DEBELENMEK (TDK)


1 . Bir acının etkisiyle veya bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak: "Polisler bu arada, kurtulmak için çırpınan ve debelenen Sadi'nin ceplerini arıyorlardı."- T. Buğra.
2 . Çırpınmak, tepinmek, kımıldamak: "Gözüm, yerde ters yüz edilmiş debelenen bir kaplumbağaya ilişti."- H. Taner.
3 . mecaz Boşuna uğraşıp durmak: "Şu anda, dünyanın en büyük korkusu içinde debeleniyordu."- K. Tahir.

Debelenmek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi B , dördüncü harfi E , beşinci harfi L , altıncı harfi E , yedinci harfi N , sekizinci harfi M , dokuzuncu harfi E , onuncu harfi K . Başı D sonu K olan 10 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

BASKI Nedir?


1 . Bir eserin basılış biçimi veya durumu, print: "Baskı yanlışlıkları yüzünden kapatılan gazeteler vardı."- A. Ş. Hisar.
2 . Bası sayısı: "Bu gazetenin baskısı yüz bindir."- .
3 . Bir eserin tekrarlanarak yapılan baskı işlemlerinden her biri, edisyon: "Sözlüğün yeni baskısı."- .
4 . Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı: "Etek baskısı."- .
5 . Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm: "Politik baskıların yanı sıra daha başka yasaklara da bağlıydık."- N. Cumalı.
6 . Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres.
7 . spor Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres.
8 . ruh bilimi Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu.

BOŞUNA Nedir?

Boş yere, yararsız yere, gereksiz, beyhude, nafile, tevekkeli: "Kızı boşuna sinirlendirmişsin."- M. Ş. Esendal.

BUĞRA Nedir?

Erkek deve, iki hörgüçlü deve, buğur.

BÜYÜK Nedir?


1 . Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı: "Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz."- Y. Z. Ortaç.
2 . Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram): "Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti."- P. Safa.
3 . Niceliği çok olan: "Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır."- R. N. Güntekin.
4 . Üstün niteliği olan: "Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri."- N. Ataç.
5 . Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş: "Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı."- S. F. Abasıyanık.
6 . Önemli: "Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti."- T. Buğra.

ÇIRPI Nedir?


1 . Dal, budak kırpıntısı: "Bir çırpıya benzeyen kolunu sol tarafta bir yere uzattı."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakmak yoluyla çizgi çizme: "Çırpı vurmak."- .
3 . Çok zayıf.

ÇIRPINMAK Nedir?


1 . Acı ile debelenmek: "Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık."- O. V. Kanık.
2 . Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek.
3 . Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak: "Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir gün sırtlayıp beni götürdüler."- B. R. Eyuboğlu.
4 . mecaz Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak: "Beğeniyor musun şu yaptıklarını, ne olacak şimdi, ne yapacağız, diye çırpınıyordu."- O. C. Kaygılı.
5 . mecaz Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak: "Bir hizmetinizde bulunabilmek, işinizde size yardım etmek, size yararlı olmak için çırpınacak, elinden geleni yapacaktır."- M. Ş. Esendal.

DURMA Nedir?


1 . Durmak işi.
2 . Eğleşme, eğlenme, tevakkuf.

DURMAK Nedir?


1 - Devimsiz kalmak, yürümez olmak.
2 - İşlemez olmak, çalışmamak.
3 - Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, ºtevakkuf etmek.
4 - Dinmek, kesilmek.
5 - Varlığını sürdürmek.
6 - Var olmak.
7 - Beklemek, dikilmek.
8 - Yaşamak.
9 - Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak.
10 - Kalmak. 1
1 - Hareketsiz, eylemsiz durumda olmak. 1
2 - Bir yerde olmak ya da bulunmak. 1
3 - Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. 1
4 - (Olumsuz biçimiyle) Ara vermeden, sürekli olarak. 1
5 - Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. 1
6 - Kök ya da gövdeleri sonuna -e (-a) eki almış eylemsilerle ya da çekimli bir eylemle süreklilik bildiren birleşik eylemler oluşturur.

DÜNYA Nedir?


1 . Güneşe yakınlık bakımından üçüncü gezegen, yer, yerküre, yer yuvarı, yer yuvarlağı, acun.
2 . Dış, çevre, ortam: "Biz dünyadan ayrı yaşarken dünya epey değişmiş."- H. C. Yalçın.
3 . İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu: "Batı dünyası. Doğu dünyası."- .
4 . Meslek veya iş birliği içinde bulunma, camia: "Ressamlar dünyasında onun yeri ayrıdır."- .
5 . zamir Elgün, herkes.
6 . mecaz Duygu, düşünce ve hayal âlemi: "Köprüye kadar kendi dünyaları içinde ne tatlı, ne özlü konuşurlardı."- Y. Z. Ortaç.

ETKİ Nedir?


1 . Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir: "Bu etki, genç kuşak konservatuvar mezunlarında yerini daha doğal bir Türkçeye bırakıyor."- H. Taner.
2 . Bir etken veya bir sebebin sonucu: "Tokadın etkisi kötü oldu."- .
3 . mecaz Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim: "Sustu, istediği etkiyi tam olarak yapmak için olmalıydı bu."- T. Buğra.

İÇİNDE Nedir?


1 . Süresince, zarfında: "Bu yarım saat içinde evde neler geçti?"- Y. Z. Ortaç.
2 . Ortamında: "Dünya atom çağında, biz hâlâ medeniyet kavgası içindeyiz."- F. R. Atay.
3 . ... ile dolu bir biçimde: "Yüzü kırışık içinde."- .

KAPLUMBAĞA Nedir?

Kaplumbağalardan, çok sert ve kemiksi bir kabuk içinde yaşayan, ağır yürüyüşlü, dört ayaklı, sürüngen hayvan (Testudo).

KIMIL Nedir?

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

KIMILDAMA Nedir?

Kımıldamak, kımıldanmak eylemi.

KIMILDAMAK Nedir?


1 - Yerinden biraz oynamak.
2 - Yerinde hafifçe devinmek.

KORKU Nedir?


1 . Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü: "Yarı çocuk kalbimde korku, kapıya yaklaştıkça büyüyor."- Y. Z. Ortaç.
2 . Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara: "Yollarda korku kalmadı."- .
3 . ruh bilimi Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

KURTULMA Nedir?

Kurtulmak işi: "Öyle ya, hasta olduklarını bilseler bu hastalıktan kurtulmaya çalışmazlar mı?"- O. V. Kanık.

KURTULMAK Nedir?


1 . Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak: "Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler."- A. Gündüz.
2 . (-den) İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak: "Kayıtsızlıktan, tembellikten, gerilikten kurtulmak için inanmak lazım."- O. S. Orhon.
3 . (-den) Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak: "Yüksek dallardaki fazla olgun, ballı şeftaliler, saplarından kurtularak dolgun, yumuşak bir sesle yerlere, çimenler içine durmamacasına yavaş yavaş dökülürdü."- R. H. Karay.
4 . Bağını koparıp kaçmak: "At kurtulmuş."- .
5 . mecaz Doğurmak: "Kadın sabaha karşı kurtulmuş."- .

MECAZ Nedir?


1 . Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz.
2 . Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

TANE Nedir?


1 . Herhangi bir sayıda olan, adet.
2 . Bazı bitkilerin tohumu: "Bu küllerin içinde, kavrulmuş buğday taneleri ... görüyorum."- M. Ş. Esendal.
3 . bitki bilimi Çekirdekli küçük meyve: "Üzüm tanesi. Nar tanesi."- .

TEPİ Nedir?

Bir işi yapmak, harekete geçmek için duyulan ve bireyin engelleyemeyeceği kadar güçlü istek, içtepi, itki.

TEPİNME Nedir?

Tepinmek işi: "O daha Karagöz'ün hatırlanışı ile gülümserken salonda da ıslık, tepinme başladı."- T. Buğra.

TEPİNMEK Nedir?


1 . Ayaklarını hızla yere vurmak: "Tekmelediler, üzerime çıkıp tepindiler."- S. F. Abasıyanık.
2 . Öfke ve sevincini açığa vuracak davranışlarda bulunmak: "Bir zaman erkek arkadaşlar buluşur, tepinir, rakı içer, dövüş eder..."- S. F. Abasıyanık.
3 . Ayaklarını vurarak gürültü etmek.
4 . mecaz Bir şeyi istememek, diretmek, kabul etmemek: "Tepiniyor, tokatlayacağını, tekme ile dışarı atacağını söylüyordu."- Ö. Seyfettin.

TERS Nedir?


1 . Gerekli olan duruma karşıt, zıt.
2 . isim Bir şeyin içe gelen yanı, arkası: "Elinin tersiyle küçük bir tokat vurmuştu."- Ç. Altan.
3 . isim Kesici bir aletin kesmeyen yanı: "Kollarına bıçağın tersiyle birkaç tane vurmuşlar."- M. Ş. Esendal.
4 . mecaz Uygun olmayan, elverişsiz, münasebetsiz: "Ters sözlerinle, fazilet iddialarınla beni hırpalama."- H. C. Yalçın.
5 . mecaz Gönül ve cesaret kırıcı, huysuz, sert: "Ters adamın işi de ters gider."- M. Ş. Esendal.
6 . isim, mecaz Bir şeyin aksi, karşıtı: "Anlattığının tersi anlaşılınca utandı."- .

UĞRA Nedir?

Yufka açılırken hamurun tahtaya yapışmaması için serpilen kalın un.

UĞRAŞ Nedir?


1 . Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet.
2 . Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
3 . Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele.

UĞRAŞI Nedir?


1 . Uğraşılan şey, meşgale: "İnsanı her günkü uğraşılarından koparışları, kavrayıp götürüşleri de caba."- M. N. Sepetçioğlu.
2 . Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

B D E E E E K L M N Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

10 Harfli Kelimeler

Debelenmek,

9 Harfli Kelimeler

Debelenme,

8 Harfli Kelimeler

Beklenme, Belenmek, Denkleme, Ebelemek,

7 Harfli Kelimeler

Bekleme, Belemek, Belenme, Denemek, Denklem, Ebeleme, Eklenme, Elenmek,

6 Harfli Kelimeler

Beleme, Delmek, Deneme, Denmek, Ekleme, Elemek, Elenme, Enemek, Keleme, Meleke,

5 Harfli Kelimeler

Bedel, Beden, Belde, Belek, Belen, Bende, Benek, Delme, Demek, Denek, Denme, Eklem, Elden, Eleme, Elmek, Eneme, Enlem, Kelem, Mebde, Melek, Nedbe,

4 Harfli Kelimeler

Delk, Deme, Denk, Ekme, Elde, Elek, Elem, Emek, Emel, Emen, Enek, Kebe, Kele, Keme, Kene, Leke, Meke,

3 Harfli Kelimeler

Bed, Bek, Bel, Ben, Dek, Dem, Ebe, Ede, Eke, Elk, Kel, Kem, Leb, Men, Nem,

2 Harfli Kelimeler

Be, De, Ek, El, Em, En, Ke, Le, Me, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.