FELFELLEMEK (TDK)


1 . Eski canlılığını yitirmek.
2 . Afallamak, şaşırmak.
3 . Dönen, hareket eden bir cisim, durmadan önce hızını yitirmek.

Felfellemek kelimesi baş harfi F son harfi K olan bir kelime. Başında F sonunda K olan kelimenin birinci harfi F , ikinci harfi E , üçüncü harfi L , dördüncü harfi F , beşinci harfi E , altıncı harfi L , yedinci harfi L , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı F sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AFALLAMAK Nedir?

Şaşkınlıktan sersemleşmek: "Herifin deli olduğunu anlayınca afalladım da serinkanlılığımı kaybetmedim."- B. Felek.

CİSİM Nedir?


1 - Boşlukta, uzayda yer dolduran, elle tutulan her şey.
2 - Gövde, beden, °vücut.

DURMADAN Nedir?

Ara vermeden, kesintisiz, sürekli: "Bir boş arsada davul zurna ile durmadan hora tepiliyor."- R. N. Güntekin.

ESKİ Nedir?


1 . Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı: "Ey benim eski duygularım, eski düşüncelerim. Neden böyle uzaksınız benden?"- N. Ataç.
2 . Önceki, sabık: "Anlatışına bakılırsa eski kâtibe, şimdi fevkalade şık giyiniyormuş."- H. Taner.
3 . Geçerli olmayan: "Bugün mekteplerimiz artık o eski mektepler değildir."- R. N. Güntekin.
4 . Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan.
5 . Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan: "Eski öğretmen."- .
6 . isim Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey: "Ben babamın eskilerinden uydurma şeylerle giyiniyordum."- H. Z. Uşaklıgil.
7 . isim, alay yollu Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz: "Mebus eskisi. Müdür eskisi."- .

HARE Nedir?


1 . Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır: "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak."- O. Rifat.
2 . Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş.
3 . Çok sert taş, mermer.

HAREKE Nedir?

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

ÖNCE Nedir?


1 . Baştaki, geçmişteki bölüm, geçmiş zaman: "Demin söyledikleri bana sadece daha önce olup bitenleri düşündürdü."- T. Buğra.
2 . zarf (ö'nce) İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı: "Önce hep birlikte basın suçunu tarif edelim."- B. Felek.

ŞAŞI Nedir?


1 - Birbirine koşut görme ekseni olmayan (göz ya da kimse).
2 - Gözlerini çarpıtarak.

ŞAŞIRMA Nedir?

Şaşırmak işi.

ŞAŞIRMAK Nedir?


1 . Bir işe nasıl başlayıp o işi nasıl sürdüreceğini ve nasıl sonuçlandıracağını bilemeyecek duruma gelmek, içinden çıkamamak: "Söyleyeceğini şaşırmak."- .
2 . (nsz) Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek: "Hastasını muayene ederken başında bulundular mı hele söz söylediler mi eli ayağı dolaşır, ya kalbi bulamaz ya nabzı şaşırır."- A. İlhan.
3 . (nsz) Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, hayret etmek: "... o kadar bağırırdı ki nihayet herif sersem olur, şaşırır, istediğini verirdi."- M. Ş. Esendal.

YİTİRME Nedir?

Yitirmek işi.

YİTİRMEK Nedir?


1 . Ne olduğunu, nerede bulunduğunu bilememek, kaybetmek: "Kalemimi yitirdim."- .
2 . Bazı nitelik veya özelliklerin yok olması durumuna uğramak, kaybetmek.
3 . Ölüm sonucu kaybetmek.
4 . Yanlış yola girmek, kaybolmak: "Ormanda yolunu yitirenler, yollarını yine şaşırmamak için nereden yürümeye başlamışlarsa oraya dönerler."- Halikarnas Balıkçısı.

E E E E F F K L L L M Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Felfellemek,

10 Harfli Kelimeler

Felfelleme,

8 Harfli Kelimeler

Elekleme, Felfelek, Kefeleme, Lekeleme,

7 Harfli Kelimeler

Ellemek,

6 Harfli Kelimeler

Efelek, Ekleme, Elemek, Elleme, Keleme, Meleke,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Eleme, Elmek, Felek, Kelem, Kelle, Melek,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Feke, Kefe, Kele, Keme, Leke, Meke,

3 Harfli Kelimeler

Efe, Eke, Elk, Fek, Fel, Kel, Kem, Lef,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Fe, Ke, Le, Me,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.