DİNAMİK (TDK)


1 . Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi.
2 . sıfat, fizik Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı.
3 . sıfat, felsefe Devimsel.
4 . sıfat, mecaz Canlı, etkin, hareketli: "Önce bir şey kotarmak, sonra bunun üzerine konuşulanlara kulak vermek, düzeltmek, daha olumlu, daha dinamik, daha sağlıklı bir yoldur kanısındayım."- H. Taner.

Dinamik kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi İ , üçüncü harfi N , dördüncü harfi A , beşinci harfi M , altıncı harfi İ , yedinci harfi K . Başı D sonu K olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİM Nedir?


1 . Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim: "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır."- H. E. Adıvar.
2 . Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi.
3 . Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.

BUNUN Nedir?

"Bu" adılının tamlayan durumu.

DAHA Nedir?


1 . Şimdiye kadar, henüz: "Daha kimse gelmemiş. Daha bir saat olmadı."- .
2 . Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak: "Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım."- P. Safa.
3 . Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz: "Daha kötüsü treni de kaçırdık."- .
4 . Bundan başka, bunun dışında: "Daha çiçekleri de sulayacağım."- H. Taner.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEVİM Nedir?

Devinim.

DEVİMSEL Nedir?


1 . Devinim durumunda olan, hareki.
2 . felsefe Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.

DİNAMİK Nedir?


1 . Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi.
2 . sıfat, fizik Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı.
3 . sıfat, felsefe Devimsel.
4 . sıfat, mecaz Canlı, etkin, hareketli: "Önce bir şey kotarmak, sonra bunun üzerine konuşulanlara kulak vermek, düzeltmek, daha olumlu, daha dinamik, daha sağlıklı bir yoldur kanısındayım."- H. Taner.

DURUK Nedir?


1 . Hareket etmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengeleri ile uğraşan bilim dalı, statik.
2 . Dalgalı akımlı elektrik motor veya üreteçlerinde hareketsiz bölüm, stator.
3 . sıfat Hareketi olmayan, belirli bir süre değişmeyen, statik, dinamik karşıtı.
4 . sıfat Kuvvetlerin dengelenmesiyle ilgili olan.

DÜZE Nedir?

Doz.

DÜZELTME Nedir?


1 . Düzeltmek işi, tashih.
2 . Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, ıslahat, reform.
3 . Düzelti.

DÜZELTMEK Nedir?


1 . Düzgün duruma getirmek: "Kirli eşyalarımı paketlere sardım, bavulumu düzelttim."- R. N. Güntekin.
2 . Bozukluğunu gidermek, onarmak.
3 . Yanlıştan kurtarmak, tashih etmek: "Öğleden sonra nüfus kâğıdını getir, kaydını düzeltelim."- B. Felek.

ENERJİ Nedir?


1 . Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke: "Isıl enerji. Elektrik enerjisi. Mekanik enerji."- .
2 . Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.
3 . mecaz Manevi güç: "Size yaşamak enerjisini verecek kitaplar tavsiye ederim."- P. Safa.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

ETKİN Nedir?


1 . Hareketli, işleyen, çalışan, etkili, faal, aktif, dinamik.
2 . felsefe Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.
3 . kimya Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

FELSEFE Nedir?


1 . Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması: "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."- N. Cumalı.
2 . Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü: "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."- .
3 . Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi: "Sokrates felsefesi."- .
4 . Dünya görüşü: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
5 . Bir konuda soyut düşünüş: "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor."- H. E. Adıvar.

FİZİK Nedir?


1 . Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı: "Fizik bilimi mekanik, ısı, ışık, elektrik ve manyetizma bölümlerine ayrılır."- .
2 . İnsanın doğal yapısı.
3 . Kişinin dış görünüşü.

HARE Nedir?


1 . Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler, meneviş, dalgır: "Uskumrunun hareleri daha sık, gözleri küçük oysa kolyozun hem hareleri daha taraklı hem gözleri daha patlak."- O. Rifat.
2 . Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş.
3 . Çok sert taş, mermer.

HAREKE Nedir?

Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.

HAREKETLİ Nedir?


1 . Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize.
2 . Canlı, kıpırdak: "Hareketli bir çocuk."- . "Bu perdenin hareketli sahneleri hep akşamları oynandığı için..."- H. E. Adıvar.

İLİŞKİ Nedir?


1 . İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas: "Arkadaşlık ve dostluk şeklinde bile bir ilişki aramadığını kesinlikle anlatacaktı."- H. E. Adıvar.
2 . Bağlantı, temas: "Kar yağınca köylerle ilişki kesildi."- .

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KANI Nedir?

İnanılan düşünce, °kanaat.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞIT Nedir?

Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, °zıt, °kontrast.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

KONUŞ Nedir?


1 . Konma işi.
2 . askerlik Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.
3 . coğrafya Konum.

KONUŞU Nedir?

Bilimsel bir sorunu incelemek veya siyasi, ekonomik, diplomatik sorunları tartışmak için yapılan akademik toplantı, kolokyum.

KOTA Nedir?


1 . Bir ülkede ithal edilecek malların çeşitlerini, oranlarını veya miktarlarını gösteren liste.
2 . Bir ülkede ithal edilecek mallar için getirilen sınırlama.
3 . Kuruluşlarda veya derneklerde bir gruba tanınan kontenjan sayısı.
4 . sinema Bazı ülkelerde, sinemalarda belirli bir süre oynatılması zorunlu olan yerli film sayısının yabancı filmlere oranı.

KOTARMA Nedir?

Kotarmak işi: "Bizim pişirip kotarmaya uğraştığımız işe yabancı eller de mi karışıyordu?"- H. R. Gürpınar.

KOTARMAK Nedir?


1 . Pişen yemeği başka kaba boşaltmak: "İki kız kardeş güle söyleye sofralarını hazırlayıp yemeklerini kotardılar."- M. Ş. Esendal.
2 . Hazırlık yapmak: "O akşam yemeği için kotarabildiklerinin bir kısmını yarı çiğ, yarı pişmiş önüme sürüyor."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . mecaz Bir işi tamamlamak, bitirmek.
4 . mecaz Üstesinden gelmek: "Yeter ki o beni içeri sokabilsin ve ben bu röportajı kotarayım."- A. Kulin.

KULAK Nedir?


1 . Başın her iki yanında bulunan işitme organı: "Kulaklarımın uğultusu içinde, söylediği lakırtıların hiçbirini duymuyordum."- H. C. Yalçın.
2 . anatomi Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü: "Elleriyle kulaklarını tıkayıp yatağının yanında tortop oldu."- H. E. Adıvar.
3 . Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri.
4 . müzik Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu.
5 . Sabanın toprağa giren kısmının iki yanında bulunan ve toprağı yollara dökmeye yarayan parça.
6 . coğrafya Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.
7 . mecaz Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

KUVVE Nedir?


1 . Düşünce, niyet.
2 . Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü.
3 . Yeti.

KUVVET Nedir?


1 - Fiziksel güç, takat.
2 - Güç, dayanma gücü.
3 - Şiddet, zor, °cebir.
4 - Yetke, erk, °nüfuz.
5 - Dayanıklı olma durumu, °tahammül, °mukavemet.
6 - Bir niceliğin kendisiyle çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri.
7 - Bir ülkenin savaşçı silahlı örgütü ya da gücü.
8 - Dinginliği devime ya da devimi dinginliğe çeviren etken, direnci kıran ya da direnç doğuran özellik.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

MEKAN Nedir?


1 . Yer, bulunulan yer.
2 . Ev, yurt.
3 . eskimiş, gök bilimi Uzay.

OLUMLU Nedir?


1 - Gözetilen amaca ya da beklenilene uygun, yararlı, °müsbet.
2 - Yapıcı.
3 - Onaylayan, kabul eden, lehte olan.
4 - Olgulara, deneylere dayalı olarak kimi nitelikleri belli olan, °müsbet. °pozitif.

SAĞLIKLI Nedir?


1 . Sağlık durumu iyi olan, sağlam, esen, sıhhatli: "Birbirlerine sağlıklı, esenlikli bir kış dilediler"- T. Buğra.
2 . Sağlık kurallarına uygun olan, hijyen, hijyenik.
3 . Sağlığı koruyan.
4 . mecaz Sağlam, doğru, güvenilir, gerçek: "Kendine saygısı olan, sağlıklı bir adam başkalarına da en büyük saygıyı duyar."- Y. Kemal.

SIFAT Nedir?


1 - Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal ya da hukuksal bakımdan yeri ve özelliği.
2 - Yüz, kılık ve dış görünüş.
3 - Bir adı, nitelik, nicelik, yer, sıra vb. bakımından niteleyen, belirten sözcük, önad.

SONRA Nedir?


1 . Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı: "Hadi sen git yağmur bastırmadan ben sonra gelirim."- A. İlhan.
2 . Daha uzak ve ileri bir yerde: "Bahçeden sonra geriye dönerek biraz da sokaklarda dolaştık."- R. N. Güntekin.
3 . Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz: "Evvela arabada, sonra sundurmada uyuyup dinlendiğime fena etmiştim."- R. N. Güntekin.
4 . Yoksa, aksi hâlde: "Tembellik etmesin, sonra sınıfta kalır."- .
5 . isim Arkadan gelen bölüm veya zaman: "Bunun sonrası yok. Bu işi sonraya bırakmamalı."- .

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

ÜZERİNE Nedir?


1 . Üstüne.
2 . Hakkında: "Dil üzerine bir yazı."- .
3 . ...-den dolayı: "Onun gelmesi üzerine ortalık düzeldi. Bu söz üzerine herkes rahat etti."- .
4 . ...-den sonra: "Bunca hazırlık üzerine yola çıkmamak insanı üzer."- .

VERME Nedir?

Vermek işi: "İşitilen sözler, görülen tavırlar, beğenilen düşünceler Şinasi Bey'e yeni fikirler vermeye başladı."- M. Ş. Esendal.

VERMEK Nedir?


1 - (Üzerinde ya da yakınında olan bir şeyi) Birisine eriştirmek, iletmek.
2 - Bırakmak ya da bağışlamak.
3 - Ondan bilmek °atfetmek.
4 - (Düşünce ya da bilgi anlatan şeyler için) Başkalarına iletmek, bildirmek.
5 - Döndürmek, çevirmek, yöneltmek.
6 - Herhangi bir duruma yol açmak.
7 - (Eğlenceli toplantı) Düzenlemek, konuk çağırıp ağırlamak.
8 - (Sanatçı) Topluluk önünde sanatını göstermek, °icra etmek.
9 - Satmak.
10 - Biriyle evlendirmek. 1
1 - (-i) Ödemek. 1
2 - Yaymak. 1
3 - Ürün üretmek. 1
4 - Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. 1
5 - Tümünü herhangi bir duruma sokmak. 1
6 - Sahip olmasını sağlamak. 1
7 - (Bir şey üzerinde) Etki yapmak, biçimini değiştirmek. 1
8 - Saptamak, tespit etmek. 1
9 - Kazandırmak, katmak.
20 - Ayırmak, harcamak. 2
1 - Dayamak. 2
2 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) ulaç eki almış eylemsilerle tezlikbildirir. 2
3 - Dilek bildiren birleşik eylemler yapar.

A D K M N İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Dinamik,

5 Harfli Kelimeler

Dikim, İdman, İkdam, İmkan, Kadim, Madik, Minik, Nadim,

4 Harfli Kelimeler

Akim, Amin, Daim, Dank, Dimi, Dini, Dink, İdam, İkna, İman, İmdi, İnak, İnam, İndi, İnik, Kaim, Kain, Kani, Kimi, Main, Maki, Mani, Midi, Mika, Mini, Mink, Nida,

3 Harfli Kelimeler

Adi, Ani, Dam, Dik, Din, İka, İki, İma, İni, Kam, Kan, Kim, Kin, Mai, Nam, Nim,

2 Harfli Kelimeler

Ad, Ak, Am, An, İm, İn, Ki, Mi,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.