GÖZLEME (TDK)


1 . Gözlemek işi, tarassut.
2 . gök bilimi, meteoroloji Özel araçlarla inceleme. gözleme (II) isim İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. gözleme (III) isim Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 cm aralıklarla 15-
20 cm çapında ve 7-
8 cm derinliğinde çukurlar açılması.

Gözleme kelimesi baş harfi G son harfi E olan bir kelime. Başında G sonunda E olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi M , yedinci harfi E . Başı G sonu E olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇILMA Nedir?


1 . Açılmak işi.
2 . Çatlama.
3 . sinema, TV (***) Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama.
4 . spor Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi.

ARAÇ Nedir?


1 . Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta, gücünden yararlanılan nesne.
2 . Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta: "Dil, anlaşmayı sağlayan bir araçtır."- .
3 . Taşıt: "Taşıt araçlarına hiç binmez, yaz kış asker postalları ile kilometrelerce yolu yaya yürürdü."- H. Taner.

ARALIK Nedir?


1 . İki şey arasındaki açıklık, mesafe: "İki masa arasında bir metre aralık var."- .
2 . Sıra, vakit: "O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış savuşmuş."- M. Ş. Esendal.
3 . Uygun, elverişli durum, fırsat.
4 . Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor.
5 . Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel.
6 . Ayakyolu.
7 . Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas.
8 . sıfat Yarı açık, tam kapanmamış.
9 . ekonomi Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre.
10 . fizik Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık. 1
1 . müzik Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk: "Portenin beş çizgisi arasında dört aralık vardır."- . 1
2 . spor Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık.

ARTI Nedir?


1 . Toplama işleminde + işaretinin adı, zait.
2 . sıfat, matematik Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
3 . mecaz Fazlalık: "Alışkanlıklarımız artılarıyla eksileriyle nelerdir, aktarılmıyor çocuklarımıza."- N. Meriç.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

ÇUKUR Nedir?


1 - Çevresine göre aşağı çökmüş olan (yer).
2 - Çene ve yanaktaki gamze.
3 - Sin, °mezar.

DERİ Nedir?


1 . İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten: "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu."- P. Safa.
2 . sıfat Bu tabakadan yapılmış: "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası."- N. Cumalı.
3 . İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
4 . Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.

DERİN Nedir?


1 . Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan: "Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüzeyden içeri inen.
3 . Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan: "Derin bir bilgin."- .
4 . Yoğun: "Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı."- M. Ş. Esendal.
5 . Uzun süren: "Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi."- P. Safa.
6 . mecaz Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan: "Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır."- F. R. Atay.
7 . mecaz İçten gelen: "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez."- R. H. Karay.
8 . mecaz Uyanılması güç, ağır (uyku).
9 . isim, mecaz Dip: "Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde."- Y. K. Beyatlı.

DÜRME Nedir?


1 . Dürmek işi.
2 . Gözleme (II).
3 . halk ağzında Lahana.

GÖZLEMEK Nedir?


1 . Bir şeyin olmasını veya bir kimsenin gelmesini beklemek, intizar etmek.
2 . Dikkatle bakmak, tarassut etmek: "Hava değişikliklerini gözlemek havacılık için önemli bir iştir."- .
3 . İncelemek, araştırmak.
4 . Gizlice bakmak, gözetlemek.
5 . Korumak, kollamak.

HAMUR Nedir?


1 . Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu.
2 . Kâğıtta tür, nitelik.
3 . sıfat İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri).
4 . mecaz Öz, asıl, maya.

HAZIR Nedir?


1 . Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya: "Ben hazırım, isterseniz gidelim."- .
2 . Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş: "Yemek hazır, buyurun."- .
3 . Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı: "Hazır elbise. Hazır ayakkabı."- .
4 . zarf Bu fırsattan yararlanarak: "Hazır çıkmışken yağ ile pirinç alayım."- R. N. Güntekin.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

İNCELEME Nedir?


1 . İncelemek işi, tetkik.
2 . edebiyat Bir bilim veya sanat konusunu her yönüyle geniş biçimde açıklayan eser veya yazılı araştırma: "İlk çalışmaları daha çok deneme ve inceleme türünde olmuş, bunları edebî hatıraları izlemiştir."- A. Ş. Hisar.

KIYMA Nedir?


1 . Kıymak işi.
2 . Çekilmiş et.
3 . halk ağzında Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma.

KIZARTI Nedir?

Kızarmış yer.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

METEOROLOJİ Nedir?

Atmosfer içinde oluşan sıcaklık değişmelerini, rüzgâr, yıldırım, yağmur, dolu vb. olayları inceleyen fizik dalı, hava bilgisi.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

PATATES Nedir?


1 . Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum).
2 . Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastaca zengin, yenebilen yumruları: "Ben biraz zeytin, biraz patates, biraz da yemişle doyarım."- B. Felek.

PEYNİR Nedir?

Maya ile katılaştırılarak sütten yapılan ve birçok türü olan besin: "Kuru ekmekle bayat peyniri lezzetle yiyen / Çeşmeden her su içerken şükür Allah!a diyen."- Y. K. Beyatlı.

TARA Nedir?

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan eğri bir tür bıçak.

TARASSUT Nedir?

Gözleme, gözetleme, dikkatle bakma: "Pek yakın bir tarassut noktasından görebilenler arasına katılacağımı sanıyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TOPRAK Nedir?


1 . Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü: "Kara toprak. Kireçli toprak. Killi toprak."- .
2 . sıfat Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış: "İki toprak duvarın birleştiği bir girintide diz üstü büzülmüş görünüyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Arazi, tarla: "Köylüye toprak dağıtmak."- .
4 . jeoloji Kara: "Toprağa ayak basmak."- .
5 . mecaz Ülke: "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok."- R. E. Ünaydın.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

TUTULMA Nedir?


1 . Tutulmak işi, popülarite.
2 . Halk tarafından sevilme, ünlü olma, iyi tanınma, popülarite.
3 . gök bilimi Bir gök cisminin, araya başka bir cismin girmesiyle bütününün veya bir bölümünün görünmez duruma gelmesi olayı.

ÜRETİ Nedir?

Üretilen her türlü nesne.

ÜRETİM Nedir?

Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı: "Bu arada üç beş yazarın üretimi de araya kaynayıp gidiyor."- N. Meriç.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAĞI Nedir?

Düşman, hasım: "Yağı basar, uğru çapar, tek başıma barınamam, ölürüm."- M. Ş. Esendal.

YAĞIŞ Nedir?


1 . Yağma işi.
2 . Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı.
3 . Yağan yağmur veya kar miktarı.
4 . Yağmur.

YUFKA Nedir?


1 . Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı.
2 . Sacda pişen bir ekmek türü.
3 . sıfat Zayıf, ince, dayanıksız: "Bu kapak pek yufka bir şey."- .

E E G L M Z Ö Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Gözleme,

6 Harfli Kelimeler

Gözeme, Gözlem, Özleme,

5 Harfli Kelimeler

Elzem, Gelme, Gezme, Melez, Ölmez, Özeme, Özlem,

4 Harfli Kelimeler

Elem, Emel, Ezel, Ezme, Gele, Göle, Göze, Meze, Ölme, Özel, Özge,

3 Harfli Kelimeler

Ege, Gem, Gez, Göl, Göz, Öge, Öze, Zem,

2 Harfli Kelimeler

El, Em, Ge, Le, Me, Öz, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.