FİYORT (TDK)

Norveç, İskoçya ve Kuzey Amerika kıyılarında buzulların oluşturdukları dik yamaçlı, derin eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin deniz altında kalmasıyla oluşan körfez: "Yuvarlak dünyanın üstünde fiyortlar, berzahlar, limanlar doludur."- S. F. Abasıyanık.

Fiyort kelimesi baş harfi F son harfi T olan bir kelime. Başında F sonunda T olan kelimenin birinci harfi F , ikinci harfi İ , üçüncü harfi Y , dördüncü harfi O , beşinci harfi R , altıncı harfi T . Başı F sonu T olan 6 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALTI Nedir?


1 . Beşten sonra gelen sayının adı.
2 . Bu sayıyı gösteren 6, VI rakamlarının adı.
3 . sıfat Beşten bir artık.

ALTIN Nedir?


1 . Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,
9 olan, 106
4 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au): "Altın çok eski zamanlardan beri para basımında kullanılmaktadır."- .
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Müsteşar, pantolonunun arka cebinden altın tabakasını çıkarıp sigara veriyor."- M. Ş. Esendal.
3 . Altından yapılmış sikke: "Çocuğa bir altın taktı."- .
4 . sıfat, mecaz Üstün nitelikli, değerli: "Altın ses."- .

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

BERZAH Nedir?


1 . Kıstak: "Yarımadanın berzahındaki bu geniş yol biraz tehlikeliydi."- Ö. Seyfettin.
2 . din b. (***) Dinî inanışlara göre ölenlerin ruhlarının kıyamete kadar bulunduğu yer.

BUZUL Nedir?

Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

DERİN Nedir?


1 . Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan: "Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüzeyden içeri inen.
3 . Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan: "Derin bir bilgin."- .
4 . Yoğun: "Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı."- M. Ş. Esendal.
5 . Uzun süren: "Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi."- P. Safa.
6 . mecaz Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan: "Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır."- F. R. Atay.
7 . mecaz İçten gelen: "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez."- R. H. Karay.
8 . mecaz Uyanılması güç, ağır (uyku).
9 . isim, mecaz Dip: "Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde."- Y. K. Beyatlı.

DOLU Nedir?

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü: "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti."- T. Buğra.

DÜNYA Nedir?


1 . Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, yer, yerküre, yer yuvarı, yer yuvarlağı, acun.
2 . Dış, çevre, ortam: "Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş."- H. C. Yalçın.
3 . İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu: "Batı dünyası. Doğu dünyası."- .
4 . Meslek veya iş birliği içinde bulunma, camia: "Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır."- .
5 . zamir Elgün, herkes.
6 . mecaz Duygu, düşünce ve hayal âlemi: "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı."- Y. Z. Ortaç.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

FİYORT Nedir?

Norveç, İskoçya ve Kuzey Amerika kıyılarında buzulların oluşturdukları dik yamaçlı, derin eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin deniz altında kalmasıyla oluşan körfez: "Yuvarlak dünyanın üstünde fiyortlar, berzahlar, limanlar doludur."- S. F. Abasıyanık.

İSKOÇ Nedir?

İskoçya halkından olan kimse.

KALMA Nedir?


1 . Kalmak işi: "Asıl derdi, tumturaklı sözler, bitimsiz tartışmalarla gözünü boyayıp birazcık yanında kalmamı sağlamak."- T. Uyar.
2 . sıfat Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan: "Annemden kalma bir evim vardı. Onu rehine koyarak bir ev tuttuk"- Ö. Seyfettin.

KESİM Nedir?


1 . Kesme işi.
2 . Bölüm, parça, kısım, sektör: "Vatan hizmeti her Türk'ün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin silahlı kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne şekilde yerine getirileceği ... kanunla düzenlenir."- Anayasa.
3 . Bölge.
4 . Kesme zamanı: "Ders kesimi."- .
5 . İşaretlenmiş belli yer: "Gemi, su kesiminin üstünden yaralandı."- .
6 . Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason.
7 . tarih Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa.
8 . halk ağzında Boy bos, endam.
9 . halk ağzında Pazarlık, anlaşma.

KIYI Nedir?


1 . Kara ile suyun birleştiği yer: "Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kenar, periferi.
3 . denizcilik Sahil: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
4 . mecaz Issız, tenha yer.

KOYAK Nedir?


1 . Vadi: "Bir koyağa girip küçük bir çalılığa saklandılar."- Y. Kemal.
2 . jeoloji Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk.
3 . halk ağzında Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur: "Yaylasını koyak koyak gezerim."- Halk türküsü.

KÖRFEZ Nedir?


1 . Karanın içine sokulmuş deniz parçası: "Körfezin karşı kıyısında bir kömürcü kayığı demirlemişti."- Y. Z. Ortaç.
2 . sıfat, mecaz Kuytu, işlek olmayan: "Orası pek körfez bir yer."- . Körfez özel, isim (kö'rfez) Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri.

KUZEY Nedir?


1 . Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı.
2 . Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer: "Zonguldak Ankara'nın kuzeyindedir."- .
3 . denizcilik Yıldız.

LİMAN Nedir?

Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak: "On beş gün sonra, geldiği gibi büyük törenle limanımızdan ayrıldı."- H. Taner.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

ÜSTÜN Nedir?


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

YAMA Nedir?


1 . Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma.
2 . Bu iş için kullanılan parça: "Bereket versin benim tente yaması içindeki paracıklara."- A. Gündüz.
3 . Deride geniş leke.

YAMAÇ Nedir?


1 . Dağın veya tepenin herhangi bir yanı: "İndiğimiz yamacın eteğinde küçük ve eski bir köy var."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . halk ağzında Ön, kat, huzur: "Kız, hele beri gel yamacıma."- H. Taner.

F O R T Y İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Fiyort,

4 Harfli Kelimeler

İyot, Tifo, Trio,

3 Harfli Kelimeler

Fit, Rot, Tor, Toy,

2 Harfli Kelimeler

İt, Of, Ot, Oy, Ti, Yo,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.