GÖZLEMEK (TDK)


1 . Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek.
2 . Dikkatle bakmak, tarassut etmek: "Hava değişikliklerini gözlemek havacılık için önemli bir iştir."- .
3 . İncelemek, araştırmak.
4 . Gizlice bakmak, gözetlemek.
5 . Korumak, kollamak.

Gözlemek kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı G sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARAŞTIRMA Nedir?


1 . Araştırmak işi, taharri.
2 . Bilim ve sanatla ilgili olarak yapılan yöntemli çalışma: "Türkiye'nin nüfus patlaması konusunda yapılan araştırmalar ekonomik planlarımız için önemlidir."- .

ARAŞTIRMAK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek: "Odayı iyice araştırdım ama aradığımı bulamadım."- .
2 . Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak.
3 . Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak: "Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak."- Anayasa.

BAKMAK Nedir?


1 - Bakışı bir şey ya da yer üzerine çevirmek.
2 - Aramak.
3 - (Yer için) Yüzü bir yöne doğru olmak.
4 - Bir şeyin gelişmesi ya da iyi bir durumda kalması için emek vermek.
5 - Beslemek, geçindirmek.
6 - (Bir iş) Birinden beklenmek.
7 - (Hasta için) Muayene etmek, tedavi etmek.
8 - Yoklamak, incelemek, denemek.
9 - Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak.
10 - Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. 1
1 - Gözetmek, ilgilenmek. 1
2 - (Renklerde) Benzemek, andırmak. 1
3 - Önem vermek, önem vererek üzerinde durmak. 1
4 - Anlamak, farkına varmak. 1
5 - Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki ya da önündeki işle uğraşır olmak.

BEKLEME Nedir?

Beklemek işi: "Pencere kapandıktan sonra aynı hareketsizlik ve bekleme devam etti."- N. S. Örik.

BEKLEMEK Nedir?


1 . Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak: "Arkadaki tramvaylar dizi olmuş, bekliyorlardı."- H. Taner.
2 . (-i) Süre tanımak, acele etmemek: "Demin orada oturdum, senin uyanma saatini bekledim."- R. H. Karay.
3 . (-i) Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek: "Eşyayı beklemek. Tutukluları beklemek."- .
4 . Ummak: "Nikâhtan bu kadar keramet bekleme!"- P. Safa.
5 . Karşılaşma ihtimali bulunmak: "Sabri gittikten sonra Basire, ondan gebe kalmış olmaktan korkarak bekledi."- M. Ş. Esendal.
6 . Aramak, istemek: "Bu tecrübeli deniz kurdunun muhakkak bir beklediği var."- F. F. Tülbentçi.
7 . Oyalanmak.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞİK Nedir?


1 . Değiştirilmiş, muaddel: "Yasanın değişik onuncu maddesi gereğince..."- .
2 . Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan: "Değişik bir oda takımı."- .
3 . Çeşitli, farklı: "Değişik renkler."- .
4 . isim, halk ağzında Yedek iç çamaşırı, giyecek: "Hiç değişiğim kalmadı."- .
5 . isim, halk ağzında Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk.

DEĞİŞİKLİK Nedir?


1 . Değişik olma durumu.
2 . Bir bütünün bir bölümünün değişmesiyle ortaya çıkan yeni durum: "Yönetim kurulunda değişiklik oldu."- .
3 . Amaca uygun biçime getirmek için yapılan değiştirme, tadil.

DİKKAT Nedir?


1 . Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık: "Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . ünlem "Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
3 . mecaz İlgi, özen.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GİZLİCE Nedir?

Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak: "Gizlice muhalefete kalktı mı dikkat etmeliyiz."- O. S. Orhon.

GÖZE Nedir?


1 . Hücre.
2 . halk ağzında Su kaynağı.

GÖZETLEME Nedir?

Gözetlemek işi: "Çömeldiği yerden gizli gizli cevizlerin altını gözetlemeye başladı."- O. C. Kaygılı.

GÖZETLEMEK Nedir?


1 . Birine veya bir şeye gizlice bakmak: "... yarı kanadı açık pencereden odanın içini gözetlediler."- P. Safa.
2 . Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek: "Bitişik yalının taze gelini sabah işlerini görürken yan pencereden gözetlemek esaslı keyiflerimden biriydi."- R. H. Karay.

GÖZLEMEK Nedir?


1 . Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek.
2 . Dikkatle bakmak, tarassut etmek: "Hava değişikliklerini gözlemek havacılık için önemli bir iştir."- .
3 . İncelemek, araştırmak.
4 . Gizlice bakmak, gözetlemek.
5 . Korumak, kollamak.

HAVACILIK Nedir?


1 . Havacı olma durumu.
2 . Havacının yaptığı iş, havada uçma tekniği.
3 . Hava seferlerini ve bu konu ile ilgili teknikleri inceleyen bilim dalı: "Havacılık kürsüsü."- .

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

İNCELEME Nedir?


1 . İncelemek işi, tetkik.
2 . edebiyat Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma: "İlk çalışmaları daha çok deneme ve inceleme türünde olmuş, bunları edebî hatıraları izlemiştir."- A. Ş. Hisar.

İNCELEMEK Nedir?

Bir işi veya bir şeyi ele alıp özelliklerini, ayrıntılarını inceden inceye, özenle anlamaya, öğrenmeye çalışmak, tetkik etmek: "Ne kitap okur ne de başkalarının düşüncesini inceler."- S. Birsel.

İNTİZAR Nedir?


1 . Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını bekleme, gözleme: "Hastanede ilk günü ve ilk gecesi bu ümit ve intizar ile geçti."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . halk ağzında İlenme, beddua, inkisar.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KOLLAMA Nedir?

Kollamak işi.

KOLLAMAK Nedir?


1 . Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek: "Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş."- S. M. Alus.
2 . Göz önünde tutmak, gözlemek: "Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü."- A. Ş. Hisar.
3 . Korumak, gözetmek: "O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti."- N. Araz.

KORU Nedir?

Bakımlı küçük orman: "Arkamda çam korularının parça parça neftîleştirdiği yeşil bir dağ."- R. H. Karay.

KORUMA Nedir?


1 . Korumak işi.
2 . Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi.
3 . ekonomi Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.

KORUMAK Nedir?


1 . Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek: "Orasını tozdan, yağmurdan korumak borcumuzdur."- O. S. Orhon.
2 . Güçlü bir kimse veya kuruluş, güçsüz birini veya bir şeyi desteklemek, himaye etmek: "Beni kendi kardeşi gibi sever, babasının hışmından korurdu."- R. Enis.
3 . (-i) Tehlikeye karşı denetimi altında bulundurmak, savunmak, müdafaa etmek: "Yurdu korumak."- .
4 . (-i) Tehlikeli, zararlı durumları önlemek: "İlaçla meyveleri korudu."- .
5 . (-i), mecaz Bir şeyin eskimesini, yıpranmasını önlemek için gereken dikkat ve özeni göstermek: "Üstünü başını biraz korusaydın bu kadar kirlenmezdi."- .
6 . (-i), mecaz Süregelen bir durumun değişikliğe uğramasını önlemek: "Geleneklerini koruyorlar."- .
7 . (-i), mecaz Karşılamak, denk gelmek: "Bu işin geliri masrafını korumaz."- .

ÖNEMLİ Nedir?


1 . Önemi olan, mühim, ehemmiyetli: "Benim için ne kadar önemli olduğunu tahmin edebilirsiniz."- T. Buğra.
2 . Politik, ekonomik, psikolojik ve askerî açıdan önemli olan, stratejik.

TARASSUT Nedir?

Gözleme, gözetleme, dikkatle bakma: "Pek yakın bir tarassut noktasından görebilenler arasına katılacağımı sanıyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

E E G K L M Z Ö Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Gözlemek,

7 Harfli Kelimeler

Gözemek, Gözleme, Közleme, Özlemek,

6 Harfli Kelimeler

Gelmek, Gezmek, Gömlek, Gözeme, Gözlem, Özemek, Özleme,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Elmek, Elzem, Ezmek, Gelme, Gezme, Gölek, Kelem, Melek, Melez, Ölmek, Ölmez, Özeme, Özlem,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Ezel, Ezme, Gele, Göle, Göze, Kele, Keme, Köle, Leke, Meke, Meze, Ölme, Özek, Özel, Özge,

3 Harfli Kelimeler

Ege, Eke, Elk, Gem, Gez, Gök, Göl, Göz, Kel, Kem, Kez, Köz, Lök, Öge, Öke, Öze, Zem,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Ge, Ke, Le, Me, Öz, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.