DESTEKDOKU (TDK)


1 - Vücuda destek görevi yaptıkları için bağdokusunun kıkırdak ve kemik- dokularına bir arada verilen ad.
2 - Kalın çeperli, güçlü gözelerden oluşmuş bitkiye, diklik, sertlik ve sağlamlık kazandıran doku.

Destekdoku kelimesi baş harfi D son harfi U olan bir kelime. Başında D sonunda U olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi S , dördüncü harfi T , beşinci harfi E , altıncı harfi K , yedinci harfi D , sekizinci harfi O , dokuzuncu harfi K , onuncu harfi U . Başı D sonu U olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAĞDOKUSU Nedir?

Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

BİTKİ Nedir?

Bulunduğu yere kökleriyle tutunup gelişen, döl veren ve hayatını tamamladıktan sonra kuruyarak varlığı sona eren, yosun, ot, ağaç vb. canlıların genel adı, nebat.

ÇEPER Nedir?


1 . Çit: "Sıra sıra çeperler / Çepere su serperler / Irak yoldan geleni / Terli terli öperler."- Halk türküsü.
2 . Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse.
3 . Bağ çubuğu, çalı çırpı.
4 . Sebze bahçesi.
5 . Zar.

ÇEPERLİ Nedir?

Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan.

DESTEK Nedir?


1 . Bir şeyin yıkılmaması için konulan eğik veya düz dayak, payanda.
2 . Üzerine bir şey oturtmaya, tutturmaya, koymaya yarar araç, bindi, hamil: "Şamdan, sehpa, sacayak birer destektir."- .
3 . ekonomi Kredi işlemlerinde her an sarf edilebilecek kredi.
4 . askerlik Bir birlik için sağlanan yardım veya koruma.
5 . fizik Bir vektörü taşıyan sonsuz doğru.
6 . mecaz Maddi ve manevi yardımcı, dayanak: "Kızardı, söylenirdi ama gene de tek desteği oydu hayatta."- O. Hançerlioğlu.

DİKLİK Nedir?

Dik olma durumu.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

GÖRE Nedir?


1 . Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince: "... günün modasına göre taranmış saçlarıyla güzel bir kadın başı uzandı bahçeye."- N. Cumalı.
2 . Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran: "Bilginlerin dediğine göre on milyona yakın Türk yurt değiştirdi."- N. Araz.

GÖREV Nedir?


1 . Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş.
2 . İşlev.
3 . Resmî iş, vazife: "Cavit Bey, görevi ona verdiği gün, Abdi Bey çok sevinmişti."- A. İlhan.
4 . Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
5 . dil bilgisi Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş.
6 . fizyoloji Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
7 . matematik Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

GÖZE Nedir?


1 . Hücre.
2 . halk ağzında Su kaynağı.

GÜÇLÜ Nedir?


1 . Gücü olan, kuvvetli, yavuz: "Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır."- A. İlhan.
2 . Şiddeti çok olan.
3 . mecaz Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu.
4 . mecaz Nitelikleri ile etki yaratan, etkili: "Kitabında ne kadar güçlü ve üslup sahibi bir yazar olduğunu belgeler."- H. Taner.

KALIN Nedir?


1 . Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı: "Alt katta her tarafın pencereleri kalın, sık demir parmaklıklarla örtülüydü."- H. R. Gürpınar.
2 . Enli ve gür (kaş).
3 . Yoğun, akıcılığı az olan: "Kalın bir sis tabakası."- .
4 . Etli, dolgun: "Dudakları kalın, yüzü ergenlik içinde..."- M. Ş. Esendal.
5 . Pes (ses): "Aileyi geçindiren babaya bu kalın sesli, kalın kaşlı, yumuşak bakışlı adama saygı ile, biraz da korku ile bağlanmışızdır."- H. Taner.

KAZA Nedir?


1 . Can veya mal kaybına, zararına neden olan kötü olay: "Tren kazası."- .
2 . İlçe, kaymakamlık: "Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm."- R. N. Güntekin.
3 . din b. (***) Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan yerine getirme.
4 . eskimiş, hukuk Yargı.
5 . eskimiş Kadılık görevi.

KAZAN Nedir?


1 . Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap: "Koca bir kazan patates kaynattık."- A. Gündüz.
2 . Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap: "Kazan patladı."- .

KEMİK Nedir?


1 . İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı: "Kemikten bir tahta gibi gıcırdayarak Nihat yerinden kalktı."- P. Safa.
2 . sıfat Bu sert organdan yapılmış: "Kemik tarak."- .

KIKIRDAK Nedir?


1 . Kemik kadar sert olmayan, dayanıklı, esnek, bükülgen, damarsız bağ dokusu: "Kulak kıkırdağı."- .
2 . Sığır ve danada, hayvanın göğüs boşluğunun arka tarafının alt bölümünde bulunan parça.
3 . Kakırdık.

OLUŞ Nedir?


1 - Olmak eylemi ya da biçimi, °vuku.
2 - Oluşma, °teşekkül, °tekevvün.
3 - Bir durumdan öteki duruma geçiş.

SAĞLAMLIK Nedir?

Sağlam olma durumu: "Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı."- A. Ş. Hisar.

SERTLİK Nedir?


1 . Sert, katı olma durumu: "Derinin altında bir sertlik hissettim."- .
2 . mecaz Sert, kırıcı, katı davranış, şiddet, husumet: "Fazla içliliği erkekliğe yakıştıramadığından kendini her zaman yapma bir sertliğin arkasına gizlerdi."- H. Taner.
3 . jeoloji Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç.

VERİ Nedir?


1 . Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done: "İstatistik veriler."- .
2 . Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler: "Bir romanın verileri."- .
3 . Bilgi, data.
4 . matematik Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey.
5 . bilişim Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi.

D D E E K K O S T U Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

6 Harfli Kelimeler

Destek, Kodeks,

5 Harfli Kelimeler

Deste, Ekose, Kesek, Kodes, Koket, Sekte, Soket, Tekke,

4 Harfli Kelimeler

Dede, Doku, Dost, Etek, Keke, Kese, Kete, Koku, Otsu, Soku, Sote, Stok, Teke, Ukde,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dok, Dut, Ede, Eke, Eko, Kek, Kes, Ket, Kod, Kok, Kot, Kut, Sek, Set, Sut, Tek, Tok, Tos,

2 Harfli Kelimeler

De, Do, Ek, Es, Et, Ke, Od, Ok, Ot, Se, Su, Te, Tu, Us, Ut,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.