç, Men, Nem, Nim,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, Em, En, Ge, İç, İm, İn, Ke, Ki, Me, Mi, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.