DURU (TDK)


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

Duru kelimesi baş harfi D son harfi U olan bir kelime. Başında D sonunda U olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi U , üçüncü harfi R , dördüncü harfi U . Başı D sonu U olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYRAN Nedir?


1 . Süt veya yoğurt yayıkta çalkalanarak yağı alındıktan sonra kalan sulu bölüm.
2 . Yoğurdun sulandırılıp çalkalanmasıyla yapılan içecek.

BİÇEM Nedir?

Üslup: "Bu küçük köy evini, nasıl bana benzeyen bir biçemde döşedim!"- N. Meriç.

BULANIK Nedir?


1 . Bulanmış olan, duru olmayan: "Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı."- F. R. Atay.
2 . Bulutlu, kapalı (hava).
3 . Açık seçik görünmeyen, net olmayan: "Bulanık görüntü."- .
4 . Donuk, anlamsız, fersiz (bakış): "Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu."- P. Safa.
5 . mecaz Niteliği tam anlaşılmayan: "İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

ÇORBA Nedir?


1 . Sebze, tahıl, et vb. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek.
2 . mecaz İçinden çıkılmaz durum.

GEREKSİZ Nedir?


1 . Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz.
2 . zarf Boş yere.

KARIŞIK Nedir?


1 . Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş: "Karışık salata."- .
2 . Karışmış olan, düzensiz, dağınık, intizamsız.
3 . Saf olmayan: "Karışık süt."- .
4 . Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan: "Bana ne, bu bir yığın ne olduğunu anlamadığım, karışık dolambaçlı işten!"- N. Cumalı.
5 . Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık: "Tuhaf şey! Hakikaten karışık bir kadın."- P. Safa.
6 . halk ağzında Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan.

KOYU Nedir?


1 . Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı: "Koyu pekmez. Koyu süt."- .
2 . Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı: "Oturduğu yerden Boğaziçi'nin koyu mavi gecesinde bir balıkçı kayığı kayıp gidiyordu."- H. E. Adıvar.
3 . bilişim Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi.
4 . mecaz Aşırı (davranış, düşünce vb.): "Daha eski zamanda koyu bir Türkçe taraftarıymış."- A. Ş. Hisar.
5 . mecaz Derin, hararetli: "Koyu bir sohbet."- .

PÜRÜZ Nedir?


1 . Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur: "Cildin pürüzleri."- .
2 . mecaz Engel, güçlük.

PÜRÜZSÜZ Nedir?


1 . Pürüzü olmayan: "Yüzü bir sabah gibi düz ve pürüzsüzdü."- K. Hulûsi.
2 . Düzgün, falsosuz (ses): "Pürüzsüz, billur gibi sesleri İncirlik, Kanlıdere taraflarını çın çın öttürüyordu."- O. C. Kaygılı.

SULU Nedir?


1 . Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı: "Eczanede acaba nane suyu yahut zararsız bir sulu ilaç var mıdır?"- R. N. Güntekin.
2 . Suyu çok olan: "Onun getirdiği kızarmış eti, şarabı, iri ve sulu elmaları acele yuttu."- Ö. Seyfettin.
3 . İçine su katılmış, sulandırılmış olan: "Sulu süt."- .
4 . mecaz Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse): "Ben diyor, akşamdan beri onu kolluyorum. Bilirim sarhoşluğu suludur."- M. Ş. Esendal.

TEMİZ Nedir?


1 . Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, hijyen, hijyenik: "İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var."- F. R. Atay.
2 . Özenle yapılmış: "Temiz iş. Temiz dayak."- .
3 . Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan: "Temiz araba."- .
4 . Ahlakça lekesiz, necip, nezih: "Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..."- R. N. Güntekin.
5 . zarf Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde: "Temiz giyinmek."- .

YABANCI Nedir?


1 . Başka bir milletten olan, başka bir milletle ilgili olan (kimse), bigâne, ecnebi: "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok."- R. E. Ünaydın.
2 . Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey), özge: "Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım."- M. Ş. Esendal.
3 . Tanınmayan, bilinmeyen, yad: "Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı."- Y. Z. Ortaç.
4 . Aynı türden, aynı çeşitten olmayan: "Yağın içinde yabancı maddeler var."- .
5 . Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan: "Bu uygulamanın yabancısıyım."- .
6 . Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan: "Yabancı arabalar buraya park edemez."- .

YALI Nedir?


1 . Sahil.
2 . Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev: "Babamın küçük yalısını eşyasıyla satın alan ... bir Meşrutiyet devri mebusunu ziyaret ettiğim zaman ... yüreğim burkulmuştu."- R. H. Karay.

YALIN Nedir?

Alev. yalın (II) sıfat
1 . Gösterişsiz, süssüz, sade (söz, yazı).
2 . halk ağzında Çıplak, kınından çıkmış: "Dışarıdan içeriye ellerinde yalın kasaturalarla polisler daldı."- E. E. Talu.

D R U U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Duru,

2 Harfli Kelimeler

Ur,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.