DEĞER (TDK)


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

Değer kelimesi baş harfi D son harfi R olan bir kelime. Başında D sonunda R olan kelimenin birinci harfi D , ikinci harfi E , üçüncü harfi Ğ , dördüncü harfi E , beşinci harfi R . Başı D sonu R olan 5 harfli kelime.

Anlamda geçen kelimelerin anlamları

ANLATI Nedir?


1 . Ayrıntılarıyla anlatma.
2 . edebiyat Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

ANLATIM Nedir?


1 . Anlatma işi.
2 . Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade.

BAĞLANTI Nedir?


1 . İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak: "Kar yüzünden çevre ile bağlantı kesildi."- .
2 . İki şey arasında ilişki sağlayan bağ: "Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir."- F. R. Atay.
3 . Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

BELİ Nedir?

Evet.

BELİRLEME Nedir?

Belirlemek işi, tayin: "Bunları kesin olarak belirlemeye çalışalım."- A. Ş. Hisar.

BİLİ Nedir?

Bilgi.

BİLİMSEL Nedir?

Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

BİLİNMEYEN Nedir?

Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul: "Cebirde bilinmeyenler şu harflerle gösterilirler: x, y, z."- .

BÜTÜN Nedir?


1 . Eksiksiz, tam: "Güller bütün güller bu sabah / Bir ağızdan şarkı söyler gibi açıyor her bahçede."- N. Cumalı.
2 . Çok sayıdaki varlık ve nesnelerin hepsi: "Bütün civar köylerde onu sevmeyen yoktu."- Y. K. Karaosmanoğlu.
3 . Bozuk olmayan (para): "Bütün para."- .
4 . Parçalanmamış.
5 . isim Birlik, tamlık: "Şiirde bir bütünün lüzumuna inananlar bile mısralar arasında birtakım aralıklar kabul eder."- O. V. Kanık.

DEĞER Nedir?


1 . Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet, valör.
2 . Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, paha.
3 . Yüksek ve yararlı nitelik.
4 . Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse.
5 . felsefe Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.
6 . matematik Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı.
7 . Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.

DEĞİŞ Nedir?


1 . Değme işi.
2 . Değişim.

DEĞİŞKE Nedir?


1 . Varyant.
2 . biyoloji Her canlıda dış etkilerle ortaya çıkabilen, kalıtımla ilgili olmayan değişiklik, modifikasyon.

DEĞİŞKEN Nedir?


1 . Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil: "Sağlık bakımından canına okuyan kentler de değişken rüzgârlara açık kentler oluyor."- H. Taner.
2 . isim, matematik Değişik sayı değerleri alabilen nicelik.
3 . isim, matematik Cebirde bir denklemin kat sayılarına giren değişken nicelik, parametre.
4 . isim Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre.
5 . isim Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre.

EKONOMİK Nedir?


1 . Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi: "Bugüne kadar ekonomik bakımdan ne sıkıntılar çektiğimizi bir biz biliriz."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . Az masraflı, kazançlı, hesaplı, iktisadi.
3 . mecaz Kolay kullanılabilen: "Matematik dili ayrıca en ekonomik dildir."- H. Taner.

FELSEFE Nedir?


1 . Varlığın ve bilginin bilimsel olarak araştırılması: "Felsefe diliyle söylersek her ozan bir fenomendir yani olgudur."- N. Cumalı.
2 . Bir bilimin veya bilgi alanının temelini oluşturan ilkeler bütünü: "Tarih felsefesi. Hukuk felsefesi."- .
3 . Bir filozofun, bir felsefe okulunun, bir çağın öğretisi: "Sokrates felsefesi."- .
4 . Dünya görüşü: "Yargılarınızı, felsefenizi kendinize saklayıp oyununuza tek özdeyiş katmayacaksınız."- H. Taner.
5 . Bir konuda soyut düşünüş: "Uzun felsefelerden sonra Mediha'yı benden çok sevdiğini anlatıyor."- H. E. Adıvar.

GEREKSİNİM Nedir?

Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.

KARŞI Nedir?


1 . Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi: "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor."- H. E. Adıvar.
2 . Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı: "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik."- R. H. Karay.
3 . Ön, kat, huzur: "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar."- Y. Z. Ortaç.
4 . sıfat Bulunan yere göre önde, ileride olan: "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."- .
5 . sıfat Karşıt, zıt, muhalif: "Karşı parti. Karşı takım."- .
6 . zarf Yüzünü bir şeye doğru çevirerek: "Bahçeye karşı oturmak."- .
7 . zarf Karşılık olarak, mukabil: "Bir ölüm haberine karşı ben, içimde bin ezinti, bin çöküntü duydum."- A. Ş. Hisar.
8 . zarf İçin, hakkında: "Edebiyata karşı ilk alaka sizde nasıl ve ne zaman başladı?"- S. F. Abasıyanık.
9 . zarf -e doğru: "Bir sabaha karşı yine çakal sesleriyle uyanmıştım."- S. F. Abasıyanık.

KARŞILIK Nedir?


1 . Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele: "Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu."- H. R. Gürpınar.
2 . Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.
3 . Cevap, yanıt.
4 . Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel: "Bir buçuk aylığının karşılığı olan üç yüz lira hatırı sayılır bir para idi."- R. H. Karay.
5 . Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat.

KIYMET Nedir?

Değer.

KİMSE Nedir?

Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi: "Kimsenin girdisi çıktısı, alacağı borcu ile uğraşmak istemiyordum."- N. Cumalı.

KİŞİ Nedir?


1 . İnsan, şahıs, zat, nefer: "Dilenciler de sayıda olduğu hâlde, yirmi otuz kişi kadardık."- M. Ş. Esendal.
2 . dil bilgisi Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs: "Ben (tekil kişi), sen (tekil kişi), o (tekil kişi); biz (çoğul kişi.) siz (çoğul kişi), onlar (çoğul kişi)."- .
3 . edebiyat Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
4 . halk ağzında Eş, koca.
5 . eskimiş Erkek.

KÜLT Nedir?


1 . Din (I).
2 . din b. (***) Yerel özellikler taşıyan dinî törenler.
3 . Belli bir dönemde aşırı ilgi gören film vb.

KÜLTÜR Nedir?


1 . Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin: "Harf inkılabı, Türk kültür inkılabının temelidir."- E. İ. Benice.
2 . Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü: "Doğrusu, teknik ve kültür her gün biraz daha ilerlemektedir."- S. Birsel.
3 . Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.
4 . Bireyin kazandığı bilgi: "Tarih kültürü kuvvetli bir kişi."- .
5 . Tarım.
6 . biyoloji Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

KÜLTÜREL Nedir?

Kültüre ilişkin, kültürle ilgili.

MADDİ Nedir?


1 . Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı: "Devletin temel amaç ve görevleri ... insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır."- Anayasa.
2 . Maddeden oluşan.
3 . Mal, para, varlıkla ilgili olan.
4 . fizik Maddesel.

MANEVİ Nedir?

Görülmeyen, duyularla sezilebilen, soyut, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

MATEMATİK Nedir?


1 . Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye.
2 . sıfat Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı: "Eski yorumcular daha ileri gitmiş, evrenin yaratılmasında ve doğanın kurallarında bile matematik bir öz bulmuşlardır."- H. Taner.

NESNE Nedir?


1 . Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje: "Ağzımıza koyduğumuz şey değil, tadını tuzunu bildiğimiz nesne değil."- S. M. Alus.
2 . dil bilgisi Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç: ""Ali bir kitap almış" cümlesinde "kitap" nesnedir."- .
3 . felsefe Öznenin dışında kalan her konu, obje: "Her nesne ve olaya alaycı bir gözle bakmak ilkesinden yola çıkar bu görüş."- S. Birsel.

NİTE Nedir?

Nasıl, niçin.

NİTEL Nedir?

Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

NİTELİK Nedir?


1 . Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet: "Niteliğini kestiremediği müzmin iştahsızlıktan yorgun düşmüş."- A. İlhan.
2 . Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
3 . felsefe Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçebilen özellik, keyfiyet.

OLAN Nedir?


1 - olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
2 - ad tamlaması belirtileni durumunda bulunan bir addan sonra getirildiğinde o adın sıfatı değerinde bir birleşik oluşturur.

OLDU Nedir?


1 . Evet.
2 . ünlem Başüstüne.

ÖLÇÜ Nedir?


1 . Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.
2 . Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi: "Ziyanımız, ölçülere sığmayacak kadar büyüktür."- R. E. Ünaydın.
3 . Ölçme sonucu bulunan rakam: "Odanın ölçüsü."- .
4 . Belirlenmiş boyut: "Elbise ölçüsü. Bel ölçüsü."- .
5 . Ölçüt.
6 . mecaz Değer, itibar: "Şimdiki ölçülere uymaz bir biçimi vardı."- Y. Z. Ortaç.
7 . mecaz Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu: "Hiçbir şeyde ölçüyü aşmamalı."- .
8 . edebiyat Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.
9 . müzik Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı.

ÖNEM Nedir?

Bir şeyin nitelik veya nicelik bakımından değeri olma durumu, ehemmiyet.

PAHA Nedir?

Değer, fiyat, eder.

PARA Nedir?


1 . Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
2 . Kazanç: "Balıkçılıkta para vardır ama dalgıçlık kadar genç işidir."- S. F. Abasıyanık.
3 . eskimiş Kuruşun kırkta biri.

SAHİP Nedir?


1 . Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik.
2 . Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil: "Bilgi sahibi. Zevk sahibi."- .
3 . Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse: "Düğün sahipleri gibi adımbaşında bahşiş dağıttığım için hizmetçiler de yüksünmüyorlardı."- R. N. Güntekin.
4 . mecaz Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse.

SAYI Nedir?


1 - Sayma, ölçme, tartma gibi işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu anlatan söz, °rakam.
2 - Gazete ve dergi gibi süreli yayınların bir bütün oluşturan değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, °nüsha.
3 - Bir spor karşılaşmasında, karşılaşanlardan her birinin başarı derecesini saptayan nicelik.

SOSYAL Nedir?

Toplumla ilgili, toplumsal, °içtimai.

SOYUT Nedir?


1 - Soyutlama ile elde edilen, varlığı ancak eşyada gerçekleşen, °mücerret, °abstre, "somut" karşıtı.
2 - Anlaşılması, kavranılması güç.

ULUS Nedir?

Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve kültürel özellikler yönünden ortaklık gösteren, tarihsel olarak oluşmuş, en geniş insan topluluğu, °millet.

ÜSTÜN Nedir?


1 . Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan: "Zekâsının işlek, hatasız ve çok üstün olduğunu bir daha anlıyorum."- R. H. Karay.
2 . Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

VARLIK Nedir?


1 . Var olma durumu, mevcudiyet: "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."- O. V. Kanık.
2 . Var olan her şey: "Canlı varlıklar."- .
3 . Para, mal, mülk, zenginlik, variyet.
4 . Önemli, yararlı, değerli şey: "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar."- Anayasa.
5 . Ömür, hayat: "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben."- A. K. Tecer.
6 . Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon.
7 . felsefe Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey.

VEYA Nedir?


1 . Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut: "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım."- B. Felek.
2 . Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz: "Sen, ben veya başka birileri."- .

YARA Nedir?


1 . Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik: "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım."- R. H. Karay.
2 . Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık: "Geminin omurgasındaki yara."- .
3 . mecaz Dert, üzüntü, acı: "Bu yarayı deşmeyin."- .

YARAR Nedir?


1 . Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj: "Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık."- A. İlhan.
2 . Çıkar: "Kızılay yararına bir balo."- .
3 . sıfat Yarayan, elverişli, uygun: "Çiçek koymaya yarar bir kap."- .

YARARLI Nedir?

Yarar sağlayan, yararı olan, faydalı, nafi: "Öbür oyuncular gibi uslu akıllı oynayabilse pekâlâ takıma yararlı bir eleman olabilirdi."- H. Taner.

YÜKSEK Nedir?


1 . Yukarıda, üst tarafta olan yer: "Yüksekten avluya açılmış iki pencereden aydınlık alıyordu."- M. Ş. Esendal.
2 . sıfat Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı: "... mekik dokuduğu yüksek bez tezgâhından kalktı."- Ö. Seyfettin.
3 . sıfat Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan: "İri kanatları ile bir kaşıkçı kuşu çok yükseklerde tur atıyor."- H. Taner.
4 . sıfat Güçlü, etkili, şiddetli: "Yüksek basınç. Yüksek gerilim."- .
5 . sıfat Derece veya makamı bakımından üstün: "Yüksek kurul."- .
6 . sıfat Normal değerlerin üstünde olan, çok: "Türk milletinin karakteri yüksektir."- Atatürk.
7 . sıfat, mecaz Erdemli, faziletli: "Yüksek duygu."- .
8 . sıfat, mecaz Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan: "Yüksek sosyete."- .
9 . zarf Büyük para ile: "Yüksek oynamak."- .

D E E R Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Kelimeler

5 Harfli Kelimeler

Değer,

4 Harfli Kelimeler

Dere, Eder, Eğer,

3 Harfli Kelimeler

Ede, Eğe,

2 Harfli Kelimeler

De, Er, Re,

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.