EVLATLIK (TDK)


1 . Evlat olma durumu: "Evdekiler Tanrı huzurunda şahit tutup Seyit'i evlatlıktan reddetti."- L. Tekin.
2 . Küçük yaşta eve alınıp yetiştirilen kimse: "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti."- H. Taner.
3 . hukuk Birinin yasayla evlat olma hakkı tanıdığı kimse.

Evlatlık kelimesi baş harfi E son harfi K olan bir kelime. Başında E sonunda K olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi V , üçüncü harfi L , dördüncü harfi A , beşinci harfi T , altıncı harfi L , yedinci harfi I , sekizinci harfi K . Başı E sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALIN Nedir?


1 - Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü.
2 - (Kimi şeylerde) Ön, ön yüz, (ön) cephe, alnaç.
3 - karşı.

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

EVLA Nedir?

Daha iyi, yeğ: "Bir şeyi bilmek, onun cahili olmaktan evladır, diyen bir hadis vardır."- A. Ş. Hisar.

EVLAT Nedir?


1 . Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk: "Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?"- R. H. Karay.
2 . Soy, döl: "Yüksek bir tahsil görmedim ama ben de efendi evladıyım."- P. Safa.
3 . ünlem Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü: "Evladım, sakın kimseciklere borç etme!"- Y. Z. Ortaç.

EVLATLIK Nedir?


1 . Evlat olma durumu: "Evdekiler Tanrı huzurunda şahit tutup Seyit'i evlatlıktan reddetti."- L. Tekin.
2 . Küçük yaşta eve alınıp yetiştirilen kimse: "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti."- H. Taner.
3 . hukuk Birinin yasayla evlat olma hakkı tanıdığı kimse.

GEÇMİŞ Nedir?


1 . Geçme işini yapmış.
2 . Zaman bakımından geride kalmış: "Bu eski sesler içinde geçmiş zamanlar uyuyor, uyanıyor, geriniyor, yaşıyor gibidir."- A. Ş. Hisar.
3 . Çürümeye yüz tutmuş.
4 . isim Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi: "Onlar bu davranışlarıyla geçmişte sadece huzursuzluk yarattı."- N. Cumalı.
5 . isim Arkada kalan hayat, mazi: "Perde perde örtülü olan eski bir geçmişten kulaklarına garip bir fısıltı gelmişti."- O. C. Kaygılı.
6 . isim Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları: "Senin de yedi göbek geçmişine rahmet okusun ha?"- M. Ş. Esendal.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

HUKUK Nedir?


1 - Haklar, insan varlığına temel oluşturan hak ve adalet kavramı.
2 - İnsan ve yurttaşlık haklarını kuram ve uygulama açısından uygulayan bilim.
3 - Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların tümü, tüze.
4 - Yasaların cezayla ilgili olmayıp alacak verecek gibi davaları ilgilendiren bölümü.
5 - Haklar.
6 - Ahbaplık, dostluk.

HUZUR Nedir?


1 . Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç: "Bu komşular mahallenin huzurunu kaçırdı."- .
2 . Ön, yan, kat, makam, yamaç: "Başkanın huzuruna çıkmak."- .
3 . eskimiş Bir yerde bulunma: "Bu sorunun konuşulması için sizin huzurunuz şarttır."- .
4 . eskimiş Padişah katı: "Huzura çıkmak."- .

KENDİ Nedir?


1 . İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat.
2 . Kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatan bir söz: "Kendisi gelsin. Kendimiz görmeliyiz."- .
3 . Bir işte başkalarının etkisi bulunmadığını belirten bir söz: "Kendi yapacağı işi bırakır, âleme öğüt vermeye kalkar."- B. Felek.
4 . "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kullanılan bir söz: "Kendileri evde yoklar mı?"- .

KIRITIŞ Nedir?

Kırıtma işi: "Albayın evlatlığı kendini göstermek için terliklerini şaplata şaplata aşırı bir kırıtışla geçmişti."- H. Taner.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

SEYİT Nedir?


1 . Bir topluluğun ileri gelen kişisi.
2 . Hz. Muhammed'in soyundan olan kimse.

ŞAHİT Nedir?

Tanık: "Kendisine uzun uzun anlattığım hikâyemin şahidi yoktu."- R. H. Karay.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TANI Nedir?

Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis.

TANRI Nedir?

Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah. Birleşik Sözler çok tanrılı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=çok tanrılı&EskiSoz=tanrı&GeriDon=2 neden tanrıcı http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=neden tanrıcı&EskiSoz=tanrı&GeriDon=2 Tanrı (II) özel, isim, din b. (***) Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan.

TEKİN Nedir?


1 . Boş, içinde kimse bulunmayan.
2 . Güvenilir (kişi, yer).
3 . Uğurlu: "Ninem, 'akşam saatlerinde hamamlar tekin değildir, insanı çarpar' demişti."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . isim, tarih Eski Türklerde bir babanın taşınmaz mallarının mirasçısı olan en küçük oğlu.

TERLİ Nedir?

Terlemiş olan: "O günkü gibi terli değil, ateşli değil."- T. Buğra.

TERLİK Nedir?


1 . Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi: "Bu sıcak mevsimde tozlu ve yün terliklerini sürüyerek gidiyor."- R. H. Karay.
2 . halk ağzında Beyaz patiskadan dikilen veya yünden örülen takke, başlık: "Kenarları dört parmak yağ bağlamış fesinden, eski terlikten hiç farkı kalmamış."- Y. K. Karaosmanoğlu.

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

YETİ Nedir?


1 . İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke: "Aklımız fikrimiz hep insanda, yetilerimizi var gücümüzle çoğaltıp onun rahatlığına çalışıyoruz."- A. Erhat.
2 . ruh bilimi Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

A E I K L L T V Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Evlatlık,

7 Harfli Kelimeler

Evlatlı,

6 Harfli Kelimeler

Altlık, Tellak, Vatlık,

5 Harfli Kelimeler

Allık, Altık, Altlı, Evlat, Itlak, Kalıt, Katlı, Ketal, Kıtal, Tavlı,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Aklı, Alet, Alev, Alık, Allı, Altı, Atel, Atık, Atıl, Atkı, Atlı, Evla, Kale, Katı, Kıta, Lake, Lale, Leva, Takı, Talk, Tela, Vale,

3 Harfli Kelimeler

Akı, Alt, Ate, Ela, Elk, Kal, Kat, Kav, Kel, Ket, Kıl, Kıt, Lak, Lal, Lav, Tak, Tal, Tav, Tek, Tel, Tık, Vat,

2 Harfli Kelimeler

Ak, Al, At, Av, Ek, El, Et, Ev, Ke, La, Le, Ta, Te, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.