DİNLEMEK (TDK)


1 . İşitmek için kulak vermek: "Konağın hesabını sen söylersin, ben de dinlerim."- A. Ş. Hisar.
2 . Birinin sözünü, öğüdünü kabul edip gereğince davranmak: "Beni dinlersen bu işten vazgeç."- .
3 . Kulakla veya dinleme aletiyle hastayı muayene etmek: "Doktor kalkar. Kulağını bu gösterilen yere dayar. Dinler."- Ö. Seyfettin.
4 . mecaz Uymak, baş eğmek, itaat etmek.

Dinlemek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi İ , üçüncü harfi N , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı D sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALET Nedir?


1 - Bir el işini ya da mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne.
2 - Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayan özel araç, aygıt.
3 - Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.
4 - Hoş görülmeyen bir işe yardımcı ya da aracı olmayı kabul eden kimse, maşa.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

DAVRANMAK Nedir?


1 . Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak: "Hiç gerekmezken dönüyor ve onu yeni görmüş gibi davranıyor."- T. Buğra.
2 . (-e) Bir şeye el atmak, girişmek: "Polisi görünce kaçmaya davrandılar."- H. Taner.
3 . (-e) Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak: "Kalbine bu üzüntü düşünce duramadı, ayağa kalkıp gitmeye davrandı."- R. H. Karay.

DİNLEME Nedir?

Dinlemek işi: "Onu gece yarılarına kadar dinleme fedakârlığı yine bize düşer."- H. Taner.

EDİP Nedir?

Edebiyatla uğraşan, edebî eser veren kimse, yazar: "Pek az hoşlandıklarım muhabirler, ediplerdir."- F. R. Atay.

EĞMEK Nedir?


1 - Düz olan bir şeyi eğik duruma getirmek.
2 - Sert bir cismi bükmek.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GEREĞİNCE Nedir?

Gereği gibi, gereğine göre, gerektiği gibi, mucibince.

GÖSTERİLEN Nedir?

Göstergenin kavram yönü, gösterenle birleşerek göstergeyi oluşturan içerik.

HASTA Nedir?


1 . Sağlığı bozuk olan, esenliği yerinde olmayan, hastalanmış, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu."- Y. K. Beyatlı.
2 . mecaz Aşırı düşkün, tutkun: "Maç hastası."- .
3 . argo Parasız, züğürt.
4 . teklifsiz konuşmada Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

HİSAR Nedir?

Bir şehrin veya önemli bir yerin korunması için taştan yapılmış, yüksek duvarlı ve kuleli, çevresinde hendekler bulunan küçük kale, kermen, germen. hisar (II) isim, eskimiş, müzik Arapça §i¹¥r
1 . Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
2 . Klasik Türk müziğinde re diyez notası.

İŞİTMEK Nedir?


1 . Kulakla algılamak, duymak: "Doktorun sesini işitince koştu, yanakları kırmızı, gözleri parlıyordu."- H. E. Adıvar.
2 . Haber almak.
3 . (nsz) Kendisine söylenilmek: "Gayet sert bir adam olan hesap hocasından boyuna azar işitiyordu."- O. C. Kaygılı.

İŞTE Nedir?


1 . Bir şey gösterilirken veya bir şeye işaret edilirken söylenen bir söz, aha, ahacık: "Hani kitap? - İşte size anlattığım adam. İşte, korktuğum başıma geldi."- .
2 . Anlatılan bir sözün sonucuna gelindiğini gösterir: "İşte bütün manzara budur!"- R. E. Ünaydın.
3 . Anlatılan şeye dikkat çekmek için kullanılan bir söz: "Ekmek, peynir, yumurta, marul, limon, ne bulursan al işte."- N. Cumalı.

İTAAT Nedir?

Söz dinleme, boyun eğme, buyruğa uyma.

KABUL Nedir?


1 - Bir şeye isteyerek ya da istemeyerek razı olma.
2 - (Konukları ya da işi olanları) Yanına sokma, katına alma: Meclis başkanı yönetim kurulu üyelerini kabul etti .
3 - Sunulan bir şeyi, armağanı alma.
4 - Bir öneriyi uygun bulma, onaylama.
5 - Bir yere alınma.

KULA Nedir?


1 . Gövdesi sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu.
2 . sıfat Bu renkte olan (at): "Yanında dizgini boynuna bırakılmış bir kula at vardı."- R. N. Güntekin. Kula özel, isim (ku'la) Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

KULAK Nedir?


1 . Başın her iki yanında bulunan işitme organı: "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."- H. C. Yalçın.
2 . anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü: "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."- H. E. Adıvar.
3 . Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
4 . müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
5 . Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
6 . coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
7 . mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MUAYENE Nedir?


1 . Bir kimsenin hasta olup olmadığını veya hastalığın ne olduğunu araştırma: "En son bir de kan muayenesi yaptılar."- S. F. Abasıyanık.
2 . Gözden geçirme, araştırma, yoklama, kontrol: "Gümrük muayenesi."- .

UYMA Nedir?

Uymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk: "Bu karşılaştıklarına uyma yeteneği, en çok kocasıyla ilişkilerinde görünüyordu."- N. Cumalı.

UYMAK Nedir?


1 - Ölçüleri birbirini tutmak, tam gelmek.
2 - Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek.
3 - Beğeniye, anlayışa uygun düşmek.
4 - Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma ya da egemen bir güce uygun davranışta bulunmak.

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

D E E K L M N İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Delinmek, Denilmek, Diklenme, Dilenmek, Dinelmek, Dinlemek,

7 Harfli Kelimeler

Delinme, Denilme, Denklem, Dikelme, Dilemek, Dilenme, Dinelme, Dinleme, Edilmek, Edinmek, Endemik, İlenmek, İnlemek,

6 Harfli Kelimeler

Delmek, Demlik, Denmek, Dikmen, Dileme, Dilmek, Dinmek, Edilme, Edinme, Ekilme, Emekli, İlenme, İnleme, Kelime, Medeni, Melike, Mendil, Nedime,

5 Harfli Kelimeler

Delik, Delme, Demek, Demin, Demli, Denek, Denim, Denli, Denme, Dikel, Diken, Dikme, Dilek, Dilme, Dinek, Dinme, Eklem, Elden, Elmek, Emlik, Enlem, İlmek, İmlek, İnmek, Kelem, Kendi, Liken, Melek, Melik, Nedim, Nemli, Nikel,

4 Harfli Kelimeler

Deli, Delk, Deme, Deni, Denk, Dine, Dink, Edik, Edim, Ekim, Ekin, Ekli, Ekme, Elde, Elek, Elem, Elik, Elim, Emek, Emel, Emen, Emik, Emin, Enek, Enik, Enli, İken, İlke, İlme, İnek, İnme, Kedi, Kele, Keme, Kene, Kile, Leke, Lime, Link, Meke,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dem, Dik, Dil, Din, Ede, Edi, Eke, Elk, İde, İle, İlk, Kel, Kem, Kil, Kim, Kin, Lim, Men, Mil, Nem, Nim,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, El, Em, En, İl, İm, İn, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.