DEMİRLEŞMEK (TDK)


1 . Demir durumuna gelmek.
2 . mecaz Demir gibi sağlam duruma gelmek: "Duvarlar simsiyah kesildi, kapılar demirleştiler."- P. Safa.

Demirleşmek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi M , dördüncü harfi İ , beşinci harfi R , altıncı harfi L , yedinci harfi E , sekizinci harfi Ş , dokuzuncu harfi M , onuncu harfi E , onbirinci harfi K . Başı D sonu K olan 11 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

DEMİR Nedir?


1 . Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,
8 olan, 15
10 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe).
2 . sıfat Bu elementten yapılmış: "Hemşiresiyle rıhtımın kenarındaki demir kanepeye oturdular."- P. Safa.
3 . Bu elementten yapılmış parça: "Ocak demiri. Kapı demiri. Pencere demiri."- .
4 . Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça.
5 . sıfat, mecaz Güçlü, kuvvetli, sert: "O kadar çabuk uyanmıştı ki kalbinin demir bir elle sıkıldığını duydu."- S. F. Abasıyanık.
6 . denizcilik Çıpa.

DURU Nedir?


1 - Bulanıklığı olmayan, temiz, °berrak.
2 - (Ten için) Pürüzsüz.
3 - (Dil, biçem için) Gereksiz yabancı öğelerden arınmış, yalın, karışık olmayan.
4 - Suyu çok, sulu, koyu olmayan (şurup, ayran, çorba vb.).

GELME Nedir?


1 . Gelmek işi.
2 . sıfat Gelmiş olan: "Avrupa'dan gelme bir televizyon."- .
3 . sıfat Yetişme: "İyi aileden gelme çocuk."- .
4 . fizik Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

GELMEK Nedir?


1 . Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak: "Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı."- B. S. Erdoğan.
2 . Geriye dönmek: "... adamı Ödemiş'ten aldım geldim, her masrafını çektim."- N. Cumalı.
3 . Oturmaya, ziyarete gitmek: "Dün akşam amcamlar bize geldi."- .
4 . İsabet etmek: "Kurşun ayağına geldi."- .
5 . Varmak, ulaşmak: "Derslerin artık sonuna geldik. Telgraf geldi."- .
6 . Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek: "Eski çağlardan birçok anıt çağımıza kadar gelmiştir."- .
7 . Ortaya çıkmak, doğmak.
8 . Belli bir süre dolmak: "Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu."- N. Cumalı.
9 . Belli bir zamana ulaşmak.
10 . Kadar olmak: "Boyu ancak omzuna geliyor."- . 1
1 . Çıkmak, yönelmek: "Merak etme, ondan kimseye kötülük gelmez."- . 1
2 . İzlemek, takip etmek: "Çocuklar arkadan geliyordu."- . 1
3 . Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak: "Kahve Brezilya'dan geliyor."- . 1
4 . Katılmak, eklenmek: "Türkçede ekler kelimelerin sonuna gelir."- . 1
5 . Türemek. 1
6 . Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek: "Şimdi sözü burada kesip asıl konumuza gelelim."- . 1
7 . Sonuç çıkmak: "Bu davranışlardan ne gelir bilinmez."- . 1
8 . Dayanmak, tahammül etmek: "Birazcık üşütmeye gelmiyor, hemen hastalanıyor."- . 1
9 . Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak: "Kadri o adamlardandır ki iyi davranmaya, yüz vermeye gelmez."- M. Ş. Esendal. "Bizim baştan savma işe gelmediğimizi bilirsin."- R. H. Karay.
20 . (-e) Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek: "Dediğime geldiniz mi?"- . 2
1 . Etkisini herhangi bir biçimde göstermek: "Buranın havası iyi geldi. Burası bana çok sıcak geldi."- . 2
2 . Kazanılmak, sağlanılmak: "Çiftlikten onlara ayda beş yüz milyon lira gelir."- . 2
3 . Uymak: "Bu ayakkabı sana küçük gelir."- . 2
4 . Olmak, -e uğramak: "Felç gelmek. Başımıza bir bela geldi."- . 2
5 . Akmak: "Burnundan kan geldi. Musluktan su gelmiyor."- . 2
6 . Düşmek, rast gelmek: "Buraya ışık gelmiyor."- . 2
7 . Görünmek, sanılmak: "Baygın da olsa yabancı bir kadını böyle kucağında tutmak ona pek ayıp bir şey gibi geldi."- H. Taner. 2
8 . (-e) Uygun düşmek: "Caddelerde oturmaya gelmez."- Ö. Seyfettin. 2
9 . (-e) Başlamak, ortaya çıkmak.
30 . Mal olmak: "Bu bardakların tanesi yüz liraya geldi."- . 3
1 . Biriyle birlikte gitmek: "Ben İstanbul'a gidiyorum, benimle gelir misiniz?"- . 3
2 . Başlamak, ulaşmak: "Saati gelince söylerim. Öyle bir zaman gelecek ki..."- . 3
3 . İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil: "Uykusu gelmek."- . 3
4 . (yardımcı fiil) Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: "Alışageldiğimiz bir anlamı vardı."- . 3
5 . -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar: "Görmezlikten gelmek. İşitmezlikten gelmek."- . 3
6 . Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar: "Yola gelmek. Meydana gelmek. Hatıra gelmek. Akla gelmek."- . 3
7 . ...-dikçe, ...-esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil: "Baktıkça bakası gelmek. Yedikçe yiyesi gelmek."- . 3
8 . Herhangi bir sırada bulunmak: "Başta gelmek. Önde gelmek. Birinci gelmek."- .

GİBİ Nedir?


1 . ...-e benzer: "İn cin, uyanmadan denizin üstü boş gibidir."- H. Taner.
2 . zarf O anda, tam o sırada, hemen arkasından: "Haberi aldığı gibi yola çıktı."- .
3 . zarf İmişçesine, benzer biçimde: "Bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmiştir."- O. S. Orhon.
4 . zarf ...-e yakışır biçimde: "İnsan gibi davrandı."- .

KAPI Nedir?


1 . Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı.
2 . Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat: "Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı."- S. F. Abasıyanık.
3 . Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer.
4 . Devlet dairesi: "Hükûmet kapısı."- .
5 . mecaz Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân: "Onların başvuracağı her kapıya gitmiş."- S. F. Abasıyanık.
6 . mecaz Gidere yol açan gereksinim: "Bayram geldi, yine masraf kapıları açıldı."- .
7 . mecaz Ev gezmesi için gidilen yer: "Bugün yine kaç kapı dolaştın?"- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

SAFA Nedir?

bakınız sefa.

SAĞLAM Nedir?


1 . Dayanıklı, kolay bozulmaz, yıkılmaz, stabil: "En sağlam sütunlar üstünde durduğu sanılan devir, bir karton kale gibi yıkılmıştı."- F. R. Atay.
2 . Zarar görmemiş, bozulmamış: "Bütün eşya sağlam."- .
3 . Sakatlık veya hastalığı bulunmayan, sağlıklı, sıhhatli: "Kendisi uzun boylu, sağlam, orta yaşlı bir adamdır; ama yıprandığını söylüyor."- M. Ş. Esendal.
4 . Güvenilir: "Sağlam iş. Sağlam para."- .
5 . Gerçek, inanılır bir temeli olan: "Böyle sağlam adı nereden bulacaksın."- M. Ş. Esendal.
6 . zarf, halk ağzında (sa'ğlam) Her hâlde, muhakkak: "Sağlam bu gece perilere karıştım gitti."- H. R. Gürpınar.

SİMSİYAH Nedir?

Çok kara, her yanı kara, kapkara: "Karşımdaki karanlık odanın kapısı aralandı, simsiyah iki el dışarıya doğru uzandı."- Y. K. Karaosmanoğlu.

D E E E K L M M R İ Ş Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

Demirleşmek,

10 Harfli Kelimeler

Demirlemek, Demirleşme,

9 Harfli Kelimeler

Demirleme, İrdelemek, Kredileme,

8 Harfli Kelimeler

Delirmek, Demlemek, Derilmek, Derişmek, Derlemek, Deşilmek, Dikleşme, Direşmek, Dişlemek, Emdirmek, İrdeleme, Kremleme, Meleşmek,

7 Harfli Kelimeler

Delirme, Dememek, Demleme, Derilme, Derişme, Derleme, Deşilme, Dikelme, Dilemek, Diremek, Direşme, Dişemek, Dişleme, Edilmek, Ekleşme, Emdirme, Emilmek, Emişmek, Emlemek, Erdemli, Erişmek, Eşilmek, Eşlemek, İmlemek, İşlemek, Kederli, Kemerli, Kemirme, Keşleme, Melemek, Meleşme, Meşelik, Şekerim, Şekerli,

6 Harfli Kelimeler

Delmek, Demkeş, Demlik, Dereke, Dereli, Derlem, Dermek, Deşmek, Dileme, Dilmek, Dimmer, Direme, Dişeme, Dişlek, Edilme, Ekilme, Ekleme, Ekşime, Elemek, Emekli, Emilme, Emişme, Emleme, Erimek, Erişme, Eşelek, Eşilme, Eşleme, İmleme, İşemek, İşleme, Keleme, Kelime, Kemere, Kerime, Keşide, Leşker, Meleke, Meleme, Melike,

5 Harfli Kelimeler

Delik, Delme, Demek, Demir, Demli, Derik, Derme, Deşik, Deşme, Dikel, Dikme, Dilek, Dilme, Direk, Eklem, Ekler, Eleme, Elmek, Emlik, Emmek, Erdek, Erdem, Erime, Erkli, Erlik, Ermek, Ermiş, Eşlek, Eşlem, Eşlik, Eşmek, İlmek, İmlek, İrkme, İşeme, İşlek, İşlem, Keder, Kelem, Keler,

4 Harfli Kelimeler

Deli, Delk, Deme, Dere, Deri, Derk, Eder, Edik, Edim, Ekim, Ekli, Ekme, Ekşi, Elde, Elek, Elem, Elik, Elim, Emek, Emel, Emik, Emir, Emiş, Emme, Emmi, Erek, Erik, Eril, Erim, Eriş, Erke, Erme, Eşek, Eşik, Eşli, Eşme, İlke, İlme, Kedi, Kele,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dem, Dik, Dil, Diş, Ede, Edi, Eke, Elk, Erk, İde, İle, İlk, Kel, Kem, Ker, Keş, Kil, Kim, Kir, Leş, Lim, Lir, Mil, Mim, Mir, Şek, Şem, Şer,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, El, Em, Er, Eş, İl, İm, İş, Ke, Ki, Le, Me, Mi, Re, Şe,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.