GÖL (TDK)


1 - Oluşması genellikle tektonik, volkanik vb. olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu ya da tuzsuz durgun su örtüsü.
2 - Yapay su birikintisi.

Göl kelimesi baş harfi G son harfi L olan bir kelime. Başında G sonunda L olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi L . Başı G sonu L olan 3 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAĞLI Nedir?


1 . Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı."- B. Necatigil.
3 . Sınırlanmış, sınırlı: "Tüzüğe bağlı bir işlem."- .
4 . Kapatılmış olan, kapalı: "Bağlı geçit."- .
5 . Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."- .
6 . Sadık: "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."- Anayasa.
7 . mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun: "Çocuklarına bağlı ana."- .
8 . halk ağzında Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

BİRİKİNTİ Nedir?

Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey: "Komşunun kazları birikintilerde kanat çırpıp bağırıyordu."- R. Enis.

ÇEVRİ Nedir?


1 . Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil.
2 . coğrafya Girdap: "Hava çevrisi şiddetli olduğundan ağaçları söker, yapıları yıkar."- .

ÇEVRİLİ Nedir?


1 . Çevrilmiş, kuşatılmış: "Bizim lokantanın üzeri, yanları, karşısı büyük büyük apartmanlarla çevriliydi."- O. Kemal.
2 . Dönük.

DERİN Nedir?


1 . Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan: "Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüzeyden içeri inen.
3 . Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan: "Derin bir bilgin."- .
4 . Yoğun: "Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı."- M. Ş. Esendal.
5 . Uzun süren: "Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi."- P. Safa.
6 . mecaz Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan: "Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır."- F. R. Atay.
7 . mecaz İçten gelen: "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez."- R. H. Karay.
8 . mecaz Uyanılması güç, ağır (uyku).
9 . isim, mecaz Dip: "Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde."- Y. K. Beyatlı.

DURGUN Nedir?


1 . Sakin: "Deniz masmavi, hava durgun, her taraf ılıktı."- R. H. Karay.
2 . mecaz Neşesiz, keyifsiz, sessiz: "Öteki durgun bir Anadolu köylüsü idi."- F. R. Atay.
3 . mecaz Canlı olmayan, sönük, hareketsiz: "Harp hemen tesirini gösterdi. Piyasa durgun."- Ö. Seyfettin.

GENELLİKLE Nedir?

Genel olarak, büyük bir çoğunlukla, çoğu kez, çoğunlukla, çoklukla, ekseri, ekseriya, ekseriyetle, umumiyetle: "Türkler genellikle konukseverdir."- .

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLAY Nedir?


1 . Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka: "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla."- N. Cumalı.
2 . Önemli tarihsel olgu, fenomen: "Nötron bombası günümüzün olayıdır."- .

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

OLUŞMA Nedir?

Oluşmak işi, teşekkül.

ÖRTÜ Nedir?


1 . Örtmek için kullanılan şey, vualet: "Hekim, hastanın üstündeki örtüyü açtı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yapılarda çatı, dam.

TEKTONİK Nedir?

Parçalanıp dağılmış yer katmanlarının birbirleri ile olan ilgilerini araştıran yer bilimi kolu.

TOPRAK Nedir?


1 . Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü: "Kara toprak. Kireçli toprak. Killi toprak."- .
2 . sıfat Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış: "İki toprak duvarın birleştiği bir girintide diz üstü büzülmüş görünüyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Arazi, tarla: "Köylüye toprak dağıtmak."- .
4 . jeoloji Kara: "Toprağa ayak basmak."- .
5 . mecaz Ülke: "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok."- R. E. Ünaydın.

TUZLU Nedir?


1 . Tuzu olan: "Dudaklarımda Boğaz havasının tuzlu lezzetiyle uyandım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Yapılışında tuz bulunan, tuzu çok olan: "Bu yemek tuzlu olmuş."- .
3 . mecaz Çok pahalı.

TUZSUZ Nedir?


1 . Tuzu olmayan veya tuzu az olan.
2 . mecaz Tatsız şakalar yapan (kimse).

VOLKANİK Nedir?


1 . Volkanla ilgili: "Volkanik kaya."- .
2 . Volkan özelliği taşıyan: "Volkanik kaya."- .
3 . İçinde volkan bulunan: "Volkanik arazi."- .

YAPAY Nedir?


1 . Doğadaki örneklerine benzetilerek insan eliyle yapılmış, üretilmiş, yapma, suni, sentetik, doğal karşıtı: "Yapay gübre."- .
2 . Yapmacık.

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.