GÖLGELİK (TDK)


1 . Gölge altında bulunan yer.
2 . Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola: "Çocuğa oracıktaki gölgelikte meme emzirmekte olan kadını gösterdi."- O. C. Kaygılı.

Gölgelik kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi L , dördüncü harfi G , beşinci harfi E , altıncı harfi L , yedinci harfi İ , sekizinci harfi K . Başı G sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AHŞAP Nedir?

Ağaçtan, tahtadan yapılmış.

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

BİNDİ Nedir?

Destek.

ÇARDAK Nedir?


1 . Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak.
2 . Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer: "Evin bahçeye açılan tahta kapısının üstündeki çardakta koruklar sarkıyordu."- O. Rifat.
3 . Kameriye: "Çardağın boşluğuna girdiğimiz vakit durmuş, eliyle yanağımı sıkmış, çenemi okşamıştı."- R. H. Karay. Çardak -k'ı özel, isim (ça'rdağı) Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

DEMİR Nedir?


1 . Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,
8 olan, 15
10 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular."- P. Safa.
3 . Bu elementten yapılmış parça: "Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri."- .
4 . Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.
5 . sıfat, mecaz Güçlü, kuvvetli, sert: "O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu."- S. F. Abasıyanık.
6 . denizcilik Çıpa.

DİKME Nedir?


1 . Dikmek işi.
2 . Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
3 . mecaz Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk.
4 . halk ağzında Ağaç, direk.
5 . halk ağzında Fidan, yeni dikilmiş fidan.
6 . denizcilik Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna.
7 . matematik Dikey olan doğru veya düzlem, amut.

EMZİRME Nedir?

Emzirmek işi.

EMZİRMEK Nedir?

Kadın veya dişi hayvan, memesindeki sütü yavruya vermek: "Tam karşımdaki sıranın köşesinde genç irisi bir taze sol memesini çıkarmış, yavrusunu emziriyor."- H. Taner.

GÖLGE Nedir?


1 . Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık: "Etrafına gölge salmayan, yemiş vermeyen hangi kütük baltadan kurtulur?"- H. E. Adıvar.
2 . Güneş ışınlarından korunacak yer: "Sakın kesme, gölgesinde yorgun çiftçi dinlensin."- M. Ş. Esendal.
3 . Ne olduğu anlaşılamayan karaltı, silüet: "Pencereden dışarıya bir gölge çıktı, arkasından seğirttiler."- A. Gündüz.
4 . Resimde bir şekli cisimlendirmek için, onun ışık almaması gereken yerlerine vurulan az çok koyu renk.
5 . Röfle.
6 . Yetkisi olmadığı hâlde etkili olan: "Gölge başkan. Gölge kabine."- .
7 . mecaz Birinin yanından hiç ayrılmayan kimse.
8 . mecaz Koruma, kayırma himaye: "Onun gölgesi altında yaşıyor."- .

GÖLGELİ Nedir?


1 . Gölge altında olan.
2 . mecaz Nitelik ve ayrıntıları iyice bilinmeyen.

GÖLGELİK Nedir?


1 . Gölge altında bulunan yer.
2 . Kazıkların ve belli kalınlıktaki dikmelerin üzerine bindirilmiş bir tür demir veya ahşap çardak, sayeban, pergola: "Çocuğa oracıktaki gölgelikte meme emzirmekte olan kadını gösterdi."- O. C. Kaygılı.

KADI Nedir?

Tanzimat'a kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

KADIN Nedir?


1 . Erişkin dişi insan, zen erkek veya adam karşıtı: "Yanlarında, kendileriyle ahbaplık edecek dostlar, hizmetlerine koşacak kadınlar veya erkekler görmek isterler."- A. Ş. Hisar.
2 . Evlenmiş kız.
3 . sıfat Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri olan.
4 . mecaz Hizmetçi bayan.
5 . eskimiş Bayan: "Hintli kadın toplantıyı renklendirmek için herkesin kendisine bazı şeyler sormasını teklif ediyordu."- B. Felek.

KALIN Nedir?


1 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı: "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar.
2 . Enli ve gür (kaş).
3 . Yoğun, akıcılığı az olan: "Kalın bir sis tabakası."- .
4 . Etli, dolgun: "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal.
5 . Pes (ses): "Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner.

KALINLIK Nedir?


1 . Kalın olma durumu.
2 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyut: "Bu beş katlı Galata kulesi kalınlığındaki korkunç apartmanın sakinleri hep debdebe içinde yüzmüş insanlarmış."- S. F. Abasıyanık.

KAYGI Nedir?

Üzüntü, endişe duyulan düşünce, tasa: "Korku ve kaygıyla vücudunu dinledi."- A. İlhan.

KAYGILI Nedir?

Kaygısı olan, üzüntülü: "Kadın kaygılı bir sesle bağırdı."- H. E. Adıvar.

KAZI Nedir?


1 . Bir yeri kazma işi, hafriyat.
2 . Yer altındaki tarihsel değeri olan şeyleri, yapıları ortaya çıkarmak amacıyla arkeologlarca toprağın belli kurallara ve yöntemlere göre kazılması, araştırılması.
3 . Hak (II).

KAZIK Nedir?


1 . Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç: "Çadır kazığı."- . "Hayvanı kazığa bağlamak."- .
2 . Direk, sopa.
3 . Yapıların temelinde kullanılan, toprağa çakılan veya toprak içine giren tahta, maden veya betonarmeden silindir, prizma vb. biçimindeki uzun parça.
4 . sıfat, mecaz Çok zor (soru, sınav vb.).
5 . teklifsiz konuşmada Alışverişte aldatma, aldatılma.
6 . spor Genellikle yağlı güreşte, güreşçinin, elini hasmının kispeti içine sokarak yaptığı oyun.
7 . eskimiş İnsanı üzerine oturtarak öldürdükleri, yere dik çakılmış sivri uçlu odun veya şiş.
8 . eskimiş Kazığa oturtarak uygulanan öldürme cezası.

MEME Nedir?


1 . Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik.
2 . Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü: "Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu."- R. Ilgaz.
3 . Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı: "O, sağ elinin parmaklarını bükerek kulak memesinin altına koymuş, ağzı açıktı."- S. F. Abasıyanık.
4 . askerlik Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı: "Tüfek memesi."- .
5 . denizcilik Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ORACIKTA Nedir?

Hemen o yerde, olduğu yerde: "Yemeğini son günlerde oracıkta, pasaj içindeki Macar lokantasında yiyordu."- R. H. Karay.

SAYE Nedir?


1 . Gölge.
2 . mecaz Koruma, yardım.

SAYEBAN Nedir?

Gölgelik.

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

E G G K L L Ö İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Gölgelik,

7 Harfli Kelimeler

Gölgeli,

6 Harfli Kelimeler

Köleli,

5 Harfli Kelimeler

Ellik, Gölek, Gölge, İlkel, Kelli,

4 Harfli Kelimeler

Ekli, Elik, Elli, Göle, İlke, İlle, Kile, Köle,

3 Harfli Kelimeler

Elk, Gök, Göl, İle, İlk, Kel, Kil, Lig, Lök, Öge, Öke,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Ge, İl, Ke, Ki, Le,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.