DEVLEŞMEK (TDK)


1 . Çok büyümek, irileşmek.
2 . mecaz Aşırı bir gelişme göstermek: "Günlük gazeteler bugünküler kadar devleşmemişti henüz."- Y. Z. Ortaç.

Devleşmek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi V , dördüncü harfi L , beşinci harfi E , altıncı harfi Ş , yedinci harfi M , sekizinci harfi E , dokuzuncu harfi K . Başı D sonu K olan 9 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AŞIRI Nedir?


1 . Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın: "Ticaret az gelişmiş toplumlarda aşırı bir gelişme gösterir."- O. Rifat.
2 . Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem.
3 . Gereğinden fazla, çok.
4 . zarf Ötede, ötesinde: "İki ev aşırı."- .
5 . zarf Gereğinden fazla olarak, çokça: "Çocuk aşırı üzülüyor."- .

BUGÜN Nedir?


1 . İçinde bulunduğumuz gün: "Bugünün işini yarına bırakma."- .
2 . İçinde bulunduğumuz çağ, zaman: "Bugünün çoluğu çocuğu hep sakallı."- H. Taner.
3 . zarf İçinde bulunduğumuz günde: "Bugün hava güzel."- .

BUGÜNKÜ Nedir?

Bugüne özgü, bugün olan, bugün yapılan: "Bugünkü Türk şiirinin manzarası şairlerle dolu bir memlekette yaşadığımızı gösteriyor."- S. F. Abasıyanık.

BÜYÜ Nedir?


1 . Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, sihir, füsun, bağı: "Akkız Ana, Hasan'a gönül vermenin bir büyü olduğunu, ne kadar anlatmışsa da kâr etmemiş."- H. E. Adıvar.
2 . mecaz Karşı durulamaz güçlü etki: "Ondan tüten görünmez bir büyünün içinde titriyorum."- Y. Z. Ortaç.

BÜYÜME Nedir?


1 . Büyümek işi: "Bizans'a karşı devamlı muharebeler, Bulgarlığın büyümesine ve esaslanmasına yardım etti."- F. R. Atay.
2 . Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutların artması.

BÜYÜMEK Nedir?


1 . Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek: "Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri çocuklar uyurken."- F. H. Dağlarca.
2 . Yetişmek: "İhtiyar Süleyman Çavuşun ellerinde büyüdüm."- A. Gündüz.
3 . Yaşı artmak, yaşlanmak: "Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti."- Ö. Seyfettin.
4 . Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak: "İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü."- M. Ş. Esendal.
5 . Sayıca artmak.
6 . Genişlemek: "Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu."- F. F. Tülbentçi.
7 . Önem ve değer kazanmak: "Türklük ülküsünün biraz daha köklendiğini, büyüdüğünü, yeşerdiğini duyarız."- O. S. Orhon.

DEVLEŞME Nedir?

Devleşmek işi veya durumu.

GAZETE Nedir?


1 . Politika, ekonomi, kültür ve daha başka konularda haber ve bilgi vermek için yorumlu veya yorumsuz, her gün veya belirli zaman aralıklarıyla çıkarılan yayın: "Kahvelerde ikinci bir oyalanma yolu, gazetelerdi."- N. Cumalı.
2 . Bu yayının yönetildiği, hazırlandığı, basıldığı yer: "Her gün gazeteye uğruyordu."- .

GELİŞME Nedir?


1 . Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon: "Şiir, uygarlıkların doğuşunda, gelişmesinde ilk işaret oluyor."- N. Cumalı.
2 . Olan biten şey.
3 . edebiyat Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

GÖSTERME Nedir?


1 . Göstermek işi: ": "Akreditifi açtırmadan ithal edilecek malı karşılık olarak gösterme olanağı yok."- Ç. Altan.
2 . Teşhir, sergileme.

GÖSTERMEK Nedir?


1 . Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek: "Vitrindeki oyuncağı parmağıyla gösterdi."- .
2 . (-i, -e) Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak: "Size kitaplarımı göstereyim."- .
3 . Belirtmek, anlatmak: "Bu söz onun iyi niyetini gösteriyor."- .
4 . (-e) Bir şeyin etkisi altında tutulmak: "Güneşe göstermek. Aleve göstermek."- .
5 . (-e) Kanıtla inandırmak: "Bunun böyle olduğunu size göstereceğim."- .
6 . (nsz) Öğretmek, açıklamak: "Yol göstermek."- .
7 . (-e, nsz) Yapmasını söylemek, görevlendirmek: "Size ne iş gösterdiler?"- .
8 . Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek: "Bu seni ablandan daha şirin gösteriyor, emin ol!"- R. N. Güntekin.
9 . Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak: "Gerçekleri çarpıtarak gösteriyor."- .
10 . (nsz) Görünmek, benzemek. 1
1 . (yardımcı fiil) Etmek: "İtaat göstermek. Dayanışma göstermek."- . 1
2 . (-e), mecaz Sert bir biçimde karşılık vermek: "Anası da babasının küfürlerini tekrarlıyor, evde ona göstereceğini söylüyor, gözlerini açıyor, başını sallıyordu."- Ö. Seyfettin.

HENÜZ Nedir?


1 . Az önce, daha şimdi, yeni: "Memleketten henüz dönmüş, avlunun duvar dibinden yine mutfağa doğru yürüyordum."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Daha, hâlâ: "Henüz hareket etmeyen otomobile yaklaştı."- R. N. Güntekin.

İRİLEŞME Nedir?


1 . İrileşmek işi.
2 . tıp (***) Bazı organların hastalık sonucunda olağan dışı büyümesi durumu.

İRİLEŞMEK Nedir?

İri bir duruma gelmek.

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

ORTA Nedir?


1 . Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer: "Tam bağın ortasına geldikleri zaman düşman askerlerini gördüler."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre: "Yılın ortası. Haftanın ortası. Günün ortası. Kışın ortası."- .
3 . Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm: "Seccadesini ortasından kesip ikiye böldüler."- Ö. Seyfettin.
4 . Ne uzun ne kısa, midi.
5 . Ne büyük ne küçük, midi.
6 . İyi ile kötü arasındaki durum.
7 . Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece: "Orta ile geçti."- .
8 . Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri.
9 . sıfat Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
10 . sıfat Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan: "Hademe orta bölmeyi açmak üzere koştu."- R. H. Karay. 1
1 . sıfat İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. 1
2 . fizik Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. 1
3 . matematik Orantı. 1
4 . spor Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş: "Aut çizgisinden nefis bir orta..."- H. Taner. 1
5 . tarih Yeniçeri Ocağında tabur.

ORTAÇ Nedir?

Sıfat-fiil.

D E E E K L M V Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

9 Harfli Kelimeler

Devleşmek,

8 Harfli Kelimeler

Devleşme,

7 Harfli Kelimeler

Ekleşme, Eşlemek, Keşleme,

6 Harfli Kelimeler

Delmek, Demkeş, Deşmek, Ekleme, Elemek, Eşelek, Eşleme, Keleme, Meleke,

5 Harfli Kelimeler

Delme, Demek, Deşme, Eklem, Eleme, Elmek, Eşlek, Eşlem, Eşmek, Evdeş, Evlek, Kelem, Keleş, Kevel, Melek, Meleş, Şekel, Şelek,

4 Harfli Kelimeler

Delk, Deme, Deve, Ekme, Elde, Elek, Elem, Emek, Emel, Eşek, Eşme, Kele, Keme, Leke, Meke, Meşe, Meşk, Şevk,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dem, Dev, Ede, Eke, Elk, Kel, Kem, Keş, Leş, Şek, Şem, Şev,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, El, Em, Eş, Ev, Ke, Le, Me, Şe, Ve,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.