ETLİ (TDK)


1 . İçinde et bulunan.
2 . Eti çok olan: "Etli koyun."- .
3 . Dolgun, kalın: "... aşağıya sarkan kalın, etli, ıslak dudakları vardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Yenecek kısmı çok olan (meyve): "Etli, lezzetli bir zeytin."- .

Etli kelimesi baş harfi E son harfi İ olan bir kelime. Başında E sonunda İ olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi T , üçüncü harfi L , dördüncü harfi İ . Başı E sonu İ olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞAĞI Nedir?


1 . Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı.
2 . Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
3 . sıfat Bir yere göre daha alçak yerde bulunan: "Aşağı katı, sakin ve daha sıcak olduğu için seçtik."- A. Gündüz.
4 . sıfat Bayağı, adi.
5 . sıfat, mecaz Niteliği düşük, kötü: "Aşağı mal."- .
6 . sıfat, mecaz Daha küçük, daha az: "On sekiz yaşından aşağı olanlar giremez."- .
7 . sıfat, mecaz Değeri daha az.
8 . zarf Aşağıya, yere doğru: "Aşağı inmek."- .

DOLGU Nedir?


1 . Bir oyuğun, bir kovuğun içine doldurulan madde: "Diş dolgusu."- .
2 . Toprak doldurma işlemi.
3 . Bu işlemin sonucu.
4 . madencilik Cevher alınmasından sonra oluşan boşlukların doldurulma işleminde kullanılan taş, toprak vb. malzeme.

DOLGUN Nedir?


1 . Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış: "Dolgun yastık."- .
2 . Şişmana yakın, balıketinde: "Dolgun karnını güçlükle taşıyan genç bir kadın gelip oturdu."- B. Felek.
3 . Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.): "İlk işi babasını memnun etmek için ona dolgun bir maaşa geçtiğini yazmak olmuş."- A. Ş. Hisar.
4 . mecaz Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu: "Müftüye karşı adamakıllı dolgundu."- R. N. Güntekin.
5 . mecaz Birbirine uyan, uyum gösteren: "Atasözleri, çoğu zaman dolgun kafiyelere yaslanıyorlar."- B. R. Eyuboğlu.

DUDAK Nedir?


1 . Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri: "Birdenbire kavalı dudaklarına götürdü ve üfürmeye başladı."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Ağız: "Eve dudağınızda bir şarkı ile dönüyorsunuz."- H. Taner.

ETLİ Nedir?


1 . İçinde et bulunan.
2 . Eti çok olan: "Etli koyun."- .
3 . Dolgun, kalın: "... aşağıya sarkan kalın, etli, ıslak dudakları vardı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
4 . Yenecek kısmı çok olan (meyve): "Etli, lezzetli bir zeytin."- .

ISLAK Nedir?


1 . Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan: "İkisi de gözlerinin ıslak, kalplerinin hüzünlü olduğunu anlamışlardı."- H. E. Adıvar.
2 . Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış: "Hastanın soğuk terle ıslak alnına avucunu koyarak durdu."- P. Safa.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KALIN Nedir?


1 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı: "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar.
2 . Enli ve gür (kaş).
3 . Yoğun, akıcılığı az olan: "Kalın bir sis tabakası."- .
4 . Etli, dolgun: "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal.
5 . Pes (ses): "Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner.

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

KOYUN Nedir?


1 . Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries).
2 . mecaz Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse.

LEZZETLİ Nedir?


1 . Tadı güzel: "Bizim yazıcı için bundan daha iyi, bundan daha lezzetli bir ilaç olamaz."- A. Rasim.
2 . Zevkli, haz dolu: "Bu gayretli millet önünde, bu gayretli millet için yaşamak ve gülmek, ne lezzetli bir sonuçtur."- H. E. Adıvar.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ZEYTİN Nedir?


1 . Zeytingillerden, Akdeniz ülkelerinde yetişen, 10-
20 m yüksekliğinde, dalları dikensiz, yaprakları karşılıklı, küçük ve gümüş renginde, uzun ömürlü bir ağaç (Olea europaea).
2 . bitki bilimi Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.
3 . sıfat Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplanmış: "Zeytin baston."- .

E L T İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Elit, Elti, Etil, Etli, Liet,

3 Harfli Kelimeler

Eti, İle, Tel,

2 Harfli Kelimeler

El, Et, İl, İt, Le, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.