GÖÇÜRMEK (TDK)


1 . Göçmesine sebep olmak: "Soğuklar bu yıl yaylacıları vakitsiz göçürdü."- .
2 . Çökertmek: "Kar çatıyı göçürdü."- .
3 . teklifsiz konuşmada Yiyip bitirmek: "Bir tabak baklavayı göçürdü."- .
4 . halk ağzında Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikmek, göçermek.

Göçürmek kelimesi baş harfi G son harfi K olan bir kelime. Başında G sonunda K olan kelimenin birinci harfi G , ikinci harfi Ö , üçüncü harfi Ç , dördüncü harfi Ü , beşinci harfi R , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı G sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAKLA Nedir?


1 . Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba).
2 . bitki bilimi Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.
3 . Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri.

BAKLAVA Nedir?


1 . Çok ince yufkadan yapılarak arasına kaymak, fıstık, ceviz, badem vb. konulup pişirilen ve üzerine şeker şerbeti dökülen bir tür tatlı.
2 . Eşkenar dörtgen biçiminde olan nesne: "Yeşil kadifeden dikilmiş yarım baklava şeklinde muska çok ufakken üzerine gelen havaleden Fikret'i kurtarırmış."- R. Enis.

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BİTİRME Nedir?

Bitirmek işi, itmam, mezuniyet.

BİTİRMEK Nedir?


1 . Bitmesini sağlamak, sona erdirmek, tüketmek, tamamlamak, sonuçlandırmak: "Bu işi sonuna kadar bitirmek lazım."- P. Safa.
2 . Güçsüz düşürmek, bitkin duruma getirmek, yormak: "Onu en çok bitiren Filistin, Irak cepheleri oldu."- A. Gündüz.
3 . Onulmaz duruma getirmek, mahvetmek: "Yetişir koştuğum aşkın peşi sıra / Bitirdi beni bu içki, bu kumar."- C. S. Tarancı.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

ÇATI Nedir?


1 . Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü: "Sık ağaçlar arasında yalnız üst katının çatısı görünen kırmızı aşı boyalı bir eski eve doğru yürüyorlardı."- Ö. Seyfettin.
2 . Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü.
3 . Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer.
4 . İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu.
5 . mecaz Barınılan, sığınılan yer.
6 . mecaz Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik.
7 . dil bilgisi Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi.
8 . edebiyat Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu: "Halit Ziya Uşaklıgil'in, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun, Reşat Nuri Güntekin'in romanlarındaki sağlam çatıyı onunkilerde bulamazdınız."- H. Taner.
9 . mimarlık Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı.

ÇIKAR Nedir?

Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.

ÇÖKERTME Nedir?


1 . Çökertmek işi veya durumu.
2 . Muğla yöresine ait bir tür halk oyunu ve halk türküsü.
3 . askerlik Cep. çökertme (II) isim Deniz dibine indirilerek üstüne balıklar geldiğinde köşelerinden çekilip kaldırılan ağ.

DİKME Nedir?


1 . Dikmek işi.
2 . Ahşap yapılarda pencere ve kapı yanlarına dikilen direklerden her biri.
3 . mecaz Bir evde aileyi sürdürecek olan tek çocuk.
4 . halk ağzında Ağaç, direk.
5 . halk ağzında Fidan, yeni dikilmiş fidan.
6 . denizcilik Yük kaldırmakta kullanılan bir direkli maçuna.
7 . matematik Dikey olan doğru veya düzlem, amut.

DİKMEK Nedir?


1 . Bir cismi dik olarak durdurmak: "Bir yere direk dikmek."- .
2 . Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek: "Boş toprağa bir koru dikseniz otuz yılda gölge verir."- F. R. Atay.
3 . (-i) Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek: "Doldurmasıyla kadehini dikmesi, gözünü kırpmadan tek yudumda devirmesi bir oluyor."- A. İlhan.
4 . Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek.
5 . Top, taş vb.ni dikine havaya atmak.
6 . Yapı kurmak, inşa etmek.
7 . spor Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak: "Oyuncu topu penaltı noktasına dikti."- . dikmek (II) -er (-i) Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak: "Giysi dikmek."- .

DİKMEK Nedir?


1 - Bir cismi dik olarak durdurmak.
2 - Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek.

GÖÇER Nedir?

Göçebe.

GÖÇERME Nedir?


1 . Göçermek işi.
2 . Bitkileri yerinden çıkarıp başka yere dikme.

GÖÇERMEK Nedir?


1 . Bir kimseden diğer kimseye geçirmek, havale etmek, devretmek: "Arkadaşım işini bana göçerdi."- .
2 . Bitkileri yerinden, çıkarıp başka yere dikmek, değiştirmek, göçürmek.

GÖÇME Nedir?

Göçmek işi.

GÖÇÜ Nedir?

Toprak kayması.

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUŞ Nedir?


1 . Konma işi.
2 . askerlik Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
3 . coğrafya Konum.

KONUŞMA Nedir?


1 . Konuşmak işi: "Gecenin sessizliğini bozan bu gürültülü konuşmaların uğultusu yukarı katlara genişleyerek, sağırlaşarak çıkmaya başladı."- M. Ş. Esendal.
2 . Görüşme, danışma, müzakere.
3 . Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılan söyleşi, konferans: "Bu konuşmaya nihayet verirken okumak terbiyesinden bahsetmek lazımdır."- Y. K. Beyatlı.

SEBEP Nedir?

Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey: "Aynayı kırmamın hiçbir sebebi yoktur."- S. F. Abasıyanık.

TABAK Nedir?


1 . Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap: "Kadın masaya tabak, kaşık koyuyor."- A. Gündüz.
2 . sıfat Bu kabın alacağı miktarda olan.

TEKLİFSİZ Nedir?


1 . Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı: "Bunlardan başka bazı teklifsiz aile dostları da var."- R. N. Güntekin.
2 . zarf Samimi, içli dışlı, sıkı fıkı bir biçimde.

VAKİTSİZ Nedir?


1 . Uygun bir zamanda olmayan: "O iyi yürekli adam bu vakitsiz ziyaretimin sebebini önceden bildiği için..."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . zarf Vakti, zamanı gelmeden.

YAYLA Nedir?


1 . Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası, plato: "Geceleri yaylalar ayaz olur, adamı üşütür."- M. Ş. Esendal.
2 . Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazın havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri.

YAYLACI Nedir?

Yaz mevsimini yaylada geçiren kimse.

YERİNDE Nedir?


1 . İyi, yeterli: "Binbaşı, uzun boylu, ince yapılı, uzun kır bıyıklı, yaşlı ise de gücü yerinde, her işe eli yatan bir adam."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde: "Yerinde konuşmak."- .
3 . zarf Durumunda: "Sıkılacak ne var, doktor onun babası yerinde."- M. Ş. Esendal.

E G K M R Ç Ö Ü Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Göçürmek,

7 Harfli Kelimeler

Göçürme,

6 Harfli Kelimeler

Göçmek, Görkem, Görmek,

5 Harfli Kelimeler

Çökme, Çöküm, Çörek, Çörkü, Göçer, Göçme, Göçük, Göçüm, Gökçe, Gömeç, Gömük, Görme, Görüm, Gümeç, Kömeç, Kömür, Örmek, Ürkme,

4 Harfli Kelimeler

Göçü, Gömü, Göre, Görk, Görü, Grek, Güme, Güre, Köre, Krem, Küme, Küre, Müge, Ökçe, Ömür, Örek, Örge, Örgü, Örme, Örük, Örüm, Üçer, Ürem,

3 Harfli Kelimeler

Çek, Çük, Ekü, Erg, Erk, Geç, Gem, Göç, Gök, Güç, Güm, Gür, Kem, Ker, Kör, Kür, Meç, Öge, Öke, Örk, Örü, Üre,

2 Harfli Kelimeler

Çe, Ek, Em, Er, Ge, Ke, Me, Öç, Re, Üç,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.