EZİK (TDK)


1 . Bere, çürük: "Vücudu eziklerle dolu idi."- .
2 . sıfat Ezilmiş veya yassılmış.
3 . sıfat, mecaz Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü: "Hiç de ezik bulmaz kızını, hep güvenmiştir ona."- T. Buğra.

Ezik kelimesi baş harfi E son harfi K olan bir kelime. Başında E sonunda K olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi Z , üçüncü harfi İ , dördüncü harfi K . Başı E sonu K olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BERE Nedir?


1 . Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük.
2 . Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik. bere (II) isim Fransızca béret Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık: "Lacivert beresini sallayarak bir fırtına gibi içeriye girdi."- A. Ş. Hisar.

BUĞRA Nedir?

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.

ÇÜRÜK Nedir?


1 . Vurma veya sıkıştırma yüzünden vücutta oluşan mor leke: "Hemen her gece sille tokat adamakıllı dayak yiyor, her yanı çürük içinde."- A. İlhan.
2 . sıfat Çürümüş olan: "Yabancı, kirli, çürük dişlerini göstererek gülümsüyordu."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Sağlam ve dayanıklı olmayan: "Çürükleri barındırmaz yaylaların yaylası."- H. Taner.
4 . sıfat İş göremez, hastalıklı.
5 . sıfat, mecaz Sağlam bir temele veya kanıtlara dayanmayan: "Çürük dava. Çürük iddia."- .
6 . sıfat, mecaz Sakat.

DOLU Nedir?

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü: "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti."- T. Buğra.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

EZİK Nedir?


1 . Bere, çürük: "Vücudu eziklerle dolu idi."- .
2 . sıfat Ezilmiş veya yassılmış.
3 . sıfat, mecaz Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü: "Hiç de ezik bulmaz kızını, hep güvenmiştir ona."- T. Buğra.

EZİLMİŞ Nedir?


1 . Ezik duruma gelmiş: "Çevremizi, ıslak bir ezilmiş ot kokusu sarmıştı."- A. İlhan.
2 . mecaz Kendisine baskı yapılmış, hakları elinden alınmış.

GÜÇSÜZ Nedir?

Gücü olmayan, âciz.

GÜVE Nedir?

Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

GÜVEN Nedir?


1 . Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat: "... Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır."- Anayasa.
2 . Yüreklilik, cesaret.

HAYAT Nedir?


1 - Yaşam, dirim.
2 - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, °ömür.
3 - Yaşam biçimi, içinde yaşanan koşulların tümü, yaşantı.
4 - Meslek ve durum.
5 - Geçim koşullarının tümü.
6 - Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma.
7 - Yazgı, kader.
8 - Canlı varlık; yaşamayı sağlayan koşulların tümü.
9 - Bir kimsenin tarihsel biyografisi, yaşam öyküsü.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLAY Nedir?


1 . Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka: "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla."- N. Cumalı.
2 . Önemli tarihsel olgu, fenomen: "Nötron bombası günümüzün olayıdır."- .

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SIKINTILI Nedir?


1 . Sıkıntısı olan: "Ağrılar kesilmeyince çok sıkıntılı vaziyete düştüm."- R. N. Güntekin.
2 . Sıkıntı veren, çileli, kasvetli, meşakkatli, mukassi: "Son birkaç yılındaki oldukça sıkıntılı durumu bir yana bırakılacak olursa maddi bakımdan rahat, ortanın epey üstünde bir hayatı olmuştur."- A. Ş. Hisar.

ŞART Nedir?

Koşul.

ÜZÜNTÜ Nedir?

Olması istenilmeyen olaylardan doğan ruh tedirginliği, teessür: "Sesinde bir üzüntü hatta bir sitem sezdim."- A. Gündüz.

ÜZÜNTÜLÜ Nedir?


1 . Üzüntüsü olan, acılı, müteessir.
2 . Üzüntü veren: "Onu güldüren ve bizi ağlatan bu uzun ve üzüntülü oyun feleğin sabrını tüketti."- Y. K. Beyatlı.
3 . zarf Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak: "Ara sıra, saate üzüntülü bir göz atıyordu."- P. Safa.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YASSI Nedir?

Yayvan ve düz: "Bizim taraflar ormanlık, dağları yassı, alçak."- H. E. Adıvar.

E K Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Ezik, Zeki,

3 Harfli Kelimeler

Kez,

2 Harfli Kelimeler

Ek, İz, Ke, Ki, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.