ETSİZ (TDK)


1 . Eti olmayan: "Etsiz yemek."- .
2 . mecaz Kuru, sıska, zayıf: "Onları bir başka küreden inmiş etsiz, kemiksiz, şeffaf birtakım varlıklar zannedeceksiniz."- Y. K. Karaosmanoğlu.

Etsiz kelimesi baş harfi E son harfi Z olan bir kelime. Başında E sonunda Z olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi T , üçüncü harfi S , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Z . Başı E sonu Z olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAŞKA Nedir?


1 . Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge: "Yıllar sonra olaya başka bir açıdan bakabildim."- H. Taner.
2 . Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan: "Bütün bunlar beni herkesten başka bir insan yapmıyor."- H. E. Adıvar.
3 . edat "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -dan / -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

BİRTAKIM Nedir?

Kimi, bazı: "Aklından son süratle birbirini tutmaz, birtakım düşünceler geçiyordu."- H. Taner.

ETSİZ Nedir?


1 . Eti olmayan: "Etsiz yemek."- .
2 . mecaz Kuru, sıska, zayıf: "Onları bir başka küreden inmiş etsiz, kemiksiz, şeffaf birtakım varlıklar zannedeceksiniz."- Y. K. Karaosmanoğlu.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KEMİK Nedir?


1 . İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı: "Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı."- P. Safa.
2 . sıfat Bu sert organdan yapılmış: "Kemik tarak."- .

KEMİKSİ Nedir?

Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi.

KEMİKSİZ Nedir?


1 . Kemiği olmayan, kemiği ayrılmış: "Onları bir başka küreden inmiş etsiz, kemiksiz, şeffaf birtakım varlıklar zannedeceksiniz."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . mecaz Kesin, net, açık.
3 . zarf, mecaz Ara vermeksizin.

KURU Nedir?


1 . Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı: "Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı."- H. E. Adıvar.
2 . Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan: "Kuru çöl. Kuru tepeler."- .
3 . Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı: "Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar."- R. H. Karay.
4 . Canlılığını yitirmiş (bitki): "Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?"- H. E. Adıvar.
5 . mecaz Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem: "Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın!"- H. E. Adıvar.
6 . Salgısı olmayan: "Kuru öksürük. Kuru egzama."- .
7 . Döşenmemiş, çıplak: "Kuru tahtaya oturma!"- .
8 . Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek): "Kuru çayla karın doyar mı?"- .
9 . Etkisi ve sonucu olmayan: "Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler."- R. E. Ünaydın.
10 . mecaz Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze: "Kuru, zevksiz bir hayat."- . 1
1 . mecaz Akıcı olmayan, duygudan yoksun: "Kuru bir anlatım."- . 1
2 . isim Kuru fasulye.

KÜRE Nedir?

Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. küre (I) isim, matematik Arapça kure
1 . Bütün noktaları merkezden aynı uzaklıkta bulunan bir yüzeyle sınırlı cisim.
2 . Yeryüzü, dünya: "Ben de yıldızlar gibi, küre gibi, ben de yalnız ve herkese uzaktım."- Y. K. Karaosmanoğlu.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

SISKA Nedir?


1 . Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık: "... eskimiş zeytinyağında kızartıp meze diye sunduğu sıska balıkları geveliyoruz."- E. E. Talu.
2 . eskimiş Karın boşluğuna su dolmuş olan.

ŞEFFAF Nedir?

Saydam: "Acaba Saffet'in vaktiyle nişanlısı olduğunu söylese Mazlume ile başlayan bu billur gibi şeffaf sevgi bulutlanır mıydı?"- H. E. Adıvar.

VARLIK Nedir?


1 . Var olma durumu, mevcudiyet: "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."- O. V. Kanık.
2 . Var olan her şey: "Canlı varlıklar."- .
3 . Para, mal, mülk, zenginlik, variyet.
4 . Önemli, yararlı, değerli şey: "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar."- Anayasa.
5 . Ömür, hayat: "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben."- A. K. Tecer.
6 . Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon.
7 . felsefe Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.

YEME Nedir?


1 . Yemek işi: "Herkes yemeye ekmek bulamazken onlar rahat geçiniyorlardı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yiyecek: "Bu ay yeme masrafımız çok oldu."- .

YEMEK Nedir?


1 . Yemek yeme, karın doyurma işi: "Yemekten sonra gocuğuna sarar yatırırdı beni."- N. Cumalı.
2 . Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam.
3 . Günün belli saatlerinde yenilen besin: "Yemek ya kahvaltıda ya da yemekte yenir. Arada bir şey yenmez."- H. Taner.
4 . Konuklara yiyecek verilerek yapılan ağırlama: "Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu."- F. R. Atay.

ZAYIF Nedir?


1 . Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan): "Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım."- S. M. Alus.
2 . Görevini yapacak yeterli gücü olmayan: "Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf."- .
3 . mecaz Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan: "Zayıf bir yapı."- .
4 . mecaz Önemli, güvenilir olmayan: "Zayıf bir bilgi."- .
5 . mecaz Çok az: "Zayıf bir ihtimal."- .
6 . Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan: "Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık."- .
7 . isim Başarısızlığı gösteren not.
8 . mecaz Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz: "Zayıf bir öğretmen."- .
9 . mecaz Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan: "Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu."- A. Gündüz.

E S T Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Etsiz,

4 Harfli Kelimeler

Sezi, Site,

3 Harfli Kelimeler

Eti, Set, Sit, Siz, Tez, Tiz,

2 Harfli Kelimeler

Es, Et, İs, İt, İz, Se, Si, Te, Ti, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.