FOSİLLEŞMEK (TDK)


1 . Fosil durumuna gelmek, taşıllaşmak.
2 . mecaz Gerilemek, köhneleşmek.
3 . mecaz Düşünme gücünü yitirmek.

Fosilleşmek kelimesi baş harfi F son harfi K olan bir kelime. Başında F sonunda K olan kelimenin birinci harfi F , ikinci harfi O , üçüncü harfi S , dördüncü harfi İ , beşinci harfi L , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı F sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

DÜŞÜNME Nedir?


1 . Düşünmek durumu, tefekkür: "Kimsesiz bir çocuk bulup evlat edinmeyi düşünmeye başlamıştım."- R. N. Güntekin.
2 . felsefe Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu.
3 . felsefe Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

FOSİL Nedir?


1 . Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl.
2 . mecaz Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse.

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GERİ Nedir?


1 . Arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt taraf, ileri karşıtı: "Amerikan barın gerisinden işaret eden barmen seslendi."- N. Cumalı.
2 . Son, sonuç: "Sen gerisini düşünme."- .
3 . Bir şeyin sona kalan bölümü: "Yazının gerisi yarın yayımlanacak."- .
4 . Geçmiş, mazi: "Artık geride özleyeceğim hiçbir şey yok."- S. F. Abasıyanık.
5 . Hayvanda boşaltım organının dışı.
6 . sıfat Eksik gösteren (saat): "Bu saat beş dakika geridir."- .
7 . sıfat Aptal, anlayışsız.
8 . sıfat, mecaz Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş: "Geri düşünce. Geri adam."- .
9 . zarf Geriye doğru: "Bağına, bahçene, suyuna, toprağına veda ederek geri gidiyorum."- F. R. Atay.
10 . ünlem "Geri dön, geri git!" anlamında bir söz.

GERİLEME Nedir?


1 . Gerilemek işi: "Yüreğinde, gevşek bir isteksizlik, cayışa benzeyen tatsız bir gerileme vardı."- C. Uçuk.
2 . biyoloji Bir dokunun, bir organın evrim geçirmesi veya bir yapının basitleşmesi.
3 . mantık Sonuçlardan ilkelere, etkilerden sebeplere ve birleşiklerden yalınçlara doğru usa vurma işlemi.
4 . ruh bilimi Kavrama yeteneğinin giderek zayıflaması durumu.
5 . eskimiş Geri çekilme, ricat.

GERİLEMEK Nedir?


1 . Geri çekilmek, geriye çekilmek: "Dürdane gerileyip baktı, kurnaz bir kahkaha ile göğsü oynadı."- M. Yesari.
2 . Daha aşağı bir dereceye düşmek.
3 . Hastalık, gelişmeksizin yok olmaya yüz tutmak.
4 . mecaz Bir tepki karşısında katı sayılan bir tutumdan vazgeçmek.

GÜCÜ Nedir?

Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

GÜCÜN Nedir?


1 . Dara dar.
2 . Güçlükle, ancak, zorla.

KÖHNE Nedir?


1 . Eskiyip yıpranmış, bakımsız kalmış: "Annemin, çocukluğundan beri yanından ayırmadığı, köhne ciltli, küçük bir Mushaf'ı vardı."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz İçinde yaşanılan zamana göre geride kalmış, eskimiş, çağ dışı: "Köhne bir düşünce."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

TAŞIL Nedir?

Fosil.

TAŞILLAŞMA Nedir?

Fosilleşme.

TAŞILLAŞMAK Nedir?

Fosilleşmek.

YİTİRME Nedir?

Yitirmek işi.

YİTİRMEK Nedir?


1 . Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek: "Kalemimi yitirdim."- .
2 . Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek.
3 . Ölüm sonucu kaybetmek.
4 . Yanlış yola girmek, kaybolmak: "Ormanda yolunu yitirenler, yollarını yine şaşırmamak için nereden yürümeye başlamışlarsa oraya dönerler."- Halikarnas Balıkçısı.

E E F K L L M O S İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Fosilleşmek,

10 Harfli Kelimeler

Fosilleşme,

9 Harfli Kelimeler

Lifleşmek,

8 Harfli Kelimeler

Fişlemek, Liflemek, Lifleşme, Şiflemek,

7 Harfli Kelimeler

Eklemli, Eklesil, Eksilme, Eşilmek, Fişleme, İlkesel, İskemle, İslemek, İşlemek, Kesilme, Kesişme, Killeme, Lifleme, Mesleki, Meşelik, Şifleme,

6 Harfli Kelimeler

Efelik, Ekilme, Ekşime, Elemli, Emekli, Esefli, Eskime, Eskimo, Eşeksi, Eşilme, Feliks, İskele, İsleme, İşemek, İşleme, Kefeli, Kelime, Keseli, Lekeli, Melike, Meslek, Seklem, Silkme, Silmek, Şeflik,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Ekose, Ellik, Elmek, Emlik, Eskil, Eslek, Esmek, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, Felek, Fiske, Fişek, Fleol, Fosil, İlkel, İlmek, İmlek, İşeme, İşlek, İşlem, Kefil, Kelem, Keles, Keleş, Kelle, Kelli, Kesel, Kesif, Kesim, Kesiş, Kesme, Keşif, Kimse, Klişe, Lemis, Melek, Meles,

4 Harfli Kelimeler

Ekim, Ekli, Ekme, Ekol, Eksi, Ekşi, Elek, Elem, Elif, Elik, Elim, Elli, Emek, Emel, Emik, Emiş, Esef, Esik, Esim, Eski, Esme, Eşek, Eşik, Eşli, Eşme, Feke, File, Film, Filo, Fişe, Flok, Floş, Folk, İlke, İlle, İlme, Kefe, Kele, Keme, Kese,

3 Harfli Kelimeler

Efe, Eke, Eko, Elk, Fek, Fel, Fes, Fil, Fiş, Fok, Fol, Fos, Foş, İle, İlk, Kel, Kem, Kes, Keş, Kil, Kim, Kof, Kol, Kom, Lef, Leş, Lif, Lim, Lok, Loş, Mil, Mis, Ole, Sek, Sel, Sem, Sif, Sik, Sim, Ski,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Es, Eş, Fe, İl, İm, İs, İş, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Of, Ok, Ol, Om, Se, Si, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.