FUKARALIK (TDK)


1 . Yoksulluk, fakirlik: "Keşke yengem, bizi, fukaralığımızı bu kadar duymadan sevse!"- Y. Z. Ortaç.
2 . Güçsüzlük: "Ne fukaralıktan ne yaşlılığından şikâyet ediyorum."- R. N. Güntekin.

Fukaralık kelimesi baş harfi F son harfi K olan bir kelime. Başında F sonunda K olan kelimenin birinci harfi F , ikinci harfi U , üçüncü harfi K , dördüncü harfi A , beşinci harfi R , altıncı harfi A , yedinci harfi L , sekizinci harfi I , dokuzuncu harfi K . Başı F sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DUYMA Nedir?

Duymak durumu: "Donmak üzere olan insanların tatlılığını içimde duymaya başladım."- S. F. Abasıyanık.

FAKİR Nedir?


1 . Geçimini güçlükle sağlayan, yoksul, fukara, zengin karşıtı: "En fakir köyler taştandır ve üstü kiremittir."- F. R. Atay.
2 . Olması gerekenden az: "Seni fakir, soluk bir dekor içinde görmek istemem."- M. Yesari.
3 . isim Hindistan'da yokluğa, eziyete kendini alıştırmış derviş.
4 . mecaz Zavallı, kimsesiz: "Hey gidi kahpe felek, gençliklerine doymadan gitti fakirler."- H. Taner.
5 . isim, mecaz, eskimiş Kişinin alçak gönüllülük göstermek için kendisine verdiği san: "Fakir dün ziyaretinize geldimse de bulamadım."- Şemsettin Sami.

FAKİRLİK Nedir?


1 . Yoksulluk: "Bilmezsin belki arpa ekmeği de İran'da fakirliğin sembolüdür."- T. Buğra.
2 . Verimsizlik, kısırlık: "Toprağın fakirliği."- .
3 . Yetersizlik: "Dilin fakirliği."- .

FUKARA Nedir?


1 . Yoksul, fakir: "Biriktirdiği bütün parasını sadaka olarak fukaraya verir."- Y. K. Beyatlı.
2 . isim Derviş: "Bir Bektaşi fukarası."- .
3 . mecaz Zavallı: "Bu karışık ve çok fukara bir kumpanyaydı."- H. E. Adıvar.

FUKARALIK Nedir?


1 . Yoksulluk, fakirlik: "Keşke yengem, bizi, fukaralığımızı bu kadar duymadan sevse!"- Y. Z. Ortaç.
2 . Güçsüzlük: "Ne fukaralıktan ne yaşlılığından şikâyet ediyorum."- R. N. Güntekin.

GÜÇSÜZ Nedir?

Gücü olmayan, âciz.

GÜÇSÜZLÜK Nedir?

Güçsüz olma durumu, güçsüze yakışacak davranış, kuvvetsizlik, aciz, iktidarsızlık.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

YAŞLI Nedir?

(Göz için) Yaşla dolmuş.

YENGE Nedir?


1 . Bir kimsenin kardeşinin, dayısının veya amcasının karısı.
2 . Bir erkeğin kendi karısından söz ederken kullandığı ad: "Biz şimdi yenge ile bir Köroğlu bir Ayvaz."- R. N. Güntekin.
3 . ünlem, teklifsiz konuşmada Kadınlar için söylenen bir seslenme sözü.
4 . halk ağzında Düğünde geline kılavuzluk eden kadın.

YOKSUL Nedir?


1 . Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı: "Onu ... zavallı, yoksul çevresinde bırakıp gidebileceğini hiç düşünmüyordu."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz: "Yazılarını okudum, sözlerini dinledim, bilgice onu biraz yoksul buldum."- M. Ş. Esendal.

YOKSULLUK Nedir?


1 . Yoksul olma durumu, yoksuzluk, sefillik, sefalet, fakirlik: "Yoksuldu biliyorum ama boyuna da yoksulluk sözü edilmez ya!"- O. V. Kanık.
2 . mecaz Verimsizlik, yetersizlik.

A A F I K K L R U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Fukaralık,

7 Harfli Kelimeler

Arkalık, Karakul, Karalık, Ufaklık,

6 Harfli Kelimeler

Araklı, Aralık, Arkalı, Farklı, Fırlak, Fraklı, Fukara, Kafalı, Karalı, Karlık, Karluk, Kuralı, Ufaklı, Ufarak,

5 Harfli Kelimeler

Aklık, Fıkra, Fırka, Fular, Kafur, Kalak, Kalfa, Kalık, Karık, Karlı, Kukla, Kulak, Kurak, Kural, Ukala,

4 Harfli Kelimeler

Afak, Afal, Akak, Akar, Akıl, Aklı, Akur, Alfa, Alık, Araf, Arak, Arık, Arka, Arlı, Faal, Fakr, Fark, Faul, Frak, Fuar, Irak, Kafa, Kaka, Kala, Kara, Karı, Kırk, Kral, Kuka, Kula, Kura, Laka, Rakı, Ufak, Ulak, Urla,

3 Harfli Kelimeler

Aka, Akı, Ala, Ara, Arı, Ark, Fak, Fal, Far, Fır, Flu, Ful, Ira, Irk, Kak, Kal, Kar, Kıl, Kır, Kul, Kur, Laf, Lak, Raf, Ruf, Ula,

2 Harfli Kelimeler

Af, Ak, Al, Ar, Fa, La, Ra, Uf, Ur,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.