DOĞRAMAK (TDK)

Keserek parçalamak veya elle küçük parçalara ayırmak: "Ekmeği, bir sütçü dükkânının köpürmüş inek sütüyle dolu kâsesine doğrayacağım."- S. F. Abasıyanık.

Doğramak kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi O , üçüncü harfi Ğ , dördüncü harfi R , beşinci harfi A , altıncı harfi M , yedinci harfi A , sekizinci harfi K . Başı D sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYIRMA Nedir?

Ayırmak işi: "Yapılabilecek şeylerle yapılamayacakları daha ilk anda ayırmasını biliyordu."- T. Buğra.

AYIRMAK Nedir?


1 . Bölmek: "Elmayı dörde ayırmak."- .
2 . (-e, -den) Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak, saklamak: "Çocuklara pastadan biraz ayırdım."- .
3 . Bir yeri bir engelle bölmek.
4 . (-den) Birbirinden uzaklaştırmak.
5 . (-i) Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek.
6 . (-den, -e) Seçmek: "Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır."- F. R. Atay.
7 . (-i, -den) İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak: "Karıyı kocasından ayırmak."- .
8 . (-i, -den) Farklı davranmak, fark gözetmek: "Çocuklarımın hepsini aynı derecede severim, onları hiç birbirinden ayırır mıyım?"- .
9 . Bir şey veya yeri, bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, tahsis etmek: "Odayı çocuklara ayırmak."- .

DOLU Nedir?

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli saydam buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü: "Dolu ekinlerini vurmuşsa bir yıl aç demekti."- T. Buğra.

İNEK Nedir?


1 . Dişi sığır.
2 . argo Çok çalışan öğrenci.
3 . kaba konuşmada İbne.
4 . sıfat, mecaz Aptal, bön.

KESE Nedir?


1 . Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba: "Boynundan bir kese çıkardı fakat içine bakmadan ani bir fikirle yüzü kızardı."- H. E. Adıvar.
2 . sıfat Bu küçük torba miktarında olan: "Üç kese tütün."- .
3 . Bazı şeylerin üzerine geçirilen, kumaştan çanta biçiminde kap: "Kur'an kesesi."- .
4 . Yıkanırken kir çıkartmak için ele geçirilen, vücudu ovmaya yarayan, bürümcükten, cep biçiminde bez.
5 . mecaz Bir kimsenin mal varlığı: "Bu sadeleşme vücut ve keseye daha elverişli idi."- F. R. Atay.
6 . anatomi Organizmanın bazı boşlukları.
7 . bitki bilimi Su bitkilerinde içi hava ile dolu olan ve bitkinin suda yüzer durumda kalmasını sağlayan şişkinlik.
8 . tarih Beş yüz kuruşluk para birimi.

KESER Nedir?

Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç.

KÜÇÜK Nedir?


1 . Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
2 . Küçük abdest.
3 . sıfat Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı: "Bir aralık başımın üstünde kartaldan küçük, atmacadan büyük yırtıcı kuşlardan birinin döndüğünü gördüm."- M. Ş. Esendal.
4 . sıfat Yaşı daha az olan: "Ortanca ve küçük ablalar ... beni, arabanın beklediği sokağa indirdiler."- R. N. Güntekin.
5 . sıfat Niceliği az olan: "Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum."- S. F. Abasıyanık.
6 . sıfat Niteliği aşağı olan, bayağı: "Küçük adam."- .
7 . sıfat Geri aşamada: "Küçük bir memur."- .
8 . sıfat Değersiz, önemsiz: "Bu iyi temiz, sıhhatli, küçük insanların uykusu bambaşka bir şey."- S. F. Abasıyanık.
9 . sıfat Kısık, parlak olmayan (ses): "Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi."- R. H. Karay.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

PARÇALAMAK Nedir?


1 . Parçalara ayırmak, bütünlüğünü bozmak, parça parça etmek: "Biraz iyi bakınca gördüm ki kuş, yılanı parçalayıp yiyor."- M. Ş. Esendal.
2 . mecaz Birliği bozmak amacıyla bölmek.

SÜTÇÜ Nedir?


1 . Süt satan kimse: "Tam kapı yanında bir sütçü dükkânı gözüme ilişti."- R. H. Karay.
2 . Bol süt veren hayvan.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

A A D K M O R Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Doğramak,

7 Harfli Kelimeler

Doğrama,

6 Harfli Kelimeler

Doğmak, Doğram, Okrama,

5 Harfli Kelimeler

Ağmak, Ardak, Aroma, Dağar, Damak, Damar, Doğma, Drama, Kadar, Kadro, Karma, Komar, Makro, Marda, Marka, Orada, Rakam, Ramak,

4 Harfli Kelimeler

Adak, Adam, Ağda, Ağma, Akar, Akma, Akor, Amor, Arak, Arda, Arka, Arma, Dama, Dara, Doğa, Dram, Kama, Kara, Karo, Koma, Kora, Krom, Mark, Moda, Moka, Odak, Okar, Orak, Roda, Roka,

3 Harfli Kelimeler

Ada, Ağa, Aka, Ama, Ara, Ark, Dağ, Dam, Dar, Dok, Kam, Kar, Kod, Kom, Kor, Mor, Oda, Oma, Ora, Ram, Rom,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ağ, Ak, Am, Ar, Do, Od, Ok, Om, Ra,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.