FİTİLLİ (TDK)


1 . Fitili olan veya fitille ateşlenen: "Fitilli çakmak. Fitilli top."- .
2 . Üzerinde dokuma doğrultusunda fitiller olan (kumaş): "Fitilli kadife."- .

Fitilli kelimesi baş harfi F son harfi İ olan bir kelime. Başında F sonunda İ olan kelimenin birinci harfi F , ikinci harfi İ , üçüncü harfi T , dördüncü harfi İ , beşinci harfi L , altıncı harfi L , yedinci harfi İ . Başı F sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ATEŞ Nedir?


1 . Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr: "Uygarlık ateşten doğmuştur."- .
2 . Tutuşmuş olan cisim.
3 . Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç: "Yemeği ateşten indirdim."- .
4 . Patlayıcı silahların atılması: "Top ateşi geceye kadar sürdü."- .
5 . Vücut ısısı: "Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Öfke, hırs, hınç: "Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı."- T. Buğra.
7 . mecaz Coşkunluk: "Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu."- H. E. Adıvar.
8 . mecaz Tehlike, felaket: "Kendinizi ateşe atıyorsunuz."- .
9 . mecaz Büyük üzüntü, acı: "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu ..."- H. R. Gürpınar.

ÇAKMA Nedir?


1 . Çakmak işi.
2 . Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi.
3 . Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.
4 . halk ağzında Deri hastalığı, yara, çıban.

ÇAKMAK Nedir?


1 . Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası: "Nasıl oldu bilmem, eğilip yakarken çakaralmaz çakmak kıvılcım çıkardı."- B. Felek.
2 . Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti.
3 . eskimiş Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni.

ÇAKMAK Nedir?


1 - Vurarak sokup yerleştirmek.
2 - Çiviyle tutturmak.
3 - Kazık çakıp hayvan bağlamak.
4 - Kabul edilmeyecek bir şeyi kurnazlıkla kabul ettirmek.
5 - Vurmak.
6 - Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak.
7 - Sezinlemek, anlamak, farkına varmak.
10 - İçki içmek. 1
1 - Parıldamak, ışık vermek.

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

DOĞRULTU Nedir?


1 . Yön, istikamet: "Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda ... devletin gözetim ve denetimi altında yapılır."- Anayasa.
2 . Tutulan, izlenen yol.
3 . matematik Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum: "Düz gittiği veya geldiği düşünülen bir okun uzayda kalan izi, okun doğrultusunu gösterir."- .
4 . matematik Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet.

DOKUMA Nedir?


1 . Dokumak işi, tekstil: "Halı dokuma sanatı. Dokuma sanayisi."- .
2 . Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez.
3 . sıfat Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen.
4 . sıfat Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş).
5 . mecaz Yapı, oluşum: "Bunun için bu ad yıllara dayanacak, boyası has, dokuması sağlam bir ad olmalı, dedim."- M. Ş. Esendal.

FİTİL Nedir?


1 . Lambada, kandilde ve mumda yağın, çakmakta benzinin yanmasını sağlayan, türlü biçimlerde bükülmüş veya dokunmuş pamuktan yapılan genellikle yağ çekici madde: "Lambanın fitili biraz daha açılmış."- Y. Z. Ortaç.
2 . Derin yaraların tedavisinde, yara içine salınan steril gazlı bez şeridi: "Fitiller işliyor azgın yarada."- Halk türküsü.
3 . Anüse konulan donmuş yağ kıvamında ve koni biçiminde ilaç.
4 . Eskiden topları ve şimdi lağımları ateşlemekte kullanılan kaytan biçiminde tutuşturucu madde.
5 . Kumaşın altına kaytan biçiminde bükülmüş bir şey koyup üstten dikerek yapılan kabartma yol.
6 . Koltuk, sandalye vb. oturulan eşyanın yapımında dikiş veya çivileri gizlemekte kullanılan şerit.
7 . Yollu bir biçimde dokunmuş kumaş.
8 . Elli kâğıtla oynanan ve en az sayısı olanın kazanması kuralına dayanan bir iskambil oyunu: "... fitil oynarken kâğıtları bir müddet masaya bırakır."- S. F. Abasıyanık.
9 . eskimiş 0,012
5 g olan ağırlık ölçü birimi.

FİTİLLİ Nedir?


1 . Fitili olan veya fitille ateşlenen: "Fitilli çakmak. Fitilli top."- .
2 . Üzerinde dokuma doğrultusunda fitiller olan (kumaş): "Fitilli kadife."- .

KADİFE Nedir?


1 . Yüzeyi belirli uzunlukta bırakılmış ham madde lifleriyle kaplı, parlak, yumuşak kumaş, velur.
2 . sıfat Bu kumaştan yapılmış, bu kumaşla kaplanmış: "Camları kapanmış bir arabanın yumuşak kadife minderleri, o çıplaklığa karşı, zavallı adamı avunduruyordu."- H. R. Gürpınar.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

F L L T İ İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Fitilli,

5 Harfli Kelimeler

Fiili, Fitil, Lifli,

4 Harfli Kelimeler

Fiil, Flit, Lift,

3 Harfli Kelimeler

Fil, Fit, İti, Lif,

2 Harfli Kelimeler

İl, İt, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.