DESTE (TDK)


1 . Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam: "Destenin en itibarlı kâğıtları, bilindiği gibi beyler yani aslar oluyor."- H. Taner.
2 . Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri, kabza.
3 . matematik Aynı cinsten onluk bir küme.
4 . spor Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri.

Deste kelimesi baş harfi D son harfi E olan bir kelime. Başında D sonunda E olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi S , dördüncü harfi T , beşinci harfi E . Başı D sonu E olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ASLA Nedir?

Hiçbir zaman, hiçbir biçimde: "Dünyada her şeyle alay edilir şaka yapılır ama şiirle asla!"- S. F. Abasıyanık.

AYNI Nedir?


1 - Başkası değil, yine o....
2 - Ayırt edilemeyecek kadar benzeri, özdeşi, tıpkısı.
3 - Bir değerde, eşit, özdeş, tıpkı, °müsavi.
4 - Değişmeyen, aralarında ayrım olmayan, eşit.

BAĞLAM Nedir?


1 . Deste.
2 . Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst: "Uygarlık bağlamında Batı ve Doğu diye bir ayrım yapılmamakta bir bütün olarak düşünülmektedir."- A. Cemal.
3 . dil bilimi Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst.
4 . edebiyat Bent.

BIÇAK Nedir?


1 . Bir sap ve çelik bölümden oluşan kesici araç: "Ekmek bıçağı. Sebze bıçağı."- .
2 . Çeşitli kesme işlerinde kullanılan keskin ağızlı araç: "Basımevi bıçağı."- .

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BİRİ Nedir?

ya da.

BİRİ Nedir?


1 - Bir tanesi.
2 - Bilinmeyen bir kimse.
3 - Olumsuz nitelik gösteren bir tamlayanla, kendisinden küçümsemeyle söz eden kimse.

CİNS Nedir?


1 . Tür, çeşit: "Portakal, turunç cinsinden bir meyvedir."- .
2 . Aralarında ortak özellikler bulunan varlıklar topluluğu: "Bizim operetlerimiz cinsinden bir sürü halk tiyatroları var."- H. Taner.
3 . Soy, kök, asıl: "Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur."- M. E. Yurdakul.
4 . sıfat, argo Garip, tuhaf.
5 . Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.
6 . sıfat Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan: "Derler ki cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş."- P. Safa.

DEME Nedir?


1 . Demek işi: "Tencere dibin kara hikâyesi, kimin kime ne demeye hakkı var?"- H. Taner.
2 . Anlam: "Bu söz ne demeye gelir?"- .
3 . edebiyat Halk edebiyatında şiir.
4 . edebiyat Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad.
5 . edebiyat Ağıt.
6 . halk ağzında Atasözü.

DEMET Nedir?


1 - Bitki ya da çiçek bağlamı.
2 - Bağlanarak oluşturulmuş deste.
3 - Üstün yapılı bitkilerde özsuların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı ya da lifli kordon.
4 - Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu.
5 - Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin, yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu.

DERE Nedir?


1 . Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu: "Bu ensiz tahta köprü altında ince dere."- E. B. Koryürek.
2 . coğrafya Bu akarsuyun yatağı.
3 . coğrafya İki dağ arasındaki uzun çukur.
4 . Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol.

DERECE Nedir?


1 . Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe: "Hukuk tahsilini Paris'te bitirmiş, birinci derece diploma almıştı."- Ö. Seyfettin.
2 . edat Denli, kadar: "Beyoğlu'nda bu derece itibar görmemişti."- E. E. Talu.
3 . fizik Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri: "Sıcakölçerin dereceleri."- .
4 . fizik Sıcaklıkölçer.
5 . kimya Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.
6 . matematik Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi: "Dik açılar doksan derecedir."- .
7 . spor Başarı gösterme.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÜRE Nedir?


1 . Çiftleşmek isteyen kısrak veya dişi eşek.
2 . Bir yaşından üç yaşına kadar olan tay.
3 . sıfat, mecaz Kuvvetli, dinç.
4 . sıfat, mecaz Çekingen, korkak, ürkek.

GÜREŞ Nedir?

Belli kurallar içinde, güç kullanarak iki kişinin türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışması.

İTİBARLI Nedir?


1 . İtibarı, değeri olan, saygın.
2 . Kredisi olan.
3 . Gözde olan, önemli sayılan: "Köşedeki itibarlı masalardan birine karşılıklı oturduk."- Ç. Altan.

KABZA Nedir?

Silah, kılıç vb. şeylerde tutulacak yer, tutak, sap: "Kabzası altın kakmalı palası elinden düşmüştü."- F. F. Tülbentçi.

KILIÇ Nedir?


1 . Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah: "Zırhları biraz paslanmış ve yaldızları bir hayli solmuş eğri kılıçlar asılıydı."- A. Ş. Hisar.
2 . spor Bu silah kullanılarak oynanan bir tür oyun.
3 . Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası.

KÜME Nedir?


1 . Tümsek biçimindeki yığın.
2 . Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup: "Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler."- N. Nâzım.
3 . Tomar.
4 . eğitim bilimi Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
5 . spor Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
6 . spor Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.

MATEMATİK Nedir?


1 . Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye.
2 . sıfat Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı: "Eski yorumcular daha ileri gitmiş, evrenin yaratılmasında ve doğanın kurallarında bile matematik bir öz bulmuşlardır."- H. Taner.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

ONLU Nedir?


1 . On parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden on tane bulunan.
2 . isim İskambil, domino vb. oyunlarda on işaretini taşıyan kâğıt veya pul: "Resimli kâğıtlardan sonra ilk ağızda, onlularla dokuzlular gelir."- H. Taner.

PEHLİVAN Nedir?


1 . Güreşçi.
2 . mecaz Boylu boslu ve güçlü kimse: "Pehlivan yapılıydı fakat yüzünü tam göremedim."- R. H. Karay.

SPOR Nedir?


1 . Kişisel veya toplu yarışlar biçiminde yapılan, bazı kurallara göre uygulanan beden hareketlerinin tümü.
2 . sıfat Kullanışı rahat, kolay olan: "Hiç değilse spor bir ceket ister şöyle."- H. Taner.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TUTU Nedir?

Bir borcun ödeneceğine teminat olarak ödenince geri alınmak şartıyla borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin, ipotek.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YAĞLI Nedir?


1 . Üzerinde veya içinde yağı olan.
2 . Yağı çok olan.
3 . Yağla yapılmış: "Yağlı çörek."- .
4 . Besili, semiz: "Bir de olaydı şimdi diye yağlı hindi sayıklıyorsun."- O. C. Kaygılı.
5 . Yağdan kirlenmiş veya lekelenmiş olan: "Uzun saçları eski redingotun yağlı yakasına dökülüyor."- Ö. Seyfettin.
6 . mecaz Parası bol, zengin: "Dükkâna yağlı bir müşteri arıyordu."- R. H. Karay.
7 . mecaz, teklifsiz konuşmada Bol ve kolay kazanç sağlayan: "Yağlı bir iş."- .

YAKIN Nedir?


1 - (Zamanda ve yerde) Az bir ara ile ayrılmış olan.
2 - Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan.
3 - Aralarında sıkı ilgi bulunan.
4 - Benzeyen, andıran.
5 - Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan.
6 - Uzak olmayan yer.
7 - Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost ya da akraba.
8 - Uzak olmayarak.

YANİ Nedir?


1 . "Demek, şu demek ki" anlamlarında bir söz: "Rıza Efendi de belki bu yüzden yani perde niçin açılmıyor diye sinirleniyor."- T. Buğra.
2 . zarf "Sözün kısası, doğrusu" anlamlarında bir söz: "Tesadüf ama bu kadar olur yani."- H. Taner.

D E E S T Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Deste,

3 Harfli Kelimeler

Ede, Set,

2 Harfli Kelimeler

De, Es, Et, Se, Te,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.