DİNLENDİRMEK (TDK)


1 . Dinlenmesini sağlamak.
2 . Durulmaya bırakmak.
3 . Tarlayı nadasa bırakmak: "Tarlayı dinlendirmek."- .
4 . halk ağzında Yanan lamba, ateş vb.ni söndürmek.

Dinlendirmek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi İ , üçüncü harfi N , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi N , yedinci harfi D , sekizinci harfi İ , dokuzuncu harfi R , onuncu harfi M , onbirinci harfi E , onikinci harfi K . Başı D sonu K olan 12 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ATEŞ Nedir?


1 . Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr: "Uygarlık ateşten doğmuştur."- .
2 . Tutuşmuş olan cisim.
3 . Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç: "Yemeği ateşten indirdim."- .
4 . Patlayıcı silahların atılması: "Top ateşi geceye kadar sürdü."- .
5 . Vücut ısısı: "Ateşi kırktan aşağıya düşmezdi."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Öfke, hırs, hınç: "Fırlayıp ayağa kalkmış, bir duvara yaslanarak ateş fışkıran gözlerle onu seyre başlamıştı."- T. Buğra.
7 . mecaz Coşkunluk: "Nejat Efendi'nin çalışında Peregrini'nin ihtirası, ateşi yoktu."- H. E. Adıvar.
8 . mecaz Tehlike, felaket: "Kendinizi ateşe atıyorsunuz."- .
9 . mecaz Büyük üzüntü, acı: "İçimin ateşi hiç küllenmedi. Seneler geçtikçe daha alevleniyor. Evlat acısı bu ..."- H. R. Gürpınar.

BIRAKMA Nedir?


1 . Bırakmak işi.
2 . Salıverme, terk.

BIRAKMAK Nedir?


1 . Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak.
2 . (nsz) Koymak: "Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı."- T. Buğra.
3 . Bir işi başka bir zamana ertelemek: "Gezmeyi haftaya bıraktık."- .
4 . Unutmak: "Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım?"- .
5 . Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek.
6 . Saklamak, artırmak: "Paranın bir kısmını bırak!"- .
7 . Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek: "Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı."- F. R. Atay.
8 . (nsz) Engel olmamak: "Bırak, burasını benim defterimden okuyayım."- Ö. Seyfettin.
9 . Sarkıtmak: "Saçlarını omzuna bırakmış."- .
10 . (nsz) Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak: "Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu."- C. Uçuk. 1
1 . Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek: "Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı."- H. E. Adıvar. 1
2 . (nsz) Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak: "Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim."- R. H. Karay. 1
3 . (nsz) Bıyık veya sakal uzatmak. 1
4 . (nsz) Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak: "Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı?"- R. H. Karay. 1
5 . Boşamak: "Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler."- Ö. Seyfettin. 1
6 . Kötü bir durumda terk etmek. 1
7 . Ayrılmak, terk etmek: "Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi."- P. Safa. 1
8 . Sınıf geçirmemek, döndürmek: "Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı."- . 1
9 . (-e) Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek: "Başkalarına on ikiye veriyoruz ama, sana onar kuruştan bırakayım."- M. Ş. Esendal.
20 . (-i, -e) Bakılmak, korunmak için vermek: "Eşyamı size bırakacağım."- . 2
1 . (nsz) Yanına almamak, yanında götürmemek: "Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim."- Atatürk. 2
2 . (-i, -e) Sahiplik hakkını başkasına vermek: "Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış."- . 2
3 . (nsz) Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. 2
4 . (nsz) Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek: "İz bırakmak. Leke bırakmak."- .

DİNLENDİRMEK Nedir?


1 . Dinlenmesini sağlamak.
2 . Durulmaya bırakmak.
3 . Tarlayı nadasa bırakmak: "Tarlayı dinlendirmek."- .
4 . halk ağzında Yanan lamba, ateş vb.ni söndürmek.

DİNLENME Nedir?

Dinlenmek (I) işi, istirahat: "Kendisine bir yere oturup dinlenmeyi teklif ettim."- A. Haşim.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

HALK Nedir?


1 . Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk: "Türk halkı."- .
2 . Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu: "Yahudi halkı."- .
3 . Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri: "Bağımsız Devletler Topluluğunun halkları."- .
4 . Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü: "Bütün köy halkı orada idi."- Ö. Seyfettin.
5 . Yöneticilere göre bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu: "Bilmiyorlar ki halk, halkın diliyle konuşan sanatkârla birliktir."- O. V. Kanık.

LAMBA Nedir?


1 . Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet: "Bir gaz lambasının ışığında önüme serdiğim haritayı tetkik ediyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul.
3 . Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.

NADAS Nedir?

Tarlayı sürerek dinlenmeye bırakma: "Uçsuz bucaksız uzayan kır / Kimi yerde nadas, kimi anız."- A. K. Tecer.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SAĞLAMA Nedir?


1 . Sağlamak işi: "Kimse siyasi ve kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz."- Anayasa.
2 . matematik Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılan kontrol işlemi, mizan.

SAĞLAMAK Nedir?


1 . Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek: "Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık."- H. Taner.
2 . Elde etmek, sahip olmak: "... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti."- Y. N. Nayır.
3 . matematik Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. sağlamak (II) (nsz) Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

SÖNDÜRME Nedir?

Söndürmek işi.

SÖNDÜRMEK Nedir?


1 . Ateş ve ışığın yanmasına, aydınlatmasına son vermek: "Parmağının ucuna kadar gelen alevi yere atıyor, terliğiyle basarak söndürüyor."- P. Safa.
2 . Hava veya gaz ile şişirilmiş bir şeyin havasını veya gazını boşaltmak: "Çocuk balonu söndürdü."- .
3 . mecaz Tutku ve duyguları yatıştırmak, etkisiz duruma getirmek: "Böyle zamanlarda Hacı'da ateşi ateşle söndürmekten başka çare olmadığını bilirim."- R. N. Güntekin.

TARLA Nedir?


1 . Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası: "Kulübelerinize ve tarlalarınıza ne kadar üzülseniz yeridir."- R. E. Ünaydın.
2 . Deniz hayvanlarının çok olduğu yer: "Midye tarlası. İstiridye tarlası."- .

D D E E K L M N N R İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

12 Harfli Kelimeler

Dinlendirmek,

11 Harfli Kelimeler

Dilendirmek, Dinlendirme,

10 Harfli Kelimeler

Didiklenme, Dilendirme, Direnilmek, İrinlenmek,

9 Harfli Kelimeler

Deldirmek, Didikleme, Dindirmek, Dinlenmek, Direnilme, Edinilmek, İrinlenme, Kilermeni, Medenilik,

8 Harfli Kelimeler

Dedirmek, Deldirme, Delinmek, Delirmek, Deminden, Denilmek, Derilmek, Derinden, Derinlik, Didilmek, Didinmek, Diklenme, Dilenmek, Dilinmek, Dindirme, Dinelmek, Dinlemek, Dinlenme, Direnmek, Dirilmek, Edinilme, Edirneli, Erdenlik, İkilenme, İndirmek, Kendinde, Kinlenme, Kirlenme, Mendirek,

7 Harfli Kelimeler

Dedelik, Dedirme, Delinme, Delirme, Deminki, Demirli, Denilme, Denklem, Derilme, Didilme, Didinme, Dikelme, Dikenli, Dikilme, Dilemek, Dilenme, Dilinme, Dinelme, Dinleme, Direkli, Diremek, Direnim, Direnme, Dirilme, Edilmek, Edinmek, Elimine, Elinden, Emirlik, Endemik, Erdemli, Erinlik, Erinmek, İkileme, İlenmek, İleride, İndinde, İndirme, İnilmek, İnlemek,

6 Harfli Kelimeler

Delmek, Demiri, Demlik, Denden, Denmek, Dereli, Derili, Derken, Derlem, Dermek, Dernek, Dikine, Dikmen, Dileme, Dilmek, Dimdik, Dineri, Dinmek, Direme, Dirlik, Edilme, Edimli, Edinim, Edinme, Edirne, Ekilme, Emekli, Erimek, Erinme, Ermeni, İkilem, İlenme, İlinek, İnilme, İnleme, İnmeli, Kelime, Kendir, Kerime, Kermen,

5 Harfli Kelimeler

Delik, Delme, Demek, Demin, Demir, Demli, Denek, Denim, Denli, Denme, Derik, Derin, Derme, Didim, Dikel, Diken, Dikim, Dikme, Dilek, Dilim, Dilme, Dinek, Dinen, Dinli, Dinme, Direk, Diren, Diril, Dirim, Ekili, Eklem, Ekler, Elden, Elmek, Emlik, Ender, Enlem, Erdek, Erdem, Erden,

4 Harfli Kelimeler

Dede, Deli, Delk, Deme, Deni, Denk, Dere, Deri, Derk, Dide, Dimi, Dine, Dini, Dink, Diri, Dren, Eder, Edik, Edim, Ekim, Ekin, Ekli, Ekme, Elde, Elek, Elem, Elik, Elim, Emek, Emel, Emen, Emik, Emin, Emir, Enek, Enik, Enir, Enli, Erek, Eren,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dem, Dik, Dil, Din, Ede, Edi, Eke, Elk, Erk, İde, İki, İle, İlk, İni, İri, Kel, Kem, Ker, Kil, Kim, Kin, Kir, Lim, Lir, Men, Mil, Mir, Nem, Nim,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, El, Em, En, Er, İl, İm, İn, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Ne, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.