DİNGİLDEK (TDK)


1 . Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak, dengesi bozuk.
2 . mecaz Yıpranmış: "Sinir sistemleri dingildek olan bu titiz adamları domestik uğraşılar büsbütün hırçın yapar."- H. Taner.
3 . mecaz Sözüne güvenilmez, kaypak: "Baştan çıkarıcı telkinlerle kişiliği zaten oluşmamış, dingildek insanları kazanmak hiç de güç olmasa gerektir."- H. Taner.

Dingildek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi İ , üçüncü harfi N , dördüncü harfi G , beşinci harfi İ , altıncı harfi L , yedinci harfi D , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı D sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ADAM Nedir?


1 . İnsan.
2 . Erkek kişi, kadın karşıtı: "İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak."- M. Ş. Esendal.
3 . Birinin yanında ve işinde bulunan kimse: "Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar."- K. Tahir.
4 . Birinin yararlandığı, kullandığı kimse: "Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı."- C. Meriç.
5 . Birinin sözünü dinleyen, nazını çeken kimse, kayırıcı: "O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez."- .
6 . Görevli kimse: "Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse."- R. H. Karay.
7 . İyi huylu, güvenilir kimse: "Amcam, güngörmüş bir adamdı."- R. N. Güntekin.
8 . Bir alanda derin bilgisi olan kimse: "Bir sanatçının, bilim adamının düşünmek için bol zamana ihtiyacı vardır."- H. Taner.
9 . Bir alanı benimseyen kimse.
10 . ünlem Bir şeyin önemsenmediği anlatılmak istendiğinde kullanılan söz: "Adam, vazgeç!"- . 1
1 . halk ağzında Eş, koca.

BOZUK Nedir?


1 . Madenî para, bozuk para: "Hiç olmazsa birkaç kuruş bozuk ver!"- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Bozulmuş olan: "Daracık ve bozuk kaldırımlardan çamurlu sular akıyordu."- T. Buğra.
3 . sıfat Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ): "Ağzındaki birkaç bozuk dişten şüphe ettim."- R. N. Güntekin.
4 . sıfat, mecaz Kötümser, gergin, huzursuz, karışık: "Bozgun sırasında Ankara'da meclisin havası pek bozuktu."- F. R. Atay.
5 . sıfat, mecaz Kızgın, sıkıntılı: "Süleyman'ı adada yüzü o kadar bozuk ve korkunç buldu ki."- H. E. Adıvar.

BÜSBÜTÜN Nedir?

İyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli: "Seçim günleri yaklaştıkça iki komşu da propaganda faaliyetini büsbütün artırdılar."- H. Taner.

ÇIKARICI Nedir?

Çıkarma işlevi yapan araç ya da aygıt.

DENGE Nedir?


1 . Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans.
2 . Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar: "Ruhsal denge."- .
3 . Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması.
4 . Ekonomik hayatın uyumlu düzeni.
5 . fizik Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

DİNGİ Nedir?

Bir çifte kürekli küçük patalya.

DİNGİL Nedir?


1 . Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks: "Öyleleri görülür ki arabanın dingilleri üzerine oturtulmuş büyük kafesler sanırsınız."- R. N. Güntekin.
2 . sıfat, argo Aptal, salak.
3 . sıfat, argo Kaba saba.

DİNGİLDEK Nedir?


1 . Tabanı üzerinde hareketsiz duramayıp sallanan, oynak, dengesi bozuk.
2 . mecaz Yıpranmış: "Sinir sistemleri dingildek olan bu titiz adamları domestik uğraşılar büsbütün hırçın yapar."- H. Taner.
3 . mecaz Sözüne güvenilmez, kaypak: "Baştan çıkarıcı telkinlerle kişiliği zaten oluşmamış, dingildek insanları kazanmak hiç de güç olmasa gerektir."- H. Taner.

GEREK Nedir?


1 . İcap: "... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir."- Anayasa.
2 . sıfat Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım: "Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni."- Yunus Emre.

GÜVE Nedir?

Kurtçuğu yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek (Tine pellionella).

GÜVEN Nedir?


1 . Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat: "... Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır."- Anayasa.
2 . Yüreklilik, cesaret.

GÜVENİLME Nedir?

Güven duyulma, güvenle bakılma.

GÜVENİLMEZ Nedir?

Güven duyulmayan (kişi, şey).

HAREKETSİZ Nedir?

Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan: "Başını kaldırmaksızın hep aynı durumda sessiz ve hareketsiz."- Y. K. Karaosmanoğlu.

HIRÇIN Nedir?


1 . Belirli bir sebebi olmadan sinirlenip huysuzluk eden (kimse): "Hayriye Hanım, kırk beş yaşlarında, kara yüzlü, hırçın tavırlı, ufak tefek bir kadındı."- R. N. Güntekin.
2 . Tiz, öfkeli (ses).

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KAYPAK Nedir?


1 . Kayağan, kaygan: "Kaypak bir yol."- .
2 . mecaz Dönek.

KAZANMAK Nedir?


1 . Kazanç sağlamak: "Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım."- P. Safa.
2 . (nsz) Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek: "Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız."- B. Felek.
3 . Çıkmak, isabet etmek.
4 . Edinmek, sahip olmak: "Emniyetlerini kazanmak için bu esrar bir kimya gibi gizli kalmalıdır."- R. N. Güntekin.
5 . (nsz) Tutulmak, yakalanmak: "Huy kazanmak."- . "Dert kazanmak."- .
6 . Kendinden yana çekmek: "Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım."- M. Ş. Esendal.
7 . (-den) Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak: "Düşmandan yer kazanmak."- .
8 . Yenmek, galip gelmek: "İşte kesin muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır."- R. E. Ünaydın.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

OLUŞMA Nedir?

Oluşmak işi, teşekkül.

OYNAK Nedir?


1 . Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli: "Boğaz'ın oynak ve çırpıntılı sularına açıldı mı korkuya benzer bir ürperti geçirilir."- S. Ayverdi.
2 . Hareket, canlılık veren: "Zeybek oynak bir müziktir."- .
3 . Değişken, kararsız: "Altın fiyatları oynak."- .
4 . Davranışları ağırbaşlı olmayan (kadın veya kız): "Bu, otuz yaşlarında çenebaz ve oynak bir duldu."- R. N. Güntekin.
5 . anatomi Bükülüp doğrulmaya elverişli olan (eklem): "Bütün vücudunda, damarlarında, kemiklerinin oynak yerlerinde, etlerinde bir sızı, bir gevşeklik..."- P. Safa.

SİSTEM Nedir?


1 . Düzen.
2 . Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni: "Servet, nasıl kazanılmış olursa olsun, onun kontrolüne girecek rejim ve sistem memleketi mahvedecektir."- H. E. Adıvar.
3 . Yol, yöntem: "Eski bir sistem."- .
4 . Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat: "Fren sistemi."- .
5 . Model, tip: "... son sistem, pırıl pırıl bir rotatif almışlar."- Y. Z. Ortaç.
6 . felsefe Dizge.

TABA Nedir?


1 . Kuru tütün yaprağını andıran kızılımsı kahverengi.
2 . sıfat Bu renkte olan.

TABAN Nedir?


1 . Ayağın alt yüzü, aya.
2 . Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı.
3 . Ayakkabının alt bölümü.
4 . Kaide.
5 . Bir şeyin en alt bölümü.
6 . Değerlendirmede en alt derece.
7 . Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle: "Partinin tabanının istekleri doğrultusunda..."- .
8 . Temel.
9 . coğrafya Bir ırmağın en derin olan orta yeri.
10 . denizcilik Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. 1
1 . matematik Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide: "Piramidin tabanı. Üçgenin tabanı."- . 1
2 . matematik Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı. 1
3 . halk ağzında Tarlanın düz ve verimli kesimi. 1
4 . eskimiş Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TELKİN Nedir?


1 . Bir duyguyu, bir düşünceyi aşılama.
2 . din b. (***) Talkın.
3 . ruh bilimi Bilinç dışı bir sürecin aracılığıyla, kişinin ruhsal veya fizyolojik alanıyla ilgili bir düşüncenin gerçekleştirilmesi: "İçinden gelen gizli bir telkin altında hareket ediyordu."- P. Safa.

TİTİZ Nedir?


1 . Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent.
2 . Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse): "Kendisi gayet titiz, kibirli, azametli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar imiş."- A. Rasim.
3 . Huysuz, öfkeli: "Hem bezgin hem titiz ve sinirli bir hâli var."- Y. K. Karaosmanoğlu.

UĞRA Nedir?

Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

UĞRAŞ Nedir?


1 . Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.
2 . Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
3 . Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

UĞRAŞI Nedir?


1 . Uğraşılan şey, meşgale: "İnsanı her günkü uğraşılarından koparışları, kavrayıp götürüşleri de caba."- M. N. Sepetçioğlu.
2 . Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.

ÜZERİNDE Nedir?


1 . Üstünde: "Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir."- R. E. Ünaydın.
2 . ... ile ilgili, üzerine: "Hacı Ömer'in hatırı için gecelerce başımı soğuk su ile ıslatarak kitaplar üzerinde çalıştım."- R. N. Güntekin.

ZATEN Nedir?

Doğrusu, doğrusunu isterseniz, esasen, zati: "Başımıza ne gelirse hep bu herkese uymaktan gelir zaten..."- N. Cumalı.

D D E G K L N İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Dingildek,

7 Harfli Kelimeler

Dikenli, Edilgin, Gedikli,

6 Harfli Kelimeler

Dikgen, Dikine, Dingil, Edilgi, Genlik, Gineli, İlinek, Likide,

5 Harfli Kelimeler

Delgi, Delik, Denli, Dikel, Diken, Dilek, Dinek, Dingi, Dinli, Ekili, Elgin, Gedik, Gelin, İlkin, Kendi, Kinli, Liken, Nikel,

4 Harfli Kelimeler

Deli, Delk, Deni, Denk, Dide, Dine, Dini, Dink, Edik, Ekin, Ekli, Elik, Enik, Enli, Gidi, Gine, İdil, İken, İlgi, İlik, İlke, İndi, İnek, İnik, Kedi, Kile, Link,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dik, Dil, Din, Edi, Elk, Gen, İde, İki, İle, İlk, İni, Kel, Kil, Kin, Lig,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, El, En, Ge, İl, İn, Ke, Ki, Le, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.