ELEBAŞILIK (TDK)

Elebaşı olma durumu, sergerdelik: "Kendi kişiliğimin bugün henüz böyle bir elebaşılığa yatkın olmadığını görebilecek kadar da gerçekçiyim."- H. Taner.

Elebaşılık kelimesi baş harfi E son harfi K olan bir kelime. Başında E sonunda K olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi L , üçüncü harfi E , dördüncü harfi B , beşinci harfi A , altıncı harfi Ş , yedinci harfi I , sekizinci harfi L , dokuzuncu harfi I , onuncu harfi K . Başı E sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BÖYLE Nedir?


1 . Bunun gibi, buna benzer: "Ah Şaban'ın böyle bir çocuğu, böyle bir karısı olsaydı!"- H. E. Adıvar.
2 . zarf Bu yolda, bu biçimde, hakeza: "Böyle acıklı şeyleri ne diye yazıyorum bilmem ki?"- A. Gündüz.
3 . zarf Bu derece: "Böyle bir sevmek görülmemiştir."- A. İlhan.
4 . zarf İçinde "ne, nasıl" vb. sorular bulunan cümlelerin sonuna geldiğinde o cümlede anlatılan şeyin hoş karşılanmadığını veya ona şaşıldığını anlatan bir söz: "Maşallah, dedi, nereden teşrif böyle?"- P. Safa.

BUGÜN Nedir?


1 . İçinde bulunduğumuz gün: "Bugünün işini yarına bırakma."- .
2 . İçinde bulunduğumuz çağ, zaman: "Bugünün çoluğu çocuğu hep sakallı."- H. Taner.
3 . zarf İçinde bulunduğumuz günde: "Bugün hava güzel."- .

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

ELEBAŞI Nedir?


1 - Oyunda arkadaşlarına baş olan çocuk.
2 - Kötü, olumsuz iş ya da eylemlerde önder olan kimse, ºsergerde.

GERÇEK Nedir?


1 . Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
2 . Gerçeklik: "Her hâlde o gün imparatorluğun ölümü apaçık bir gerçekti."- H. E. Adıvar.
3 . Doğruluk: "Bu laflarda gerçek payı ne kadar çoksa duygu payı da ondan az değildir."- B. Felek.
4 . sıfat Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel: "Kâğıt paranın saymaca değeri varsa da gerçek değeri yoktur."- .
5 . sıfat Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici: "Gerçek elmas. Gerçek hikâye."- .
6 . sıfat Temel, başlıca, asıl: "Bir kişinin ahlaklı olması için, o benim dediğim gerçek ahlaka erişebilmesi için bir iç âlemi olmalıdır."- N. Ataç.
7 . sıfat Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan: "Bu peyzajdaki çiçekler son derece gerçek."- .
8 . sıfat Yapay olmayan.
9 . sıfat, felsefe Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

GERÇEKÇİ Nedir?


1 . Gerçeği gören ve ona göre davranan veya gerçeğe uygun olarak yapılan, realist: "Halkçı olduğu kadar gerçekçiydi Atatürk."- S. Eyuboğlu.
2 . Gerçekçilik yanlısı olan, realist: "Geçmişi geçmişte bırakıp bugüne bakmak daha gerçekçi bir yaklaşımdır."- H. Taner.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

HENÜZ Nedir?


1 . Az önce, daha şimdi, yeni: "Memleketten henüz dönmüş, avlunun duvar dibinden yine mutfağa doğru yürüyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Daha, hâlâ: "Henüz hareket etmeyen otomobile yaklaştı."- R. N. Güntekin.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

SERGERDE Nedir?

Kötü, olumsuz işlerde elebaşı.

SERGERDELİK Nedir?

Elebaşılık.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

YATKIN Nedir?


1 . Bir yana eğilmiş, yatık.
2 . Çok durmaktan sağlamlığını yitirmiş, çürük: "Yatkın mal. Yatkın kumaş."- .
3 . Bir işte yeteneği, becerisi olan: "Dolap çevirmeye, şantaj mesleğine ne kadar yatkın, ne kadar elverişli idi ise bu yeni konusunda da öyle olacağa benziyordu."- T. Buğra.
4 . mecaz Benimsemiş, alışmış, eğilimli: "Yadırgamaya yatkındı; ama görmüştü kızın oyununu."- A. İlhan.

A B E E I I K L L Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Elebaşılık,

8 Harfli Kelimeler

Başlıklı,

7 Harfli Kelimeler

Balıklı, Elebaşı,

6 Harfli Kelimeler

Akıllı, Akışlı, Alışık, Alışkı, Aşıklı, Ballık, Başlık, Belalı, Bellek, Işılak, Kalleş, Şelale, Şıllık,

5 Harfli Kelimeler

Alkış, Allık, Aşılı, Aşlık, Bakış, Balık, Balkı, Ballı, Başlı, Belek, Beleş, Bıkış, Eşkal, Eşlek, Kalbı, Kalış, Kaşlı, Keleş, Kelle, Kıble, Kılış, Kıllı, Kışla, Şebek, Şekel, Şeklı, Şelek,

4 Harfli Kelimeler

Akıl, Akış, Aklı, Alık, Alış, Allı, Aşık, Bakı, Bale, Beka, Bela, Elek, Eşek, Ilık, Işık, Işıl, Işkı, Kabe, Kale, Kaşe, Kebe, Kele, Lake, Lale, Laşe, Leke, Şale,

3 Harfli Kelimeler

Abe, Akı, Aşı, Aşk, Bak, Bal, Baş, Bek, Bel, Beş, Ebe, Eke, Ela, Elk, Kal, Kaş, Kel, Keş, Kıl, Kış, Lak, Lal, Leb, Leş, Şak, Şal, Şeb, Şek, Şık,

2 Harfli Kelimeler

Ab, Ak, Al, Aş, Be, Ek, El, Eş, Ke, La, Le, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.