GAZAP (TDK)

Öfke, kızgınlık, hiddet: "En önde Tevfik, en arkada cüce, birbirinin ayaklarına basarak Emine'nin gazabından sokağa fırladılar, karanlıkta birdenbire kayboldular."- H. E. Adıvar.

Gazap kelimesi baş harfi G son harfi P olan bir kelime. Başında G sonunda P olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi A , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi A , beşinci harfi P . Başı G sonu P olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARKA Nedir?


1 . Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı: "Evin arkasında bahçe var."- .
2 . Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi: "Çocuğun arkası ağrıyormuş."- .
3 . Geri kalan bölüm, kısım: "Masalın arkası. Yazının arkası."- .
4 . Art, peş.
5 . Otururken sırtın dayandığı yer: "Otomobile bindiğimiz zaman başını arkaya yaslamış, gözlerini yummuştu."- T. Buğra.
6 . İnsanın vücudu, bedeni: "Arkasında beli kemerli, dar, şık bir pardösü vardı."- R. H. Karay.
7 . sıfat Arkada olan, arkada bulunan.
8 . mecaz Kayırıcı: "Memur olmak için büyük bir arka gerek."- H. R. Gürpınar.
9 . mecaz Geçmiş, geride kalmış zaman: "Bütün gözler arkaya, maziye çevrilmişti."- Y. K. Beyatlı.

AYAK Nedir?


1 . Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü.
2 . Bacak.
3 . Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri: "İskemlenin bir ayağı kırık. Bu köprünün dört ayağı var."- .
4 . Vücudun belden aşağı bölümü: "Ayağına bir pantolon çekti."- .
5 . Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi: "Senin ayağınla köye akşama kadar varamayız."- .
6 . Basamak.
7 . Fut.
8 . Futun küpü alınarak hesaplanan değer.
9 . halk ağzında Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste.
10 . eskimiş Yarım arşın veya 30,
5 cm uzunluğundaki ölçü birimi, kadem. 1
1 . coğrafya Göl ayağı. 1
2 . edebiyat Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. 1
3 . edebiyat Halk edebiyatında uyak: "Mânicilerin kafa yormadan buldukları ayaklar Cenap'ı şaşkınlıktan şaşkınlığa sürükler."- S. Birsel. 1
4 . matematik Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta: "Dikme ayağı."- . 1
5 . spor Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. 1
6 . spor Altılı ganyanda yer alan her bir koşu.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BİRDENBİRE Nedir?

Ansızın: "Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi."- S. F. Abasıyanık.

CÜCE Nedir?


1 . Boyu, normalden çok daha kısa olan (kimse).
2 . mecaz Gelişmemiş (bitki): "Cüce ağaçlar."- .

EMİN Nedir?


1 . Güvenli: "Gizli kitapları ve notları yok etmemiş yahut daha emin bir yere kaldırmamıştım."- R. N. Güntekin.
2 . Sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz: "Dağlar hiçbir zaman emin değildir."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Şüphesi olmayan: "Pek büyük bir serveti olduğundan emin idiler."- H. Z. Uşaklıgil.
4 . isim, tarih Osmanlı İmparatorluğu'nda bazı devlet görevlerindeki sorumlu kişi: "Şehremini."- .

GAZA Nedir?

İslam dinini korumak veya yaymak amacıyla Müslüman olmayanlara karşı yapılan kutsal savaş: "Küffar üzerindeki gazamızın sevabı bize kâfidir."- F. F. Tülbentçi.

HİDDET Nedir?

Öfke, kızgınlık.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KARANLIK Nedir?


1 . Işık olmama durumu: "Biz, karanlığın içinde ilerliyoruz."- H. Taner.
2 . mecaz Üzüntü, sıkıntı, perişanlık: "Demiştim ya; bütün memleketi bir yas karanlığı kaplamıştı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . sıfat Işığı olmayan, bütünü veya bir parçası ışıktan yoksun olan.
4 . sıfat, mecaz Yasalara, töreye uygun olmayan: "Bu karanlık işlerin hesabını sorarlar."- M. Ş. Esendal.
5 . sıfat, mecaz Gereğince anlaşılıp bilinemeyen, ne olacağı, sonu belli olmayan (durum): "Bu kadar karışık ve karanlık bir mevzuda neye istinaden, hangi ... teşhis konulabilir?"- A. Ş. Hisar.
6 . sıfat, mecaz Karışık.

KIZGIN Nedir?


1 . Çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış: "Kızgın bir demire dökülen damla iz bırakmaz, buhar olur."- C. Meriç.
2 . Eş arayan (hayvan): "Kızgın bir boğa."- .
3 . mecaz Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir: "Hani Allah sizi inandırsın, bu kadar kızgın olmasaydım, korkardım."- S. F. Abasıyanık.
4 . mecaz Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.

KIZGINLIK Nedir?


1 . Kızgın, ısınmış olma durumu.
2 . Hayvanların çiftleşme isteği.
3 . mecaz Öfkeli olma durumu: "Zeyno'nun yüzündeki gerginlik garip bir biçimde arttı, gözlerinde kızgınlık, acı belki de biraz hayret vardı."- H. E. Adıvar.

ÖFKE Nedir?

Engelleme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap: "Eve gelinceye kadar hiç öfkesi kalmadı."- Ö. Seyfettin.

A A G P Z Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Gazap,

4 Harfli Kelimeler

Apaz, Azap, Gaza,

3 Harfli Kelimeler

Aza, Gaz,

2 Harfli Kelimeler

Az,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.