DUMAN (TDK)


1 . Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara veya esmer renkli gaz: "Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım."- B. S. Erdoğan.
2 . Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık: "Köyünün üstüne boz bir duman çökmüştü."- Y. Kemal.
3 . argo Kötü, yaman: "İşimiz duman. Hâlimiz duman."- .
4 . argo Esrar.

Duman kelimesi baş harfi D son harfi N olan bir kelime. Başında D sonunda N olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi U , üçüncü harfi M , dördüncü harfi A , beşinci harfi N . Başı D sonu N olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ARGO Nedir?


1 . Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin kullanıldığı söz veya deyim.
2 . Kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı, jargon.
3 . mecaz Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

BUĞU Nedir?


1 . Su buharı: "İçimde buz gibi bir buğu, gittikçe yayılarak beni ürperte ürperte öldürmeye çalışıyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı: "Biz bile kendimizi en sadık bir aynada görmek istesek nefesimizin buğusu aynamızı bulandırır."- A. Ş. Hisar.

BULANIK Nedir?


1 . Bulanmış olan, duru olmayan: "Koltuğuna oturdu, Haliç'in bulanık sularına daldı."- F. R. Atay.
2 . Bulutlu, kapalı (hava).
3 . Açık seçik görünmeyen, net olmayan: "Bulanık görüntü."- .
4 . Donuk, anlamsız, fersiz (bakış): "Dimdik oturuyor, bulanık ve ıslak gözlerle ona bakıyordu."- P. Safa.
5 . mecaz Niteliği tam anlaşılmayan: "İzmir-Bursa yolculuğundan dönüşümde ben böyle bulanık bir politika havası içinde bulmuştum."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BULANIKLIK Nedir?

Bulanık olma durumu: "Bakışlarına çoktan bir ihtiyar sarhoş gözlerinin bulanıklığı gelmişti."- Y. K. Karaosmanoğlu.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DUMA Nedir?

Rus parlamentosunun alt kanadı.

DUMAN Nedir?


1 . Bir maddenin yanması ile çıkan ve içinde katı zerrelerle buğu bulunan kara veya esmer renkli gaz: "Emin ol ki her sigara yakışta / Daha duman tüter tütmez ordayım."- B. S. Erdoğan.
2 . Havalanan tozların veya sisin oluşturduğu bulanıklık: "Köyünün üstüne boz bir duman çökmüştü."- Y. Kemal.
3 . argo Kötü, yaman: "İşimiz duman. Hâlimiz duman."- .
4 . argo Esrar.

ESMER Nedir?


1 . Siyaha çalan buğday rengi.
2 . Kurşuni renk: "Sazlı köyü ayaklandığı zaman gökyüzü daha esmerdi."- T. Buğra.
3 . sıfat Bu renkte olan.
4 . sıfat Teni ve saçları karaya çalan, koyu buğday rengi olan (kimse), yağız: "Üzülüyor ama üzüntüsü, kızının esmer güzeli olmasına..."- S. F. Abasıyanık.

ESRAR Nedir?

Gizler, sırlar: "Yüzüme, tekrar o eski, esrar dolu gözlerle bakıyor."- Y. Z. Ortaç.

HAVA Nedir?


1 . Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı.
2 . Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü: "Hava biraz bozukçaydı, dışarıda serin bir yağmur çiseliyordu."- M. Ş. Esendal.
3 . Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu: "Havanın üşütecek kadar serinlemiş olmasına göre sabah yakın."- R. N. Güntekin.
4 . Gökyüzü: "Havada bir tek bulut yok."- .
5 . Çevreyi kuşatan boşluk: "Tozlar havada uçuşuyordu."- .
6 . Esinti: "Bugün hava olursa yelkenli kalkacak."- .
7 . Müzik parçalarında tür: "Kâğıthane havası tutturur, bahriye çiftetellisi çalardık."- S. F. Abasıyanık.
8 . Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
9 . sıfat, mecaz Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz): "Bu sözlerin sonu hava."- .
10 . mecaz Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik: "Buna rağmen öyle kibar ve asil havası vardır ki bu damga bile onu çirkinleştiremez, inadına daha bir uçarı, daha bir sevimli yapar."- H. Taner. 1
1 . mecaz Tarz, üslup: "Namık Kemal'e, Tevfik Fikret'e başarılı nazireler yazmıştır. Onların diliyle, onların sesiyle, onların havasıyla..."- Y. Z. Ortaç. 1
2 . mecaz Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans: "Bugünlük, bu masal havası içinde onunla beraber yaşamalıyız."- S. F. Abasıyanık. 1
3 . mecaz Çekicilik, albeni, alım, cazibe: "Kadın güzel değil ama havası var."- . 1
4 . mecaz Keyif, âlem: "Onu kendi havasına bıraksak çalışmaz."- .

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KATI Nedir?

Taşlık, °konsa.

KEMAL Nedir?


1 - Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik.
2 - En yüksek değer.

KÖTÜ Nedir?


1 . İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı: "Kötü bir kalem."- .
2 . Zararlı, tehlikeli: "Kötü adam."- .
3 . Korku, endişe veren: "Yabancının bu kötü kasdına yalnız azmimizle karşı koyduk."- R. E. Ünaydın.
4 . Kaba ve kırıcı: "Kızına söylemedik kötü lakırtı bırakmamış."- M. Ş. Esendal.
5 . Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan.
6 . zarf Aşırı, çok: "Kız, oğlana kötü tutuldu."- .

MADDE Nedir?


1 . Duyularla algılanabilen nesne.
2 . Bir cismi oluşturan öge, öz: "Cam yapmak için silisli maddeler kullanılır."- .
3 . Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm: "Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar."- H. R. Gürpınar.
4 . Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri: "Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur."- S. Birsel.
5 . Para, mal vb. ile ilgili şey: "Maddeye önem vermek."- .
6 . Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
7 . fizik Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek.
8 . kimya Molekül.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

RENKLİ Nedir?


1 . Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan: "Havaya renkli fişekler atıyordu."- P. Safa.
2 . mecaz Neşeli, canlı, ilgi çekici: "Renkli bir toplantı."- . "Aşırı renkli ve hareketli ise onu yolculukla dengeleyin, frenleyin."- H. Taner.
3 . mecaz Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse): "Renkli bir politikacı."- .
4 . isim, sinema Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

SİGARA Nedir?

İnce kâğıda, kıyılmış tütün sarılarak hazırlanan, silindir biçiminde, ağızdan dumanı çekilen nesne: "İhtiyar diplomat sigara üstüne sigara yakıyordu."- Ö. Seyfettin.

TÜTME Nedir?

Tütmek işi.

ÜSTÜNE Nedir?


1 . İlişkin, üzerine, dair: "Arkadaşım aşk ve evlilik üstüne konuşulacak şeyler bulmuştu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Hesabına: "Kahveci içilen kahveleri Esat Ağanın üstüne yazıyor."- M. Ş. Esendal.
3 . ...-e göre, uygun olarak: "Paris'e yazıldı. Oradan ölçü üstüne gönderdiler, insan Paris'e kendi gidip diktirmeli."- M. Ş. Esendal.
4 . ...-den sonra: "Ben rakının üstüne şarap içmem diyecek oldu."- H. Taner.
5 . Kendinden önce gelen sözün ikileme biçiminde anlamını pekiştirmek ve sıklığını ifade etmek için kullanılan bir söz: "Memleketten mektup mektup üstüne para istemiyorlardı o sıralarda..."- S. F. Abasıyanık.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAKI Nedir?

Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan, koyuca lapa: "Hardal yakısı."- .

YAKIŞ Nedir?

Yakma işi.

YAMA Nedir?


1 . Delik ve yırtığı uygun bir parça ile onarma, kapatma.
2 . Bu iş için kullanılan parça: "Bereket versin benim tente yaması içindeki paracıklara."- A. Gündüz.
3 . Deride geniş leke.

YAMAN Nedir?


1 . Güç, etki veya beceri bakımından alışılmışın üzerinde olan (kimse): "Sen yaman bir inkılapçı olacaksın Yıldız."- A. Gündüz.
2 . Kötü, korkulan (kimse).
3 . Alışılmadık, olağanın dışında: "Köhne çatısı yaman bir gürültü ile birdenbire sarsıldı."- E. E. Talu.

YANMA Nedir?


1 . Yanmak işi: "Vücudumda yanma ile beraber garip bir titreme de vardı."- R. N. Güntekin.
2 . kimya Bir cismin oksijenle birleşmesi sırasında ortaya çıkan olayların tümü.

ZERRE Nedir?


1 . Çok küçük parçacık: "Kendi servetinden bir zerresini vatan namına feda etmemişti."- Ö. Seyfettin.
2 . eskimiş 0,0015
6 g olan ağırlık ölçü birimi.

A D M N U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Duman, Madun,

4 Harfli Kelimeler

Duma, Maun,

3 Harfli Kelimeler

Dam, Dua, Dun, Nam,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Am, An, Un,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.