ETERNİT (TDK)

Kötü hava koşullarına dayanıklı ısı iletkenliği düşük, yanmayan hafif yapı gereci.

Eternit kelimesi baş harfi E son harfi T olan bir kelime. Başında E sonunda T olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi T , üçüncü harfi E , dördüncü harfi R , beşinci harfi N , altıncı harfi İ , yedinci harfi T . Başı E sonu T olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DAYANIKLI Nedir?


1 . Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil.
2 . mecaz Metanetli, metin, mütehammil: "Anadolu çocukları ne dayanıklı adamlardır."- F. R. Atay.

DÜŞÜK Nedir?


1 . Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, sakıt.
2 . sıfat Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış: "Düşük mide. Düşük omuz."- .
3 . sıfat Az: "Düşük faiz. Düşük fiyat."- .
4 . sıfat İktidardan düşmüş veya düşürülmüş.
5 . sıfat Dil bilgisi kurallarına uymayan: "Düşük cümle."- .
6 . sıfat, mecaz Eski değer ve onurunu yitirmiş olan: "Dolmuşa bindiğine göre orta hâlli belki de daha düşük olacak."- R. H. Karay.

HAFİF Nedir?


1 . Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı.
2 . Güç veya yorucu olmayan, kolay: "Hafif bir iş."- .
3 . Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa: "Hafif bir kadın."- .
4 . Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek): "Onlar da akşam yemeğini pek hafif yerlerdi."- S. F. Abasıyanık.
5 . Kalınlığı veya yoğunluğu az olan: "Dışarıda yanan lambanın aydınlığıyla burası hafif bir karanlık içindeydi."- M. Ş. Esendal.
6 . Etkisi az olan, sert karşıtı: "Hafif bir içki."- .
7 . Önemli olmayan: "Hafif bir ceza."- .
8 . Çabuk uyanılan (uyku): "Uykusu çok hafiftir."- .
9 . Çok dik olmayan (sırt, yokuş): "Hafif bir meyilden indik."- H. R. Gürpınar.
10 . Gücü az olan, belli belirsiz: "Kaskatı kesilmiş vücudu, suyun hafif akıntısına uyarak yavaş yavaş uzaklaştı."- R. N. Güntekin. 1
1 . Sıkıntısız, ferah, rahat: "Kendimi bugün çok hafif hissediyorum."- .

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

İLETKEN Nedir?


1 . Akım, ısı, ses vb.ni geçiren (madde), nâkil, yalıtkan karşıtı.
2 . Elektrik akımı, ısı, gaz vb.ni bir yerden başka bir yere aktaran (madde, şey).

KOŞU Nedir?


1 . Koşarak yapılan yarış.
2 . At yarışı: "Koşuların sonuçlarından başka bir şey düşünmesini engelleyen bir hastalığa dönüşmüş."- N. Cumalı.

KOŞUL Nedir?


1 . Şart.
2 . Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.
3 . Bir şeyin kendi özelliğini kazanması için bulunması gereken durum, gerekli olan özellik: "Türk Eli'nin uluları bu koşullar altında yeni toprakların, yeni vatanların gereğini duyar olmuştu."- N. Araz.

KÖTÜ Nedir?


1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı: "Kötü bir kalem."- .
2 . Zararlı, tehlikeli: "Kötü adam."- .
3 . Korku, endişe veren: "Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Kaba ve kırıcı: "Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
6 . zarf Aşırı, çok: "Kız, oğlana kötü tutuldu."- .

YANMA Nedir?


1 . Yanmak işi: "Vücudumda yanma ile beraber garip bir titreme de vardı."- R. N. Güntekin.
2 . kimya Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.

YAPI Nedir?


1 . Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina.
2 . Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon.
3 . Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme: "Kırıkkale yapısı bir tabanca."- .
4 . Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür: "Yapısı sağlam, güzel bir erkekti."- Y. Z. Ortaç.
5 . Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür: "Dil yapısı. Cümle yapısı."- .
6 . felsefe Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün.
7 . toplum bilimi Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür.

E E N R T T İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Eriten,

5 Harfli Kelimeler

Tente, Tetir, Tiner,

4 Harfli Kelimeler

Enir, Eren, Erin, Erte, Eten, Eter, Nere, Nite, Rint, Tein, Tere, Tire, Titr, Tren,

3 Harfli Kelimeler

Eti, Net, Ret, Ten, Ter, Tin,

2 Harfli Kelimeler

En, Er, Et, İn, İt, Ne, Re, Te, Ti,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.