GÖRÜ (TDK)


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Görü kelimesi baş harfi G son harfi Ü olan bir kelime. Başında G sonunda Ü olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi R , dördüncü harfi Ü . Başı G sonu Ü olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİRDEN Nedir?


1 . Bir defada.
2 . Ansızın: "Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım."- R. H. Karay.
3 . Birlikte, beraberce, hepsi bir arada: "Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Çabucak.

ÇEVRE Nedir?


1 . Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi: "Büyük kentlerin çevreleri gecekondularla sarılmıştır."- O. Rifat.
2 . Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam: "Her girdiği çevreye kişiliği ile birlikte olgun ve asil bir huzur havası getirirdi."- H. Taner.
3 . Sırma işlemeli mendil: "Geçen gün sandığı karıştırırken elime işlemeli çevreler geçti."- M. Yesari.
4 . mecaz Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit: "Siyasi çevreler. Sanat çevresi."- .
5 . mecaz Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit: "Babanın ve çevresinin var güçleri ile destekledikleri düşünülebilir."- H. Taner.
6 . dil bilgisi Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst.
7 . matematik Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi.
8 . toplum bilimi Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

DOLAYSIZ Nedir?


1 . Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta: "Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek?"- S. İleri.
2 . zarf Araya herhangi bir araç girmeden: "Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır."- A. İlhan.

FELSEFE Nedir?


1 . Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması: "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."- N. Cumalı.
2 . Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü: "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."- .
3 . Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi: "Sokrates felsefesi."- .
4 . Dünya görüşü: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
5 . Bir konuda soyut düşünüş: "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor."- H. E. Adıvar.

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

GÖRME Nedir?

Görmek işi, rüyet.

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

KAVRAM Nedir?


1 . Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon: "Herkesin kendine özgü bir mutluluk kavramı vardır."- H. Taner.
2 . felsefe Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, konsept, mefhum, nosyon.
3 . halk ağzında Karın zarı, periton.
4 . halk ağzında Tutam, avuç dolusu.

KAVRAMA Nedir?


1 . Kavramak işi, anlama, algılama: "Sanat eri çalışır, bir eser kor ortaya, onun güzel olduğuna inanır, o güzelliği herkesin anlamasını, kavramasını ister."- N. Ataç.
2 . Ağaç kuşak.
3 . Otomobilde motor ile vites kutusunu birbirine bağlayıp ayırma, motordan gelen hareketi sarsıntısız olarak öteki aktarma ögelerine iletme.
4 . halk ağzında Küçük orak.

NEZARET Nedir?


1 - Bakma, gözetme.
2 - Bakanlık.
3 - Görü.
4 - Gözaltı, gözetim.
5 - Denetim, °kontrol.

ÖZEL Nedir?


1 . Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan.
2 . Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.
3 . Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: "Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta."- N. Cumalı.
4 . Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı.
5 . Dikkate değer: "Özel bir ilgi gösterdi."- .
6 . Ayırt edici bir niteliği olan.
7 . Her zaman görülenden, olağandan farklı: "Özel durumları da göz önüne alalım."- .

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

G R Ö Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Görü, Örgü,

3 Harfli Kelimeler

Gür, Örü,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.