GÖRKEMLİ (TDK)


1 . Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, göz alıcı, haşmetli, muhteşem, anıtsal: "Şirazlılar, Sadi ile Hafız'ın anısına görkemli birer anıtkabir yapmışlardı."- N. Cumalı.
2 . İri yapılı, iyice serpilmiş.

Görkemli kelimesi baş harfi G son harfi İ olan bir kelime. Başında G sonunda İ olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi R , dördüncü harfi K , beşinci harfi E , altıncı harfi M , yedinci harfi L , sekizinci harfi İ . Başı G sonu İ olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALICI Nedir?


1 . Kendisine bir şey gönderilen (kimse).
2 . Satın almak isteyen (kimse), müşteri.
3 . isim, fizik Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren aygıt: "Radyo alıcısı."- .
4 . isim, fizik Almaç.
5 . isim, sinema, TV (***) Kamera.
6 . isim, halk ağzında Azrail.

ANIT Nedir?


1 - Büyük ve önemli bir olay ya da kişinin gelecek kuşaklarca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, simge niteliğinde yontu ya da yapı, °abide.
2 - Önemi ve değeri çok olan yapıt.

ANITSAL Nedir?


1 . Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi.
2 . Görkemli.

BİRER Nedir?

Bir sayısının üleştirme sayı sıfatı, her birine bir: "Birer kalp bıraktılar bize kırık / Ömrümüzce gözyaşı döktürecek."- C. S. Tarancı.

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREN Nedir?

Görmek eylemini yapan.

GÖRKEMLİ Nedir?


1 . Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, göz alıcı, haşmetli, muhteşem, anıtsal: "Şirazlılar, Sadi ile Hafız'ın anısına görkemli birer anıtkabir yapmışlardı."- N. Cumalı.
2 . İri yapılı, iyice serpilmiş.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

GÖRÜNÜŞ Nedir?


1 . Görünme işi.
2 . Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey.
3 . Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir: "Görünüşe aldanmamalı."- .
4 . Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara: "Van gölünün görünüşü eşsizdi."- N. Cumalı.
5 . dil bilgisi Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi: "Atıldı atılacak, düştü düşecek; gelmiş olmak, gidecek olmak."- .

GÖSTERİ Nedir?


1 . İlgi, dikkat çekmek için bir topluluk önünde gösterilen beceri veya oyun: "Uçakların uçuş gösterileri."- .
2 . Bir istek veya karşı görüşün, halkın ilgisini çekecek biçimde topluca ve açıkça yapılması, nümayiş.
3 . Sinema veya tiyatroda film, oyun gösterme işi: "Sinematekte film gösterileri başladı."- .
4 . Genellikle şarkı, dans vb. eğlence türlerinin yer aldığı gösteri, şov.
5 . Bir şeyi tanıtmak amacıyla yapılan sunum, demonstrasyon, demo.
6 . Birinin, bir topluluğun kendi duygusunu gösteren sözü veya davranışı, tezahürat.

GÖSTERİŞ Nedir?


1 . Gösterme işi.
2 . Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, kurum: "Eski hayat baştan başa bir nümayiş ve gösteriş hayatı idi."- A. Haşim.
3 . Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık: "Bu yapının hiç gösterişi yok."- .
4 . Görkem.

GÖSTERİŞLİ Nedir?

Görkemli: "Gösterişli bir at."- .

GÜZEL Nedir?


1 . Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı: "Güzel kız. Güzel çiçek."- . "Yalının en güzel odası bizimdi."- .
2 . İyi, hoş: "Güzel şey canım, milletvekili olmak!"- Ç. Altan.
3 . Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran: "Güzel bir fırsat."- .
4 . Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran: "Güzel duygular. Güzel hareketler."- .
5 . Görgü kurallarına uygun olan.
6 . Sakin, hoş (hava): "Güzel bir gece."- .
7 . Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı: "Güzel vaatler."- .
8 . Pek iyi, doğru: "Güzel güzel amma!"- .
9 . isim Güzel kız veya kadın.
10 . isim Güzellik kraliçesi. 1
1 . zarf Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde: "Güzel konuştu."- . 1
2 . zarf Adamakıllı, şiddetli: ": Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler"- Ö. Seyfettin.

HAFIZ Nedir?


1 . Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse.
2 . argo Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse.
3 . sıfat, eskimiş Koruyan, saklayan.

HAŞMET Nedir?

Görkem, °ihtişam.

HAŞMETLİ Nedir?


1 . Görkemli: "Engin Hint ormanlarının haşmetli sessizliği beni takip ediyordu."- H. E. Adıvar.
2 . isim Hükümdarlara verilen unvan.

İYİCE Nedir?


1 . İyiye yakın: "İyice bir ev."- .
2 . zarf (iyi'ce) Çok, neredeyse tamamen: "Şapkası iyice yana yıkılmıştı."- Ç. Altan.
3 . zarf (iyi'ce) Gereği gibi: "Baltayı taşa mı vurduk, diyor, iyice görmemiş olacağım."- M. Ş. Esendal.

MUHTEŞEM Nedir?


1 . Görkemli: "Ne büyümüş, ne koca göbekli muhteşem bir mahluk olmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyük.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

YAPILI Nedir?


1 . Yapısı herhangi bir nitelikte olan: "Güzel yapılı. Sağlam yapılı."- .
2 . Vücudu gelişmiş, iri: "Yapılı bir adam."- .

E G K L M R Ö İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Görkemli,

7 Harfli Kelimeler

Görelik,

6 Harfli Kelimeler

Gemlik, Girmek, Gömlek, Göreli, Görkem, Görmek, Ömerli,

5 Harfli Kelimeler

Emlik, Erkli, Erlik, Gelir, Gerim, Girme, Gölek, Görme, İlmek, İmlek, İrkme, Kerim, Kiler, Likör, Melik, Ölmek, Örmek, Remil, Rimel,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Elik, Elim, Emik, Emir, Ergi, Erik, Eril, Erim, Gemi, Geri, Göle, Göre, Görk, Grek, Gril, İlke, İlme, İmge, Kile, Köle, Köre, Krem, Lime, Meri, Ölme, Örek, Örge, Örme, Remi, Röle,

3 Harfli Kelimeler

Elk, Erg, Erk, Gem, Gök, Göl, Gri, İle, İlk, Kel, Kem, Ker, Kil, Kim, Kir, Kör, Lig, Lim, Lir, Lök, Mil, Mir, Öge, Öke, Örk,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Er, Ge, İl, İm, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.