DENİZ (TDK)


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

Deniz kelimesi baş harfi D son harfi Z olan bir kelime. Başında D sonunda Z olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi N , dördüncü harfi İ , beşinci harfi Z . Başı D sonu Z olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ALAN Nedir?


1 . Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha.
2 . Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran.
3 . Yüz ölçümü.
4 . Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılan geniş yer.
5 . mecaz Bir çalışma çevresi: "Sanat kapalı bir alan değildir; sanat eseri herkes için, bütün toplum için yaratılır."- N. Ataç.
6 . fizik İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası: "Yer çekimi alanı. Mıknatıs alanı. Elektrik alanı."- .
7 . sinema, TV (***) Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü.
8 . spor Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha.

BAĞLANTI Nedir?


1 . İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak: "Kar yüzünden çevre ile bağlantı kesildi."- .
2 . İki şey arasında ilişki sağlayan bağ: "Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir."- F. R. Atay.
3 . Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

BAĞLANTILI Nedir?

Aralarında bağlantı bulunan, irtibatlı, rabıtalı, bağlantılı.

BELİRLİ Nedir?

Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen: "Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı."- E. Bener.

BİRBİRİ Nedir?


1 - Karşılıklı olarak biri ötekini, öteki de onu.
2 - Biri diğerinin yanı sıra, ardından.

BÖLÜ Nedir?


1 - Bölme işlemini gösteren ÷ iminin okunuşu, °taksim; a ÷ b anlatımı, "a bölü b" diye okunur.
2 - Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu; a / b kesri "a bölü b" diye okunur.

BÖLÜM Nedir?


1 . Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım: "Asıl yalıya bitişik bir binada belki de eski selamlık bölümünde idiler."- R. H. Karay.
2 . Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
3 . mecaz Çağ, devir: "O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar."- Y. Z. Ortaç.
4 . biyoloji Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
5 . eğitim bilimi Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
6 . matematik Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

ÇOKLUK Nedir?


1 . Sayı veya ölçü yönünden çok olma durumu, çoğul, kesret, ekseriyet, teklik karşıtı: "Anayasa değişikliklerinde iptale karar verebilmesi için üçte iki oy çokluğu şarttır."- Anayasa.
2 . Çoğunluk: "O akşam kibarların geleceğini, smokin hatta frakların çoklukta olacağını söyledi."- H. E. Adıvar.
3 . dil bilgisi Kelimelerin belirli eklerle birden çok varlığı veya kişiyi bildirme biçimi, çoğul, cem.
4 . zarf Sık sık, çokça, çok kez: "Ben çokluk ata binmediğim için birkaç ay içinde at toplandı, semirdi ve güzelleşti."- F. R. Atay.

ÇUKUR Nedir?


1 - Çevresine göre aşağı çökmüş olan (yer).
2 - Çene ve yanaktaki gamze.
3 - Sin, °mezar.

DENİ Nedir?

Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

DENİZ Nedir?


1 . Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi.
2 . Bu su kütlesinin belirli bir parçası: "Marmara Denizi. Karadeniz."- .
3 . Aydaki düzlükler.
4 . mecaz Geniş alan.
5 . mecaz Çokluk, yoğunluk.

DÜZLÜK Nedir?


1 . Düz olma durumu.
2 . Geniş, düz yer: "Derenin önündeki düzlükten birdenbire bir ses duydum, durdum."- H. E. Adıvar.
3 . coğrafya Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer.

GENİŞ Nedir?


1 . Eni çok olan, enli, vâsi: "Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu."- P. Safa.
2 . Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı: "Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi."- O. C. Kaygılı.
3 . Bol (elbise).
4 . Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro: "Geniş anlamlı."- .
5 . mecaz Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat: "Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu."- A. İlhan.
6 . mecaz Çok: "Geniş iş alanları sağlandı."- .

KARA Nedir?

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak: "Havamız da karamız da denizlerimiz de kirli olduğuna göre..."- H. Taner.

KÜTLE Nedir?


1 . Katı maddelerin büyük parçası, küme, yığın.
2 . Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kitle.
3 . Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı: "Seçmen kütlesi."- .
4 . fizik Bir nesneye uygulanan kuvvetle, oluşan ivme arasındaki orantıyı veren kat sayı veya nesne niceliği.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

TUZLU Nedir?


1 . Tuzu olan: "Dudaklarımda Boğaz havasının tuzlu lezzetiyle uyandım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Yapılışında tuz bulunan, tuzu çok olan: "Bu yemek tuzlu olmuş."- .
3 . mecaz Çok pahalı.

YOĞUN Nedir?


1 . Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif.
2 . Koyu, kalın: "Yoğun bir sis."- .
3 . Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.).
4 . mecaz Artmış, çoğalmış bir durumda olan: "O bölgede nüfus yoğundur."- .
5 . mecaz Dolu, sıkı, sıkışık, çok.
6 . mecaz Şişman, iri, tombul: "İtibarlı masalarda, sigaralarını içen, iri kalçalı, beyaz sarışın birtakım yoğun kadınlar..."- A. İlhan.
7 . halk ağzında Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

YOĞUNLUK Nedir?


1 . Yoğun olma durumu.
2 . Yoğun bir maddenin özelliği, kesafet: "Sisin yoğunluğu."- .
3 . fizik Bir cismin birim hacminin kütlesi, gravite: "Demirin yoğunluğu 7,8'dir."- .

D E N Z İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Deniz, Zinde,

4 Harfli Kelimeler

Deni, Dine, Dize,

3 Harfli Kelimeler

Din, Diz, Edi, İde, Zen,

2 Harfli Kelimeler

De, En, İn, İz, Ne, Ze,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.