EKLEMEK (TDK)


1 . Bir şeyi ekle tamamlamak, ulamak, ilave etmek: "Bahçeye doğru bir çıkma mutfak yaptırmış, bu koca balkonu eklemiştir."- T. Buğra.
2 . (-i, -e) Bir şeyi ek olarak kullanmak: "Bu kumaşı örtüye eklemeli."- .

Eklemek kelimesi baş harfi E son harfi K olan bir kelime. Başında E sonunda K olan kelimenin birinci harfi E , ikinci harfi K , üçüncü harfi L , dördüncü harfi E , beşinci harfi M , altıncı harfi E , yedinci harfi K . Başı E sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BALKON Nedir?


1 . Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü, ayazlık: "Geçen gün bahçeye balkondan atlamak suretiyle inmiş."- M. Ş. Esendal.
2 . Tiyatro, sinema vb. büyük salonlarda asma kat.

BUĞRA Nedir?

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.

ÇIKMA Nedir?


1 . Çıkmak işi.
2 . Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
3 . Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak.
4 . Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, derkenar.
5 . Desteklemek amacıyla verilen para.
6 . sıfat Çıkmış: "Saraydan çıkma İstanbul eşyalarını görünce bunların hakikatine inanmak lazım geldiğini anlamış."- A. Ş. Hisar.
7 . sıfat Eski, kullanılmış: "Çıkma jant."- .

DOĞRU Nedir?


1 . Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı.
2 . Gerçek, yalan olmayan: "Doğru haber."- .
3 . Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun: "Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur."- A. Gündüz.
4 . isim Gerçek, hakikat: "Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz."- N. Ataç.
5 . isim, matematik İki nokta arasındaki en kısa çizgi: "İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir."- .
6 . zarf Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde: "Çocuk doğru okudu."- .
7 . zarf Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca.
8 . zarf Yakın, yakınlarında: "Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu."- F. R. Atay.
9 . edat Karşı yönünce: "Yüzü sapsarı bir kadın iskeleye doğru yürüdü."- S. F. Abasıyanık.
10 . mecaz Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu.

EKLEM Nedir?

Vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer, mafsal.

EKLEME Nedir?


1 . Eklemek işi.
2 . sıfat Eklenmiş.

EKLEMELİ Nedir?

Bitişken.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

İLAVE Nedir?


1 . Ekleme, ulama.
2 . Eklenmiş parça.
3 . Arttırma, büyütme, abartma.
4 . Ek.

KOCA Nedir?

Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç: "Koca işinden çıktıktan sonra, borç boğazı aştı."- R. N. Güntekin.

KULLANMA Nedir?

Kullanmak işi, istimal: "Deri gibi sert, yayvan tandır ekmeğine alışmıştı; yer sofrasında bunu kaşık, çatal yerine dürümleyerek kullanmayı beceriyordu."- R. H. Karay.

KULLANMAK Nedir?


1 . Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak: "Parmaklarının arasındaki mendili eskiyinceye kadar kullandığın hiç oldu mu?"- H. C. Yalçın.
2 . Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak: "Siz analarımızı nasıl esir gibi kullandınızsa biz de sizi öyle kullanacağız."- H. E. Adıvar.
3 . İşletmek, değerlendirmek: "Parasını ticarette kullanmak."- .
4 . (nsz) Giymek, takmak: "Hiç yağmurluk kullanmazdı."- .
5 . (nsz) Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek.
6 . (nsz) Kelimeyi yazmak, söylemek: "Lakırtılarında çok kere çifter çifter kelimeler kullanırdı ki bunlar bazen manayı değiştirir."- A. Ş. Hisar.
7 . Harcamak, sarf etmek: "Sattıkları küpenin parasını çok idareli kullanıyorlardı."- P. Safa.
8 . Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek, istismar etmek: "Hâlbuki onlar, işte bu saflığı istismar ediyorlar. Bütün düşünceleri seni kullanmak, o kadar!"- A. İlhan.
9 . Araç veya aleti işletmek, yönetmek: "Nitekim çocuklarımın bile kullandıkları hesap makineleri, bunların küçük modelleridir."- B. Felek.

KUMA Nedir?

Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı, ortak: "Bir sene onunla dağlarda dolaşmış, anamın üstüne kuma getirmiş."- H. E. Adıvar.

KUMAŞ Nedir?


1 . Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma: "Her şey, esvap ve eşya Bursa'da dokunan ipek kumaşlardan yapılmıştır."- F. R. Atay.
2 . mecaz Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

MUTFAK Nedir?


1 . Yemek pişirilen yer, aş damı: "Lafı döndürdüm dolaştırdım, mutfağın sırrına getirdim."- Ö. Seyfettin.
2 . Yiyecekleri hazırlama sanatı: "Türk mutfağı."- .

ÖRTÜ Nedir?


1 . Örtmek için kullanılan şey, vualet: "Hekim, hastanın üstündeki örtüyü açtı."- M. Ş. Esendal.
2 . Yapılarda çatı, dam.

TAMAM Nedir?


1 . Bütün, tüm: "Paranın tamamını verdim."- .
2 . Eksiksiz: "Bu kitap tamam değildir."- .
3 . Yanlış ve yalan olmayan, doğru.
4 . Tamamlanmış, bitmiş: "Haydi Abbas, vakit tamam / Akşam diyordun işte oldu akşam."- C. S. Tarancı.
5 . edat, teklifsiz konuşmada Evet.
6 . ünlem Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz: "Tamam, başka işimiz kalmadı da şimdi onunla uğraşacağız!"- .

TAMAMLAMA Nedir?

Tamamlamak işi, itmam: "Öğrenimini tamamlaması için devlet bursuyla Almanya'ya gönderiliyor."- N. Cumalı.

TAMAMLAMAK Nedir?


1 . Eksiksiz, tamam duruma getirmek, bütünlemek: "... sen hele yarın şu sendekileri ver, üstünü bankadan alır tamamlarız."- A. İlhan.
2 . Bitirmek: "Bu, otuz yaşına gelmeden altmışını tamamlamış sıska bir gençti."- Ö. Seyfettin.

ULAM Nedir?


1 . Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori: "İnsan üstüne düşünenlerin hepsi, her iki ulamda da yetkinliğe az rastlandığı görüşünde birleşirler."- A. Erhat.
2 . felsefe, mantık Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori.

ULAMA Nedir?


1 . Ulamak işi.
2 . Ulanan parça, ek, katkı, ilave.
3 . dil bilgisi Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi, bağlama: Ayırt etmek, ağaç altı, tertip etmek, art arda gibi.
4 . sıfat Ulanmış.

ULAMAK Nedir?

Eklemek, katmak, ilave etmek.

E E E K K L M Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Eklemek, Kekleme,

6 Harfli Kelimeler

Ekleme, Elemek, Kekeme, Keleme, Meleke,

5 Harfli Kelimeler

Eklem, Ekmek, Eleme, Elmek, Kelek, Kelem, Melek,

4 Harfli Kelimeler

Ekme, Elek, Elem, Emek, Emel, Keke, Kele, Keme, Leke, Meke,

3 Harfli Kelimeler

Eke, Elk, Kek, Kel, Kem,

2 Harfli Kelimeler

Ek, El, Em, Ke, Le, Me,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.