GÖZLEMCİ (TDK)


1 . Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit.
2 . Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genellikle söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit.
3 . gök bilimi Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt.
4 . gök bilimi Teleskop.
5 . spor Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.

Gözlemci kelimesi baş harfi G son harfi İ olan bir kelime. Başında G sonunda İ olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi Z , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi M , yedinci harfi C , sekizinci harfi İ . Başı G sonu İ olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADINA Nedir?

Bir şeyin veya bir kimsenin namına, hesabına, yerine: "Haklı bir öfke adına da olsa bir insandan aklını yüreğinden ayırması istenemez."- S. Eyuboğlu.

ALMA Nedir?


1 . Almak işi.
2 . Alıntı, iktibas: "Ondan acemicesine alma olarak."- Muallim Naci.
3 . spor Bir profesyonel sporcunun, para karşılığı kulübünden bir başka kulübe geçmesi, transfer.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

DİKKAT Nedir?


1 . Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık: "Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . ünlem "Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
3 . mecaz İlgi, özen.

ELEŞTİRİCİ Nedir?


1 . Eleştirmeci, eleştirmen.
2 . sıfat Eleştirme niteliği olan, tenkitçi: "Eleştirici bir görüş."- .

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

GÖREVLİ Nedir?


1 . Görevi olan, vazifeli: "Herkesi kendisine hizmetle görevli sanırdı."- Ç. Altan.
2 . isim Resmî görevi olan kimse, memur.

GÖZLEM Nedir?


1 . Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede: "Onun romanları düş gücüne değil, gözlem gücüne dayanır."- S. Birsel.
2 . İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede.
3 . gök bilimi Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat: "Gök bilimci gözlemle, kimya bilgini ise deneyle gerçeğe varmaya çalışır."- .
4 . edebiyat Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.
5 . felsefe Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem.

GÖZLEME Nedir?


1 . Gözlemek işi, tarassut.
2 . gök bilimi, meteoroloji Özel araçlarla inceleme. gözleme (II) isim İçine peynir, kıyma, patates vb. konularak yufkadan hazırlanan, sacda veya yağda kızartılan bir hamur işi, dürme. gözleme (III) isim Meralarda yağışın toprakla tutulması ve yem üretiminin artırılması amacıyla 40-50 cm aralıklarla 15-
20 cm çapında ve 7-
8 cm derinliğinde çukurlar açılması.

GÖZLEMEVİ Nedir?

Gökcisimlerini ve olaylarını gözlem yaparak inceleyen yer, °rasathane, °observatuvar.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞILAŞMA Nedir?


1 . Karşılaşmak işi.
2 . spor İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılan yarışma, maç.

KATI Nedir?

Taşlık, °konsa.

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KONFERANS Nedir?


1 . Topluluğa bir konuda bilgi vermek amacıyla yapılan konuşma: "Hiçbir konferansa zevkle gittiğimi hatırlamam."- O. V. Kanık.
2 . Uluslararası bir sorunun çözülmesi için yapılan toplantı: "Hatta milletlerarası konferanslara gazetelerde adı geçebilecek, yüksek seviyeli bir konuşucu mu yollarız."- F. R. Atay.

KONGRE Nedir?


1 . Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı: "Sonradan öğrendim ki bu efendiler ticaret kongresine gelmiş delegelermiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Kurultay.
3 . Amerika Birleşik Devletlerinde Temsilciler Meclisi ile Senatonun bir aradayken aldıkları ad.

KURA Nedir?


1 . İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme: "Okulu bitirirken kurada Karaköse'yi çekince dağda taşta doya doya ata bineceği için seviniyordu."- N. Cumalı.
2 . Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

KURAL Nedir?


1 . Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam: "Dil bilgisi kuralları."- .
2 . Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke: "O yirmi beş yaşına kadar umumi kurallara, yargılara sığmayan bir hayat yaşamıştır."- H. E. Adıvar.

MÜŞAHİT Nedir?

Gözlemci.

ÖNERGE Nedir?

Meclis, kongre vb. resmî bir toplantıda, herhangi bir konu veya sorunla ilgili olarak bir öneride bulunmak için üyelerden biri veya birkaçı tarafından başkanlığa verilen, oya sunularak karar verilmesi istenen yazılı kâğıt, takrir.

RAPOR Nedir?


1 . Herhangi bir işte, bir konuda yapılan inceleme, araştırma sonucunu, düşünceleri veya tespit edilenleri bildiren yazı, yazanak: "Yanımdaki küçük masanın üstünde çabucak raporunu yazdı."- Ö. Seyfettin.
2 . Anlatım, ifade.
3 . tıp (***) Hastalığın teşhisi, hastanın dinlenme durumu vb.ni gösteren, doktor veya doktorlar kurulu tarafından verilen yazı.

RASIT Nedir?

Gözlemci.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

TELESKOP Nedir?

( tele uzak, skopein gözetlemek) Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gökbilimle ilgili gözlemlerde kullanılın optik aygıt, ırakgörür.

TOPLA Nedir?

Üç parmaklı dirgen.

TOPLANTI Nedir?


1 . Birden çok kimsenin türlü amaçlarla bir araya gelmesi, içtima: "Komisyon toplantısı bitsin de görürsünüz."- M. Ş. Esendal.
2 . Bir gündem üzerinde görüşmek amacıyla ilgililerin katılmasıyla yapılan birleşim.
3 . Bir meclisin bir yıl içindeki birleşimlerinin tümü.
4 . Toplanma, bir araya gelme, kabarıklık oluşturma: "Gür kaşları başlangıçlarında kıvrık toplantılar yaparak incele incele uçlarında büsbütün sivrilirdi."- H. Z. Uşaklıgil.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAZMA Nedir?


1 . Yazmak işi, tahrir: "Yazmanın çok enstantane bir düşünce olduğunu biliyorum."- S. F. Abasıyanık.
2 . Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap.
3 . halk ağzında Kaba kulak hastalığı.

YAZMAK Nedir?


1 . Söz ve düşünceyi özel işaret veya harflerle anlatmak: "Büyük bir heyecan, bir haz içinde şu satırları yazıyorum."- Ö. Seyfettin.
2 . Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek: "Adresini bilmiyorum ki yazayım."- .
3 . (-de) Yazar olarak görev yapmak.
4 . (nsz) Yazı ile bildirmek, haber vermek: "Mağlubiyet Almanya'yı karıştırmış, gazeteler yazıyor."- A. İlhan.
5 . Bir bilim veya edebiyat eseri oluşturmak.
6 . Sayaç vb. sayılarla niceliği belirtmek.
7 . Kaydetmek: "Çocuğu okula yazdılar."- .
8 . Bir göreve almak: "O delikanlıyı polis yazmışlar."- .
9 . (nsz), mecaz İnsanın geleceğini belirlemek: "Yazan böyle yazmış."- .
10 . halk ağzında Gelinin yüzünü süslemek: "Kalem alıp kaşın gözün yazmalı."- Halk türküsü.

YAZMAK Nedir?


1 - Sözü, düşünceyi özel im ya da harflerle anlatmak.
2 - Yazı ile anlatmak, yazıya dökmek.
3 - Yazar olarak görev yapmak.
4 - Yazı ile bildirmek, haber vermek.
5 - Bir bilim ya da yazın yapıtı oluşturmak.
6 - (Sayaç vb.) Sayılarla niceliği belirtmek.
7 - Kayıt etmek; bir göreve almak.
8 - Yaymak, sermek.
9 - Gelinin yüzünü süslemek.
10 - (Doğaüstü güçler) İnsanın geleceğini belirlemek.

C E G L M Z Ö İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Gözlemci,

7 Harfli Kelimeler

Özgecil,

6 Harfli Kelimeler

Gözeli, Gözlem, Özgeci,

5 Harfli Kelimeler

Cemil, Gizem, İzlem, Ölmez, Özlem,

4 Harfli Kelimeler

Celi, Cemi, Elci, Elim, Ezgi, Gemi, Gezi, Göce, Göle, Göze, İlme, İmge, Lice, Lime, Ölme, Özel, Özge, Zile,

3 Harfli Kelimeler

Cem, Cim, Gem, Gez, Giz, Göl, Göz, İle, Lig, Lim, Mil, Öge, Öze, Zem, Zil,

2 Harfli Kelimeler

Ce, El, Em, Ge, İl, İm, İz, Le, Me, Mi, Öz, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.