GÜLDÜRÜ (TDK)


1 . Güldürme özelliği olan şey.
2 . tiyatro İlkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri, komedi, fars.

Güldürü kelimesi baş harfi G son harfi Ü olan bir kelime. Başında G sonunda Ü olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ü , üçüncü harfi L , dördüncü harfi D , beşinci harfi Ü , altıncı harfi R , yedinci harfi Ü . Başı G sonu Ü olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AMAÇ Nedir?


1 . Ulaşmak istenilen sonuç, maksat: "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz."- Anayasa.
2 . Gaye: "Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır."- Anayasa.
3 . Hedef: "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır."- Anayasa.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

BAZEN Nedir?

Ara sıra: "Bazen bu yeknesak hayat beni çok sıkıyor."- H. E. Adıvar.

ESER Nedir?


1 . Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt: "Boğaziçi doğrudan doğruya Türklerin eseridir."- Y. K. Beyatlı.
2 . Yayın, kitap, yapıt: "Bütün özlediğim eserlerle bir kütüphane yapabilsem artık yapılacak bir iş kalmayacak."- H. Z. Uşaklıgil.
3 . İz, işaret, im: "Buralarda sudan eser yok."- .
4 . Soyut kavramlarda belirti: "Sarı sakalları uzamış, bu yanık yüzde, en küçük bir pişmanlık eseri yoktu."- H. Taner.

FARS Nedir?

Güldürü. Fars (II) özel, isim Arapça f¥rs İran'ın güneybatısında yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse.

GÜLDÜRME Nedir?

Güldürmek işi.

İLKE Nedir?


1 . Temel düşünce, temel inanç, umde, unsur, prensip: "İlkelerine sıkı sıkıya bağlı, bilinçli ve ödün vermez bir insandı."- H. Taner.
2 . Temel bilgi: "Kimyanın ilkeleri."- .
3 . Öge: "Atomlar cisimlerin ilkeleridir."- .
4 . Davranış kuralı: "Bence ahlakın bir ilkesi, bir kökü vardır. Sana yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma."- N. Ataç.
5 . mantık Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip.

İLKEL Nedir?


1 . İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif: "İran'da ve Afganistan'da bu aşiretleri idare edenlerin ilkel planda kalmış menfaatleri var."- Ç. Altan.
2 . Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif.
3 . isim Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
4 . mecaz Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz.
5 . felsefe Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif.

İNAN Nedir?


1 . İnanmak işi.
2 . Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme: "... kendi paylarına düşen fedakârlığı, devlet, millet uğrunda inanla, güvenle, umutla bir daha tazeliyorlardı."- R. E. Ünaydın.
3 . Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

KOMEDİ Nedir?


1 . Güldürü.
2 . Gülmeye neden olan olay veya olaylar.
3 . mecaz Yalan ve yapmacık söz veya davranış.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

SAHNE Nedir?


1 - İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik gibi her tür gösteri yapmaya uygun yer.
2 - Bir oyun ya da filmin başlıca bölümlerinden her biri.
3 - Görünüm, görüntü.
4 - Tanık olunan, gözlenen olay.
5 - Gösteri sergilenen eğlence yeri ya da tiyatro.
6 - Bir konu ya da çalışma çevresi, çalışma dalı.

SINIR Nedir?


1 - İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, °hudut.
2 - Komşu il, ilçe, köy ya da kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
3 - Bir şeyin yayılabileceği ya da genişleyebileceği son çizgi, uç.
4 - Uç, son.
5 - Konuşma için belirlenen ölçü.

TİYATRO Nedir?


1 . Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer: "Her tiyatronun holünde ille smokinli bir müdüre rastlayacaksınız."- H. Taner.
2 . Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup: "Tiyatro kuruldu, birinci temsilden sonra da kapandı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Oyun yazma sanatı: "Ben o tarihte, kendimi az çok bir tiyatro yazarı addetmekteyim."- H. F. Ozansoy.
4 . Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü: "Eskiden tiyatro Osmanlıcaya ibret sözü ile çevrilmişti."- F. R. Atay.

YALIN Nedir?

Alev. yalın (II) sıfat
1 . Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
2 . halk ağzında Çıplak, kınından çıkmış: "Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı."- E. E. Talu.

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YARAR Nedir?


1 . Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj: "Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık."- A. İlhan.
2 . Çıkar: "Kızılay yararına bir balo."- .
3 . sıfat Yarayan, elverişli, uygun: "Çiçek koymaya yarar bir kap."- .

D G L R Ü Ü Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Güldürü,

6 Harfli Kelimeler

Dürülü,

5 Harfli Kelimeler

Güdül,

4 Harfli Kelimeler

Dürü, Güdü,

3 Harfli Kelimeler

Gül, Gür,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.