DERİNDEN (TDK)


1 . En ince ayrıntısına kadar, etraflıca.
2 . Pek belli olmayan uzak bir yerden: "Derinden top sesleri aksediyordu"- N. Hikmet.
3 . İçten: "Elverir ki bir gün bana, derinden, / Ta derinden bir gün bana "Gel" desin"."- A. K. Tecer.

Derinden kelimesi baş harfi D son harfi N olan bir kelime. Başında D sonunda N olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi R , dördüncü harfi İ , beşinci harfi N , altıncı harfi D , yedinci harfi E , sekizinci harfi N . Başı D sonu N olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AYRINTI Nedir?


1 . Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, detay: "Az daha kuşku diyecektim herkes gibi. Oysa şüphe başka, kuşku başka şeydir. Bir ayrıntı sorunu ama neylersiniz ki dilin inceliği ayrıntılara dayanır."- H. Taner.
2 . Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat.
3 . tiyatro Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

BANA Nedir?

Ben zamirinin yönelme durumu ekli biçimi.

BELLİ Nedir?

Beli olan: "Hani sen benim gibi ince belli sarışınları severdin?"- N. Araz. Birleşik Sözler karınca belli http://sozbul.ASPX?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF05A79F75456518CA&Kelime=karınca belli&EskiSoz=belli&GeriDon=2 belli (II) sıfat
1 . Bilinmedik bir yanı olmayan, malum: "Hâlimiz, vaktimiz sizce belli."- H. R. Gürpınar.
2 . Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr: "Kıyafetinden söyleyeceği şeyin ciddiyeti belli."- Ö. Seyfettin.
3 . Belirli, muayyen: "Belli toplumsal evreler ve iktisadi çevrelerdeki şiir biçimi olan aruz ..."- S. Birsel.

DERİ Nedir?


1 . İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten: "Bütün kemikleri, ince bir deri altında birer birer sayılıyordu."- P. Safa.
2 . sıfat Bu tabakadan yapılmış: "Üstünde yine o siyah deri pardösüsü, kolunda siyah deri çantası."- N. Cumalı.
3 . İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
4 . Soyulmadan yenen yemişlerin ince kabuğu veya soyulan yemişlerde kabuk altındaki zar.

DERİN Nedir?


1 . Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan: "Genç kız onun kırık dişli ağzının içindeki derin karanlığa bakıyor."- Ö. Seyfettin.
2 . Yüzeyden içeri inen.
3 . Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan: "Derin bir bilgin."- .
4 . Yoğun: "Bu büyük köşkü derin bir sessizlik kapladı."- M. Ş. Esendal.
5 . Uzun süren: "Bir iki derin nefesten sonra teneffüsünün ritmi düzeldi."- P. Safa.
6 . mecaz Ayrıntıya önem verilerek hazırlanan: "Üzerindeki tesirleri ölçmek için derin tetkikler yapmak lazımdır."- F. R. Atay.
7 . mecaz İçten gelen: "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez."- R. H. Karay.
8 . mecaz Uyanılması güç, ağır (uyku).
9 . isim, mecaz Dip: "Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin / Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde."- Y. K. Beyatlı.

DERİNDEN Nedir?


1 . En ince ayrıntısına kadar, etraflıca.
2 . Pek belli olmayan uzak bir yerden: "Derinden top sesleri aksediyordu"- N. Hikmet.
3 . İçten: "Elverir ki bir gün bana, derinden, / Ta derinden bir gün bana "Gel" desin"."- A. K. Tecer.

ETRAF Nedir?


1 . Yanlar, taraflar: "Her vakit oturdukları büyücek masanın etrafına yerleştiler."- P. Safa.
2 . Çevre: "Meçhul kadın korka korka etrafına bakındı."- A. Gündüz.
3 . Bir kimsenin sürekli ilişkide bulunduğu kimseler, yakınlar, muhit: "Ama derdini etrafına anlatamıyordu işte."- S. Ayverdi.

ETRAFLI Nedir?


1 . Ayrıntılı, eksiksiz, kapsayıcı.
2 . zarf Ayrıntılı, eksiksiz, kapsayıcı bir biçimde.

ETRAFLICA Nedir?

Derinlemesine, ayrıntılı olarak, etraflı: "Bir karara varılmadan evvel, etraflıca düşünmek gerekir."- F. F. Tülbentçi.

HİKMET Nedir?


1 - Bilgelik.
2 - Felsefe.
3 - Neden, gizli neden.
4 - Tanrı'nın insanlarca anlaşılamayan amacı.
5 - Özlü söz, °vecize.
6 - Fizik.

İÇTEN Nedir?


1 . Samimi: "Bu beş şehir durdukça bu yapıt da onun en içten yorumu olarak ayakta kalacaktır."- H. Taner.
2 . zarf Yürekten, candan, samimi davranarak: "Yumuşak ve içten sürdürdü konuşmasını."- T. Buğra.

İNCE Nedir?


1 . Kendi cinsinden olanlara göre, dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı: "İnce minare. İnce değnek. İnce kitap."- .
2 . Zayıf: "Sarışın, kuru, ince bir kadındı."- Y. K. Beyatlı.
3 . Taneleri ufak, iri karşıtı: "İnce un. İnce kum."- .
4 . Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı: "İnce nakış."- .
5 . Ayrıntılı: "Bugün temizlikçi geliyor. Şöyle ince bir temizliğe..."- T. Uyar.
6 . Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar).
7 . Tiz (ses), pes karşıtı: "İnce bir çocuk sesinin hırçınlaştığı, ağladığı işitildi."- R. N. Güntekin.
8 . Hafif, gücü az: "Hiçbir hareket bu gülüş kadar belirsiz ve ince değildir."- S. F. Abasıyanık.
9 . mecaz İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı: "Benim hasta olduğum günlerde her şey uzun uzun düşünülmüş, ince hesaplarla hazırlanmıştı."- R. N. Güntekin.
10 . mecaz Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı: "Dostum şair, yazar Sabahattin Teoman, yazdığı ince bir mektupla durumu düzeltiyor."- .

KADAR Nedir?


1 . Ölçüsünde, derecesinde: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar da genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
2 . Büyüklüğünde, genişliğinde: "Bacak kadar çocuk."- . "Avuç içi kadar yer."- .
3 . Dek: "Saat ona kadar sokaklarda gezdi."- P. Safa.
4 . Gibi: "İstanbul'un balıkları kadar balıkçıları da hoştur."- S. F. Abasıyanık.
5 . Denli: "Bu merdivenleri, yapıldığı günden beri bu kadar telaşla çıkmamışımdır."- Y. Z. Ortaç.
6 . Süre belirten bir söz: "Bu minval üzere yedi ay kadar geçti, geçmedi."- R. H. Karay.
7 . zarf Miktarda, derecede: "İçinde biriken hayat bazen taşacak kadar çok oluyor."- H. E. Adıvar.
8 . Gösterme sıfatlarından biriyle bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz: "Kantara'nın önünde yüz kadar düşman çadırı kurulmuştu."- F. R. Atay.

UZAK Nedir?


1 . Yakın olmayan yer: "Fazla uzağa gitme."- .
2 . sıfat Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı: "Mualla, uzaklardan bir ses duyar gibi oldu."- P. Safa.
3 . sıfat Arada çok zaman bulunan: "Uzak bir gelecekte neler olacağı bilinmez."- .
4 . sıfat Eli, gücü veya hükmü yetişmez: "O böyle işlerden pek uzaktır."- .
5 . sıfat İhtimali az olan: "Ben bu işi çok uzak görüyorum."- .
6 . sıfat Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan: "Ne iyi! Sizinle birlikte uzak şeylerden bahsedebileceğiz."- P. Safa.

D D E E N N R İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Derinden,

6 Harfli Kelimeler

Denden, Edirne,

5 Harfli Kelimeler

Derin, Dinen, Diren, Ender, Erden, Neden, Rende,

4 Harfli Kelimeler

Dede, Deni, Dere, Deri, Dide, Dine, Dren, Eder, Enir, Eren, Erin, Nene, Nere, Nine,

3 Harfli Kelimeler

Din, Ede, Edi, İde,

2 Harfli Kelimeler

De, En, Er, İn, Ne, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.