DERS (TDK)


1 . Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi: "Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre: "Dersin bitmesine beş dakika var."- .
3 . Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi: "Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu."- N. Cumalı.
4 . mecaz Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret: "En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz?"- H. Taner.

Ders kelimesi baş harfi D son harfi S olan bir kelime. Başında D sonunda S olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi S . Başı D sonu S olan 4 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AKTAR Nedir?


1 . Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân.
2 . İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

AKTARIM Nedir?


1 . Aktarma işi, nakil.
2 . ruh bilimi Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

BAZI Nedir?


1 . Birtakım, kimi: "Bazı Türkler oraya eğlenmeye giderler."- Ö. Seyfettin.
2 . zarf Bazen: "Bazı, mağazadan içeriye girinceye kadar kendimden geçerdim."- Y. K. Karaosmanoğlu.

BELİRLİ Nedir?

Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen: "Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı."- E. Bener.

BELLEK Nedir?


1 . Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin: "Böylelerini dinlediğimizde, belleğimizde sözleri, hiç mi hiç, kalmaz."- S. Birsel.
2 . bilişim Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.

BİLGİ Nedir?


1 . İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat.
2 . Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf: "Babası, önce ona, Mazlume ve ailesi hakkında birçok bilgi vermişti."- H. E. Adıvar.
3 . İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.
4 . felsefe Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.
5 . Bilim: "Doğa bilgisi."- .
6 . bilişim Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

ÇALI Nedir?

Böğürtlen, ahududu gibi ağaççıktan küçük, dalları çok çatallı ve sapları odunsu bitki.

ÇALIŞ Nedir?

Çalma işi: "Her muganninin okuyuşu, her çalanın çalışı yine şahsidir ve ayrıdır."- Y. K. Beyatlı.

DAKİKA Nedir?


1 . Bir saatlik zamanın altmışta biri: "On dakika bir mecliste insanların susması korkunç bir şeydir."- S. F. Abasıyanık.
2 . An, zaman: "Bundan sonra sizi her dakika arayacağım."- C. Uçuk.
3 . matematik Bir derecenin altmışta biri.

DERS Nedir?


1 . Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi: "Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu."- S. F. Abasıyanık.
2 . Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre: "Dersin bitmesine beş dakika var."- .
3 . Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi: "Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu."- N. Cumalı.
4 . mecaz Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret: "En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz?"- H. Taner.

EKOLOJİ Nedir?

Canlıların hem kendi aralarındaki hem de çevreleriyle olan ilişkilerini tek tek veya birlikte inceleyen bilim dalı: "Ekoloji o günden bugüne karşı karşıya kaldığı tehlikenin büyümesi ile orantılı bir boyutta gelişti, bir bilim hâlini aldı."- H. Taner.

İBRE Nedir?


1 . Ölçü aletleri, saat ve göstergelerde sayı veya işaret göstermeye yarayan hareketli iğne: "Birtakım ışıklar yanıp sönüyor, kadranların ibreleri titreyerek yükselip alçalıyor."- Ç. Altan.
2 . Çam, ardıç, sedir vb. ağaçların yaprağı.

İBRET Nedir?


1 - Yanlış, kötü davranışlardan sakınmayı sağlayan olgu ya da bu gibi olgulardanalınması gereken sonuç, öğrenek, °hisse, °ders.
2 - Çirkin, kötü, acayip.

İYİSİ Nedir?

en doğru olanı.

KIYI Nedir?


1 . Kara ile suyun birleştiği yer: "Kandilli akıntısını geçiyoruz. İşte Küçüksu kasrı, kıyıda bembeyaz gülüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kenar, periferi.
3 . denizcilik Sahil: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
4 . mecaz Issız, tenha yer.

KIYIN Nedir?

Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, zulüm.

KURMAK Nedir?


1 - Bir şeyin oluşmasına yardım eden parçaları birleştirerek tüm durumuna getirmek, °monte etmek.
2 - Dik durmasını sağlamak, dikmek, germek.
3 - Hazırlamak.
4 - (Yaylı, zemberekli şeylerde) Yayı ya da zembereği germek.
5 - Gereken koşulları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak.
6 - (Etkisi ve önemi geniş, sürekli şeyler için) Meydana getirmek, °tesis etmek.
7 - Yapmak, °inşa etmek.
8 - Yapmak, oluşturmak.
9 - Ortaklık sağlamak.
10 - Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek. 1
1 - Bir araya getirmek, toplamak. 1
2 - Gizlice hazırlamak, tasarlamak. 1
3 - Düşünmek. 1
4 - Aklına koymak. 1
5 - Zihinde büyütmek. 1
6 - Bir kimseyi dedikodu ya da telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek. 1
7 - Sağlamak, oluşturmak.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

OLAY Nedir?


1 . Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka: "O olaydan sonra bir daha yalnız kalmamıştık onunla."- N. Cumalı.
2 . Önemli tarihsel olgu, fenomen: "Nötron bombası günümüzün olayıdır."- .

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

ÖĞRENCİ Nedir?


1 . Öğrenim görmek amacıyla ders alan kimse, talebe, şakirt.
2 . Bir bilim veya sanat yetkilisinin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konuda çalışan kimse: "Kant'ın öğrencisi."- .
3 . Özel ders alan kimse.

ÖĞRENMEK Nedir?


1 . Bilgi edinmek: "Gerçi yeni nesil, eskiyi öğrenmekte bir fayda görmüyor ama ben gene de yazayım."- B. Felek.
2 . Bellemek.
3 . (nsz) Yetenek, beceri kazanmak: "Her şeye dikkatli baktığı için öğrenmişti."- R. H. Karay.
4 . Haber almak: "Hüseyin, ayrılma kararını öğrenince tabancayı göğsüne dayamış, ateş etmiş."- M. Ş. Esendal.

ÖĞRETİCİ Nedir?

Öğretme, yetiştirme ve açıklama niteliğinde olan, didaktik: "Öğretici film."- .

ÖĞRETME Nedir?

Öğretmek işi.

ÖĞRETMEN Nedir?

Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, muallim, muallime: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım bazen."- Y. Z. Ortaç.

ÖĞÜT Nedir?

Bir kimseye yapması veya yapmaması gereken şeyler için söylenen söz, nasihat: "Bütün öğütlerine itaat ettiğim hâlde hiçbir şeye muvaffak olamıyorduk."- A. Gündüz.

SAATLERCE Nedir?

Uzun süre: "Yemekten sonra yukarı çıktı, saatlerce gezindi."- M. Ş. Esendal.

SÜRE Nedir?

Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, °müddet: Uzun bir iyileşme süresinden sonra askere gitmiş .

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

UYGULAMAK Nedir?


1 . Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek: "Bu yeni yaşam üslubunu şimdiden uygulamak için somut eylemlere geçiyorlar."- H. Taner.
2 . (-i, -e) Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek: "İki üçgeni birbirine uygulamak."- .

VERDİ Nedir?

Bir borudan bir saniyede geçen suyun veya bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

YAKINLIK Nedir?


1 . Yakın olma durumu: "Ayrı ayrı anlıyorum da aralarında ne yakınlık var, çıkaramadım."- M. Ş. Esendal.
2 . mecaz Duygusal bağ veya akrabalık ilişkisi.

D E R S Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

Ders,

3 Harfli Kelimeler

Ser,

2 Harfli Kelimeler

De, Er, Es, Re, Se,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.