DEMİRLİ (TDK)


1 . İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan: "Demirli sular. Demirli ilaçlar."- .
2 . Demir parmaklık veya demir bir parça takılmış olan: "Önüne bakmadığı için ucu demirli kunduraları köprü dubalarının çivilerine takılıp tökezliyor."- B. Felek.
3 . mecaz Bağlanıp kalmış: "Ali Bey İstanbul'da demirli bir hayat temposuna bağlı kalan tek insan gibi görünüyordu."- H. E. Adıvar.
4 . denizcilik Demir atmış (gemi).

Demirli kelimesi baş harfi D son harfi İ olan bir kelime. Başında D sonunda İ olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi M , dördüncü harfi İ , beşinci harfi R , altıncı harfi L , yedinci harfi İ . Başı D sonu İ olan 7 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BAĞLI Nedir?


1 . Bir bağ ile tutturulmuş olan: "Günlerden beri bağlı duran demir, sert bir hırıltıyla denize daldı."- Halikarnas Balıkçısı.
2 . Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste: "Ekinlerin gürleşmesi yağmura bağlıdır, Sevincimiz üzüntümüz / Hep sana bağlı."- B. Necatigil.
3 . Sınırlanmış, sınırlı: "Tüzüğe bağlı bir işlem."- .
4 . Kapatılmış olan, kapalı: "Bağlı geçit."- .
5 . Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan: "Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumunun bağlı kuruluşlarını ziyaret ettim."- .
6 . Sadık: "Türkiye Cumhuriyeti Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."- Anayasa.
7 . mecaz Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, tutkun: "Çocuklarına bağlı ana."- .
8 . halk ağzında Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek).

ÇİVİ Nedir?


1 . İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh.
2 . Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

DEMİR Nedir?


1 . Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,
8 olan, 15
10 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular."- P. Safa.
3 . Bu elementten yapılmış parça: "Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri."- .
4 . Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.
5 . sıfat, mecaz Güçlü, kuvvetli, sert: "O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu."- S. F. Abasıyanık.
6 . denizcilik Çıpa.

DEMİRLİ Nedir?


1 . İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan: "Demirli sular. Demirli ilaçlar."- .
2 . Demir parmaklık veya demir bir parça takılmış olan: "Önüne bakmadığı için ucu demirli kunduraları köprü dubalarının çivilerine takılıp tökezliyor."- B. Felek.
3 . mecaz Bağlanıp kalmış: "Ali Bey İstanbul'da demirli bir hayat temposuna bağlı kalan tek insan gibi görünüyordu."- H. E. Adıvar.
4 . denizcilik Demir atmış (gemi).

DENİZCİLİK Nedir?


1 . Denizlerde sefer yapma işi.
2 . Denizle, gemi işletmesiyle ilgili meslek: "Uzun dualardan sonra bana denizcilik hayatını anlatmaya başladı."- R. N. Güntekin.
3 . Deniz sporculuğu.

DUBA Nedir?


1 . Yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir tür deniz aracı.
2 . İçi boş, her yanı kapalı, suyun üstünde yüzen bir tür büyük şamandıra: "Dört beş duba üstüne bir küçük tahta köşk kurmuşlar."- B. R. Eyuboğlu.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

FELEK Nedir?


1 . Gök, gökyüzü, sema.
2 . Dünya, âlem.
3 . Talih, baht, şans: "Felek oyun etmişti onlara, yiğitlerden ikisi uyuyakaldı."- C. Meriç.
4 . Askerî mızıkada zilli bir müzik aracı.

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

GÖRÜ Nedir?


1 . Görme yetisi.
2 . Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret: "Buranın görüsü geniş."- .
3 . felsefe Dolaysız kavrama, birden kavrama.

HAYAT Nedir?


1 - Yaşam, dirim.
2 - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, °ömür.
3 - Yaşam biçimi, içinde yaşanan koşulların tümü, yaşantı.
4 - Meslek ve durum.
5 - Geçim koşullarının tümü.
6 - Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma.
7 - Yazgı, kader.
8 - Canlı varlık; yaşamayı sağlayan koşulların tümü.
9 - Bir kimsenin tarihsel biyografisi, yaşam öyküsü.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

İLAÇ Nedir?


1 . Bir hastalığı iyi etmek veya önlemek için türlü yollarla kullanılan madde, em, deva.
2 . mecaz Çare, önlem.

İNSAN Nedir?


1 . İki eli bulunan, iki ayak üzerinde dolaşan, sözle anlaşan, akıl ve düşünme yeteneği olan en gelişmiş canlı.
2 . Kişi, şahıs, âdemoğlu, âdem evladı: "O yaşta insan hiç düşünmeden sadece yaşamaya bakar."- H. Taner.
3 . sıfat, mecaz Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

KALAN Nedir?


1 . Kalma işini yapan.
2 . Artan, mütebaki: "Kalan on lirayı Aliş'e verdim."- Halikarnas Balıkçısı.
3 . isim, matematik Bir çıkarmanın sonucu.
4 . isim, matematik Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

KARIŞIM Nedir?


1 . Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey.
2 . kimya İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.

KÖPRÜ Nedir?


1 . Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı: "Bu camiler, bu çeşmeler, bu köprüler rastgele yapılmadı."- O. S. Orhon.
2 . mecaz İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey: "Annesinin yalnız onunla değil, hiç kimseyle bir köprüsü yoktu."- M. Mungan.
3 . denizcilik Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
4 . spor Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü.
5 . spor Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu.
6 . tıp (***) Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılan diş protezi.

KUNDURA Nedir?

Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı: "Kundurasının tahta ökçeleri, ıssız Babıali kaldırımlarına vurdukça bir çekiç sesiyle ötüyordu."- P. Safa.

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

METAL Nedir?


1 . Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde, metal.
2 . Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

PARÇA Nedir?


1 . Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey: "Yolun bu parçası bozuk."- .
2 . Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime: "Alınacakları bir gece önceden küçük bir karton parçasına yazmıştır."- H. Taner.
3 . Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül: "On parçadan yapılmış bir oda takımı."- .
4 . Tane: "Üç parça elbiselik kumaş."- .
5 . Pasaj: "Hayatımın en acı ve tatlı saatleri bunun başında geçti, eserimin en güzel parçalarını onun kenarında yazdım."- R. N. Güntekin.
6 . Müzik eseri.
7 . Benzeri, bir örneği: "Ay parçası, elmas parçası."- .
8 . mecaz Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz: "Bir çoban parçasısın, olmasa bile koyun / Daima eğeceksin başkalarına boyun."- K. Kamu.
9 . argo Güzel, alımlı kız veya kadın.

PARMAKLIK Nedir?


1 . Dik ve biraz aralıklı olarak yan yana dizilmiş tahta, demir vb. çubuklarla yapılmış bölme veya korkuluk: "Köşkün tahta parmaklıkları önünde rahatsız etmekten çekinerek hatır soruyorlar."- A. Gündüz.
2 . Kesik veya yara bulunan parmağı korumak için üzerine geçirilen, çoğunlukla plastik kılıf.

TAKI Nedir?


1 . Çoğunlukla evlenen veya nişanlanan birine armağan olarak verilen küpe, bilezik, yüzük, zincir gibi şeylerin tümü.
2 . Kadınların ziynet eşyası: "Abuk sabukluktan bir çizgi yaratan giysileri, ilginç takılarıyla çağdaş bir efsaneydi."- M. Mungan.
3 . dil bilgisi Adın başka bir kelime ile ilgi kurmak üzere aldığı durum eki: "Türkçede -i, -e, -de, -den, -in ekleri birer takıdır."- .
4 . dil bilgisi Cümleler ile kelimeler arasında ilişki kurmaya yarayan kelimeler: "Türkçede ile, göre birer takıdır."- .

TAKILI Nedir?

Takılmış, tutturulmuş, asılmış.

TEMPO Nedir?


1 . Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızlarını belirtmek için kullanılan kelime, vuruş: "Bu melodinin temposu çok ağır, biraz daha hızlı çalınmalı."- .
2 . mecaz Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz: "Maiyetindekiler onun çalışma temposuna yetişemezlerdi."- H. Taner.
3 . spor Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

D E L M R İ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

7 Harfli Kelimeler

Demirli, Dirilme,

6 Harfli Kelimeler

Demiri, Derili, Edimli,

5 Harfli Kelimeler

Demir, Demli, Dilim, Dilme, Diril, Dirim, İleri, Lider, Remil, Rimel,

4 Harfli Kelimeler

Deli, Deri, Dimi, Diri, Edim, Elim, Emir, Eril, Erim, İdil, İlim, İlme, İmdi, Lime, Meri, Mide, Midi, Remi,

3 Harfli Kelimeler

Dem, Dil, Edi, İde, İle, İri, Lim, Lir, Mil, Mir,

2 Harfli Kelimeler

De, El, Em, Er, İl, İm, Le, Me, Mi, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.