DEĞİNMEK (TDK)

Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, dokunmak, temas etmek: "Gündüz yüzme havuzunda açmadığı bir konuya değinmek gereksinmesi duyuyordu."- N. Cumalı.

Değinmek kelimesi baş harfi D son harfi K olan bir kelime. Başında D sonunda K olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi Ğ , dördüncü harfi İ , beşinci harfi N , altıncı harfi M , yedinci harfi E , sekizinci harfi K . Başı D sonu K olan 8 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

AÇMA Nedir?


1 . Açmak işi.
2 . Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.
3 . Bir çeşit susamsız, kalınca, yağlı çörek.

CUMA Nedir?


1 . Haftanın altıncı günü, perşembe ile cumartesi arasındaki gün.
2 . din b. (***) Cuma namazı.

DEĞİNMEK Nedir?

Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, dokunmak, temas etmek: "Gündüz yüzme havuzunda açmadığı bir konuya değinmek gereksinmesi duyuyordu."- N. Cumalı.

DOKU Nedir?


1 . Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç.
2 . mecaz Bir bütünün yapısı ve özelliği.

DOKUNMA Nedir?

Dokunmak (I) işi, temas. dokunma (II) isim Dokunmak (II) işi.

DOKUNMAK Nedir?


1 . Nesnelerin sıcaklık, soğukluk, sertlik, yumuşaklık vb. niteliklerini derinin altındaki sinir uçları aracılığıyla duymak, değmek, el sürmek, temas etmek: "Bir elektrik zilinin düğmesine dokunduk."- A. Haşim.
2 . Karıştırmak: "Bu kâğıtlara kimse dokunmasın."- .
3 . (nsz) Almak, kullanmak, el sürmek: "Buğdaydan, bulgurdan ne varsa kimse dokunmuyor, daha zor günlere saklıyordu."- N. Araz.
4 . (nsz) Sağlığını bozmak: "Bu yemek bana dokunur. Bu hava dokundu."- .
5 . İnsanın içine işlemek, duygulandırmak, etkilemek, koymak, batmak: "Hiçbir gözyaşının bana onunkiler kadar dokunduğunu hatırlamıyorum."- R. N. Güntekin.
6 . İlişkin, ilgili olmak, değinmek: "Eğitim konusuna dokunan bir yazı."- .
7 . Hafifçe değmek: "Rüzgâr estikçe dal antene dokunuyor."- .
8 . Onur, anlayış vb. ile uyuşmaz bir durum ortaya çıkmak: "Erkekte pudra sinirime dokunuyor diyorum, anlamıyorsun."- P. Safa.
9 . mecaz Tedirgin etmek, sataşmak: "Bu karıncaya dokunmayan çocuk o kocaman adamın oracıkta pestilini çıkaracaktı."- S. F. Abasıyanık. dokunmak (II) (nsz) Dokuma işi yapılmak: "Halılar dokundu."- .

DUYU Nedir?

İnsanların ve hayvanların, dış dünyanın uyaranlarını görme, işitme, koklama, dokunma ve tatma organlarıyla algılama yeteneği, duyum, hasse: "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."- N. Eray.

ETME Nedir?

Etmek işi.

ETMEK Nedir?


1 . Bir işi yapmak: "Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu."- H. Taner.
2 . "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak: "İyi ettiniz de geldiniz."- .
3 . (-i) Bulmak, erişmek: "Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi."- R. H. Karay.
4 . (-i, -den) Birini bir şeyden yoksun bırakmak.
5 . Eşit değer kazanmak: "İki iki daha dört eder."- .
6 . Herhangi bir değerde olmak: "Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu."- Ö. Seyfettin.
7 . Kötülükte bulunmak: "Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?"- S. F. Abasıyanık.
8 . (-e) Küçük veya büyük abdestini yapmak: "Çocuk altına etti."- .

GEREK Nedir?


1 . İcap: "... millî güvenlik gereklerinin ihlal edilmesi ... hâlinde belirli bir toplantı ve gösteri yürüyüşünü yasaklayabilir."- Anayasa.
2 . sıfat Bir şeyin yapılabilmesi veya olabilmesi ona bağlı olan, lazım: "Mecnunlara Leyla gerek, bana seni gerek seni."- Yunus Emre.

GEREKSİNME Nedir?

Gereksinmek işi veya durumu.

HAVUZ Nedir?


1 . Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton vb. şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer: "Asıl binanın iki yanındaki kuru havuzlara ve havuzların hemen yanı başındaki kameriyelere doğru daha seyrek, daha bol çiçekli bitkiler yayılıyor."- A. İlhan.
2 . Kum, asit vb. konulan çukur yer: "Kum havuzu."- .
3 . denizcilik Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer.
4 . Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer.

KISACA Nedir?


1 . Oldukça kısa, biraz kısa: "Mutfakta kısaca boylu, kısıkça sesli, başı yazma yemeni, sırtı örme hırkalı ihtiyarca bir hanımla karşılaştık."- M. Ş. Esendal.
2 . zarf (kısa'ca) Kısa olarak, özetle, hülasa: "O hafta çocukluk arkadaşı ile iki defa daha kısaca görüşebildi."- O. C. Kaygılı.

KONU Nedir?


1 . Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje: "Öğretmenimizin verdiği konuları manzum yazardım."- Y. Z. Ortaç.
2 . Üzerinde konuşulan şey, bahis: "Daha fazla tafsilata girmeyi bugün zararlı gördüğüm için bu konuda susacağım."- B. Felek.

ONDAN Nedir?


1 . o sebeple.
2 . onun tarafında olan (kimse).

TEMAS Nedir?


1 . Değme, dokunma (I), dokunuş (I).
2 . Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet: "Her nevi halkla temas ve kaynaşma hâlinde bulunmalıdır."- S. F. Abasıyanık.
3 . Değinme, sözünü etme, bahsetme: "O konuya hiç temas edilmedi."- .
4 . Gidip gelme, ulaşım, bağlantı: "İki şehir arasında temas kesildi."- .
5 . ruh bilimi Dokunma.

YÜZME Nedir?


1 . Yüzmek işi.
2 . Yüzme sporu.

D E E K M N Ğ İ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

8 Harfli Kelimeler

Değinmek,

7 Harfli Kelimeler

Değinme, Edinmek, Eğinmek, Endemik,

6 Harfli Kelimeler

Değmek, Değnek, Denmek, Dikmen, Dinmek, Edinme, Eğinme, Medeni, Nedime,

5 Harfli Kelimeler

Değim, Değin, Değme, Demek, Demin, Denek, Denim, Denme, Diken, Dikme, Dinek, Dinme, Eğmek, İnmek, Kendi, Nedim, Niğde,

4 Harfli Kelimeler

Deme, Deni, Denk, Dine, Dink, Edik, Edim, Eğik, Eğim, Eğin, Eğme, Ekim, Ekin, Ekme, Emek, Emen, Emik, Emin, Enek, Enik, İğde, İğne, İken, İnek, İnme, Kedi, Keme, Kene, Meke, Meni, Mide, Mine, Mink,

3 Harfli Kelimeler

Dek, Dem, Dik, Din, Ede, Edi, Eğe, Eke, İde, Kem, Kim, Kin, Men, Nem, Nim,

2 Harfli Kelimeler

De, Ek, Em, En, İğ, İm, İn, Ke, Ki, Me, Mi, Ne,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.