DONATMAK (TDK)


1 . Birinin giyimini sağlamak.
2 . Süslemek: "Bütün bahçeyi, donanma gecelerinde olduğu gibi fenerlerle, renkli fanuslarla donatmışlar; bayraklar asmışlar."- S. M. Alus.
3 . Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak, teçhiz etmek: "Türk askerini donatmak için yılda 570 dolar yeter."- A. İlhan.
4 . mecaz Sövmek.
5 . mecaz Azarlamak.

Donatmak kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi O , üçüncü harfi N , dördüncü harfi A , beşinci harfi T , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı D sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ASKER Nedir?


1 . Orduda görev yapan erden generale kadar herkes.
2 . Askerlik görevi veya ödevi: "Askere gitmek. Askerden dönmek."- .
3 . Er: "Dışarıda kolları kırmızı beyaz işaretli askerlerin taşıdığı boş sedyeler süratle uzaklaşıyor"- N. Hikmet.
4 . sıfat Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli: "Asker adam."- .
5 . sıfat Yurdun korunması yolunda iyi dövüşmesini başaran: "Asker millet."- .

ASKERİ Nedir?

Askerlikle ilgili, askere özgü.

AZAR Nedir?

Paylama.

AZARLAMA Nedir?

Azarlamak işi, paylama: "Büyük abla, kapının yanındaki iskemlenin üstünden fesimi aldığımı görünce çığlık çığlığa beni azarlamaya başladı."- R. N. Güntekin.

AZARLAMAK Nedir?

Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.

BAHÇE Nedir?


1 . Sebze yetiştirilen yer, bostan: "Bahçenin bir köşesinde büyük bir bostan kuyusuyla mıhlanmış bir kapı vardı."- R. N. Güntekin.
2 . Çiçek ve ağaç yetiştirilen yer: "Bir otelin ağaçlıklı, çiçeklerle süslü bahçesi önünde durmuştuk."- R. H. Karay.

BAYRAK Nedir?


1 . Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak: "Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır / Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır."- M. C. Kuntay.
2 . mecaz Öncü: "Yeni bir sanat kuşağının bayrağıydı o."- Y. Z. Ortaç.
3 . mecaz Simge, sembol: "Kız, Sinekli Bakkal'ın erkek dünyasına meydan okuyan bir bayrak gibiydi."- H. E. Adıvar.
4 . bitki bilimi Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı.
5 . spor Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak değnek.
6 . eskimiş Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol: "Yoldan, bayrağı açık bir taksi çevirdiler."- M. Yesari.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

DOLAR Nedir?

Amerika Birleşik Devletleri, Kanada vb. devletlerin para birimi.

DONANMA Nedir?


1 . Donanmak işi.
2 . Belli bir amaçla kullanılan gemilerin bütünü.
3 . Bayramlarda, sevinçli günlerde bayrak, ışık kullanıp fişek yakarak yapılan şenlik, donanma gecesi.
4 . denizcilik Bir devletin deniz kuvvetleri, armada: "Donanmanın topları ormanın üzerine nefes aldırmaksızın ateş döküyor."- A. İlhan.

DONATMAK Nedir?


1 . Birinin giyimini sağlamak.
2 . Süslemek: "Bütün bahçeyi, donanma gecelerinde olduğu gibi fenerlerle, renkli fanuslarla donatmışlar; bayraklar asmışlar."- S. M. Alus.
3 . Bir şeyin iş görebilmesi için gereken nesneleri, gereçleri katmak, teçhiz etmek: "Türk askerini donatmak için yılda 570 dolar yeter."- A. İlhan.
4 . mecaz Sövmek.
5 . mecaz Azarlamak.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

FANUS Nedir?


1 . Süslü, ayaklı fener: "Bütün bahçeyi, donanma gecelerinde olduğu gibi fenerlerle, renkli fanuslarla donatmışlar; bayraklar asmışlar."- S. M. Alus.
2 . Saat, mikroskop vb. araçları tozdan korumak için üzerlerine kapatılan, yarım küre biçiminde cam kap.
3 . Genellikle silindir biçiminde olan mum, gaz lambası vb. aydınlatma araçlarının çevresini kapatarak rüzgârdan koruyan cam: "Madenî darbe ortada asılı avizenin fanuslarına çarptı."- R. H. Karay.

FENER Nedir?


1 . Saydam bir maddeden yapılmış veya böyle bir madde ile donatılmış, içinde ışık kaynağı bulunan aydınlatma aracı: "Sigara içilmeyecek, kibrit, fener yakılmayacaktı."- Ö. Seyfettin.
2 . Gemilere yol gösteren ışık kulesi: "Deniz, bu Japon fenerinden dökülen ışıklar altında ıslak parıltılarla, yanıp sönüyor."- Y. Z. Ortaç.
3 . Tepesinden kulplu kahveci tepsisi, askı.

GECE Nedir?


1 - Güneş battıktan, gün ağarmaya başlayıncaya dek geçen süre, tün.
2 - Bu sürenin genellikle uykuya ayrılan bölümü.
3 - Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleri düzenlenen toplantı.
4 - Gece avlanan, geceleri uyumayan hayvan.
5 - Türlü nedenlerle oluşan karanlık.
6 - Sıkıntılı, zor dönem.

GECELERİ Nedir?


1 . Gece vaktinde.
2 . Her gece: "Geceleri bile düşsüz koyu bir uyku çeker."- H. Taner.

GEREÇ Nedir?

Belirli bir işi yapmak için kullanılması gereken maddeler, malzeme, materyal: "Bu sarayların bütün gereci Londra'dan taşınmıştır."- S. Birsel.

GEREK Nedir?


1 . İcap: "... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir."- Anayasa.
2 . sıfat Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım: "Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni."- Yunus Emre.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GİYİM Nedir?


1 . Giyme işi.
2 . Giyme biçimi: "Sonunda giyiminden garsonların başı olduğu anlaşılan biri yaklaştı."- Ç. Altan.
3 . Giysi.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

İLHAN Nedir?


1 . İmparator.
2 . İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

KATMA Nedir?


1 . Katmak işi, ilhak.
2 . sıfat Katılmış, eklenmiş, ulanmış, munzam.
3 . halk ağzında Kıldan veya yünden yapılmış ip, sicim.

KATMAK Nedir?


1 . Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak: "Sirkeye su katmak."- .
2 . Bir araya getirmek: "Fadime, bu yavru bolluğu arasında kuzuları çocuklara ve çocukları kuzulara katarak en olgun bir saadet içinde yaşamış."- H. E. Adıvar.
3 . Birlikte göndermek: "Kafileye muhafız katmak."- .
4 . halk ağzında Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak.

KATMAK Nedir?


1 - Bir şeyin içine, üstüne ya da yanına, niteliğini değiştirmek ya da niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak, °ilave etmek.
2 - Birlikte göndermek.
3 - Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

NESNE Nedir?


1 . Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.
2 . dil bilgisi Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: ""Ali bir kitap almış" cümlesinde "kitap" nesnedir."- .
3 . felsefe Öznenin dışında kalan her konu, obje: "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.

NESNEL Nedir?


1 . Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı.
2 . mecaz Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, afaki, objektif.
3 . felsefe Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

RENKLİ Nedir?


1 . Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan: "Havaya renkli fişekler atıyordu."- P. Safa.
2 . mecaz Neşeli, canlı, ilgi çekici: "Renkli bir toplantı."- . "Aşırı renkli ve hareketli ise onu yolculukla dengeleyin, frenleyin."- H. Taner.
3 . mecaz Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse): "Renkli bir politikacı."- .
4 . isim, sinema Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

SÖVME Nedir?


1 . Sövmek işi, sövgü, küfretme.
2 . hukuk Bir kimsenin namus, onur ve kişiliğine yapılan her türlü saldırı.

SÖVMEK Nedir?

Onur kırıcı, çoğu basmakalıp kaba sözler söylemek, °küfretmek.

SÜSLEME Nedir?


1 . Süslemek işi, bezeme, tezyin.
2 . Süsleri yerleştirme biçimi veya sanatı.
3 . Sanat eserlerinin yüzeyini süslemek için kullanılan motif, oyma vb.

SÜSLEMEK Nedir?


1 . Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek: "Yemişçiler dükkânlarını meyvelerle süslüyorlar."- S. F. Abasıyanık.
2 . mecaz Söz oyunlarıyla güzelleştirmek: "Söylediğim şeyleri, maalesef bir kısmı da uydurma olan misallerle süsleyerek adamcağızı âdeta ağlamaklı ederdim."- R. N. Güntekin.
3 . mecaz Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak: "Ben onu bir süsleyeyim de görsün."- .

TEÇHİZ Nedir?

Donatma, donatım.

YETER Nedir?


1 . İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi.
2 . ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.

A A D K M N O T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Donatmak,

7 Harfli Kelimeler

Donamak, Donatma, Kodaman,

6 Harfli Kelimeler

Donama, Donmak, Katman, Onamak, Otamak,

5 Harfli Kelimeler

Akman, Akont, Anmak, Atmak, Damak, Damat, Donam, Donma, Kaman, Kanat, Kanma, Kanto, Katma, Konma, Kotan, Makat, Makta, Manat, Manda, Manto, Monat, Nokta, Notam, Oktan, Onama, Onmak, Otama, Takma, Tomak,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adam, Akma, Aman, Anam, Anka, Anma, Anot, Atak, Atma, Atom, Dama, Dana, Dank, Data, Kama, Kana, Kano, Kant, Koma, Kont, Kota, Mana, Mano, Moda, Moka, Mont, Naat, Nato, Nota, Odak, Onat, Onma, Taam, Taka, Tank, Toka,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Aka, Ama, Ana, Ant, Ata, Dam, Dok, Don, Kam, Kan, Kat, Kod, Kom, Kot, Mat, Nam, Nom, Not, Oda, Oma, Ona, Tak, Tam, Tan, Tok, Ton,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Am, An, At, Do, Od, Ok, Om, On, Ot, Ta,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.